Öğretmenler ve öğrenciler için zor günler

İlk ve ortaöğretimin tamamında dün itibariyle yüz yüze eğitim başladı. Yaklaşık 1.5 yıldır çocukların okullarından, öğretmenlerinden uzak kalmaları ister istemez eğitim alanında ciddi kayıplara yol açtı. Her ne kadar zaman zaman bizim öğrenciler için salgın kayıp yıllara yol açtı nitelendirmemizi Sayın Milli Eğitim Bakanı kabul etmiyor olsa da sadece bu süre içinde edinebilecekleri bilgileri edinemeyişleri bir yana öğrencilerin öğrencilikten, bunun da ötesinde gerçek dünyadan koparak sanal âleme sığındıkları da bir gerçek. Hemen belirteyim ki derdin muhalefet yapmak değil. Çocuklarımızın geleceği söz konusu ise bunun siyasete alet edilmesini sağlıklı bir yaklaşım olarak görmem. Kaldı ki, okuldan uzak geçen süre içinde yüz yüze eğitimden kopuş, onun yerine uzaktan eğitimin geçirilerek öğrencilerin bilgi ve beceri kayıplarını en aza indirmek için uygulamalar gerçekleştirildi ama şahsen bunun çocukların evde dersler ile irtibat kurmalarını sağlamlarına bile tam olarak katkı vermediğini düşünüyorum.

Hemen belirteyim ki, uzaktan eğitimde ellerinden gelen gayreti gösteren, öğrenciler ile ilişki kurmak için çabalayan öğretmenlerin bu gayretini inkâr etmek mümkün değil. Ancak, uzaktan eğitim belki yüksek öğretimde biliniyordu ama ilk ve orta öğretimde pek karşılaşılan bir durum değildi. Okul deyince öğrencilerin de velilerin de aklına ilk gelen yüz yüze eğitim idi. Bunun içindir ki, çocuklarının ya gayretinin azlığından ya da okulla aralarının fazla iyi olmayışından bilgi birikimlerini yetersiz gören veliler çocuklarını kurslara gönderiyorlardı. Bunu da zengin olduklarından değil, çocuklarının hayat yarışında geride kalmasını istemedikleri için yapıyorlardı. Yani, ülkemizde eğitim, öğretim demek sınıf, öğretmen ve öğrenci üçlüsünden oluşuyordu. Bu üçlü arasında ne kadar uyum varsa eğitimde de o kadar başarı yakalanıyordu. Durum bu iken birdenbire salgın sebebiyle çocuklar okullarından uzaklaşmak zorunda kaldı. Çünkü kalabalıklar salgının yayılmasına zemin hazırlıyordu. Yani, sağlık gündeme gelince eğitim-öğretim ikinci plana itildi. Elbette tamamen devre dışı bırakılmadı, mümkün olduğunca çocukların zaman kaybetmesi önlenmeye çalışıldı ama tüm söylenenlerin aksine uzaktan eğitimden yeterince yararlanılamadı. Bunda sorumlu aramanın da manası yok. Hep birlikte yeni bir durum ile karşılaştık ve uyum sorunu yaşadık.

Yeniden eğitimde eski günlere dönülmeye başlandı ve öğrencilerin eğitim-öğretim alanında ortaya çıkan eksikliklerini gidermek için telafi eğitimi verilecek. Sayın Milli Eğitim Bakanı salgın sebebiyle ortaya çıkan eksikliğin 1.5 yıllık telafi eğitimi ile giderileceğini açıkladı. Dileriz salgın yeniden artışa geçmez ve çocuklarımız bir kez daha adına uzaktan eğitim denen telefon, tablet ve bilgisayar dünyasına mahkûm olmazlar. Çünkü söz konusu dünya çocuklarda bağımlılık yapıyor, bundan dönüş de sanıldığı kadar kolay olmuyor. Bu bakımdan telafi eğitiminde öncelikli olarak çocukların gerçek dünyaya dönmelerinin sağlanması önem kazanıyor. Bunun ise sanıldığı kadar kolay olmadığı görülüyor. Bu duruma bazı eğitimciler, “Çocuklar salgın sonrası rutinlere zor dönecek” diyerek dikkat çekiyorlar. Geçen süre içinde ortaya çıkan sanal bağımlılığın öğrencilerin yüzde 74’ünde yoksunluk, (buna kendine güvensizlik de diyebiliriz) yüzde 38’inde yalan söyleme, yüzde 33’ünde ise oyun bağımlılığı oluştuğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkıyor.

Böyle olunca öğretmelerin işleri daha da zorlaşıyor ve bu durumda okulların öncelikli işi çocuklara bilgi yüklemeye çalışmak yerine yavrularımızın sanal dünyadan gerçek dünyaya dönüşlerini sağlamak gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.