Çürümenin boyutları

İçinde bulunulan dünyada insanlık genel anlamda bir bunalım yaşıyor. Bunalım çok boyutlu.

İnsanlığın kurtuluşu genel anlamda bir arınma gerekiyor. Materyalist zihniyetin egemenliğinde insanın kendini bulması zorlukların asıl nedeni.

İnsanlık genel anlamda bu durumda iken Müslümanların içinde bulunduğu durum da açıkçası iç açıcı değil. Kendisini koruyacak ve yeniden bir başlangıç yapmasını sağlayabilecek bir ruha sahip olmasına rağmen.

İnsanlığın da genel anlamda kurtuluşu İslâm. İslâm’a sığınma kurtuluş yolu olur. İnsanı bencillikten, acımasızlıklardan kurtaracak birlikte olabilmeyi sağlayacak tek inanış.

Şu son zamanlarda siyasilerin dilinde olan “kul hakkı” kavramı Müslümanlara ait ve özgüdür. Kul hakkı genel kapsayıcılık oluşturur.

Milletleri temsil eden dinleri ve kültürleridir. Müslüman milletinin İslâm medeniyeti genel anlamda insanlık için belirleyicidir. Çünkü bu peygamberler medeniyetidir. Yani genel tanımıyla İslâm medeniyeti.

Peygamberlerin çabası insanlığın iyiliği ve güzelliği içindir. Kültürler kendilerini dinlerine bağlı olarak varsayarlar. Fakat bugünkü kültürlerin peygamberlerle bir ilgisi yoktur. Kaldı ki kültürler özellikle materyalizmin tuzağına düştüklerinden beri insanlığı genel anlamda kuşatmak yerine sınıflara ve katmanlara bölerek tanımlıyor ve ona göre de davranıyor.

Avrupa genel anlamda kendini ari ırkına mensup görür. Bu ırkın üstünlüğüne inanır. Bağlı bulundukları din veya kültür Sami olmasına karşın gene de bu düşüncelerinden vazgeçmezler. Dünyayı kendileriyle sınırlarlar. Avrupa olunca Rönesans’tan sonra kibre kapıldı. Hem kibre kapıldı hem de insanları küçümsedi.

Fransız düşüncesi genel anlamda Batı düşüncesi için belirleyicidir. Roma İmparatorluğu’nun ruhunu sahiplendi. Buradan da antik Yunan düşüncesine sığındı. Rönesans dönemine kadar önünde bir fırsat vardı, bunu değerlendirmedi. Kaçtı. İslâm düşüncesi hem onlar hem de insanlık için bir çıkış yolu olacaktı.

Materyalizme yöneliş bu tarih iledir. Diğer yandan kilise devre dışı bırakılınca Tanrı düşüncesi de devre dışı kaldı. Sadece sembolik olarak kullanıldı. İnsan, hümanizm adı altında öne çıkarıldı ve tanrılaştırıldı. Bu, artık sınır tanımazlığa sürükledi insanlığı.

Bugün Batı düşüncesinin insanlığı kuşattığı şu zamanda onun ruhuna bulandı. Helâl, haram kavramları ortadan kalktı. Bugün sol veya burjuva Batıcı aydınların -bunların tamamını birlikte düşünmemiz gerekir- kavgası mücadelesi o ruhu temsil ediyor olmalarıdır. Haram, helâl kavramlarının onlar için bir karşılığı bulunmaz. Alkol, kumar, zina, ırkçılık, faiz gibi insanlık için temel sorunlar oluşturan durumlar onlar için bir sorun oluşturmuyor. Emekçinin haklarını savunuyor görünüyorlar ama faizin savunucularıdırlar. Kaldı ki emekçilerin, halkın, bu sistemin alt katmanlarının en çok ezildikleri alan faize dayalı olan bir sistemdir. Nedense buna karşı bir tavır takınılmıyor. İşin asıl ironisi de bu sistem içinde kimi zaman İslâmî kavramlarla konuşuyor olmalarıdır. “Kul hakkı” derken; bu, bu sistem içinde var olan bütün açmazları barındırıyor. Faiz, alkol, insanların haklarını gasp, zulmün her boyutunu da içeriyor kul hakkı.

Materyalist, kapitalist, sosyalist sistem hemen bütün yabancı sistemler Batı özlüdür ve ruhludur. Onun savunucusu olmak da kul hakkına girer. Çünkü insanlığa zulmün özü bütünüyle oradadır.

Bunu anlatırken zalim Müslümanları da elbette buna dâhil ediyoruz bu guruba. Zalimin, hak yiyenin hepsi mazlumların haklarına giriyorlar. Her hak insanlık için bir değer. Bunun için yabancı düşünüşlerle ve ruhlarla çürüyen bu toplumun kurtulması zordur ve hatta imkânsızdır.

İnsanlığı çürüten materyalist, kapitalist, çıkarcı, faizci, tüketici ruhtur. Çıkış yolu bu yabancılıklardan sağlanamaz. Olsa olsa ancak İslâm ile olabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.