Küresel soygun düzeni

Arabada ortaya çıkan bazı arızaları tamir ettirmek için sanayiye götüren oğlum, biraz sonra ustanın çıkardığı fiyatı ve bu arada yaptığı yorumu aktardı. Usta, tamirat için lazım olacak parçaların listesini çıkartıp aktardıktan sonra, “Son zamanlarda dolardaki yükseliş piyasaya fazlası ile yansıdı. Ne gariptir ki, dolar yükseldiği zaman artan fiyatlar dolar düştüğü zaman hiç gerilemiyor. Artan fiyat orada kalıyor” diyerek ortaya çıkacak masrafın farklı bir yönden izahını yapıyor. Hemen belirteyim ki, dolardaki artış ile sadece ithal edilen mallarda fiyatlar yükselmiyor, yerli ürünlerde de fiyat artışı yaşanıyor.

Özellikle yerli ürünlerdeki fiyat artışından çok ithal ürünlerde sürekli olarak fiyatların yükselmesi üzerinde durmak ve küresel bir soygun sistemine mahkûm yaşadığımıza dikkat çekmek istiyorum. Niçin dolara mahkûm yaşıyoruz, dolar durduğu yerde yükselirken niçin ülkeler bu soygun karşısında çaresiz gibi soruları irdeleyecek değilim. Çünkü kurulmuş olan küresel sistem soyguna dayanıyor. Bir kâğıt parçasından başka değeri olmayan dolara tüm dünyanın mahkûm edilmiş olması ister istemez bu soygunu devam ettiriyor. Çünkü dışarıdan alacağımız ürünleri büyük ölçüde dolar karşılığı alıyoruz. Son zamanlarda bazı ülkelerde yerli para ile ticareti öngören anlaşmalar gündeme gelmiş olsa da bunlar fazla bir anlam ifade etmiyor. İthalat ve ihracat rakamları açıklanırken hep dolar bazında ilan ediliyor. Dış ticaret açığımız dolar cinsinden açıklanıyor. Yani, dış ticarette kendi paramızın hükmü yok.

Kısacası, ABD dolar basarak dünyaya hiçbir üretim yapmadan sürüyor ve dünya zenginliklerini kendisine aktarıyor. Bir de merkez bankalarında belli miktarlarda doların rezerv olarak bulundurulması gerekiyor. Çünkü ani bir ekonomik kriz gündeme gelecek olursa bunalıma girilmesin diye. Peki, merkez banklarındaki döviz nereden temin ediliyor? Herhalde bu dolarlar bankanızda dursun diye karşılıksız verilmiyor. Bir yandan ithalatımızı karşılamak için faiz karşılığı borç bulmaya çalışılırken, öbür yandan da merkez bankalarında tutulan rezerv doların da faizi küresel sermaye çevrelerine ödeniyor. Yani küresel soygun bu yoldan da devam ediyor.

                Peki, bu soygundan kurtuluş mümkün değil mi? Mümkün elbette. Ancak, bunun için Türkiye gibi benzer soyguna muhatap olan ülkelerin kendi aralarında birlik oluşturmaları, sürekli olarak dolar toplamaktan kurtulmaları gerekiyor. Buna çözüm olarak rahmetli Erbakan Hocam İslam Birliği’ni sunmuş, ilk adımını da D-8’leri oluşturarak atmıştı. Ancak; bu adım küresel soyguncuları öylesine rahatsız etti ki ülkemizdeki asker sivil küresel sermayenin adamları harekete geçtiler. Türkiye’yi küresel sermayenin sömürüsünden kurtarmak için harekete geçen Erbakan Hocamın dindarlığını, kıldığı namazı, okuduğu duayı dillerine doladılar ve hazırlanan son gerçekleşti. O andan sonra ne oldu diye sormayın. Kendilerinin sözünden çıkamayacağına inandıklarını iktidar yaptılar ve kürsel sömürü sistemi ağırlığını korumaya devam etti. Bu bakımdan kendi aramızda bir takım fındık kabuğunu doldurmayan sorunlar icat ederek birbirimizle dalaşmak yerine tüm dikkatimizi toplum olarak soygunculara yöneltebilsek çözüm var. Hiç olmazsa bu yolda çaba sarf edenler yalnız bırakılmasa küresel soyguncular böylesine rahat hareket edemezler. Çünkü oluşacak İslam Birliği kendi arasında yine Erbakan Hocamın teklif ettiği ortak para birimi olarak İslam dinarını çıkartabilir ve İslam ülkelerinin zenginlikleri hiçbir karşılığı ve değeri olmayan dolar ile sömüremeyecekler, bizler nasıl dolar biriktirmek zorunda isek onlar da İslam dinarı biriktirmek zorunda kalacaklar. Bizim ürünlerimizi bizim paramızla almak zorunda kaldıklarında bilinmelidir ki küresel soygun büyük ölçüde gücünü yitirecektir. Yeter ki bu yola girilebilsin, ABD’nin ya da AB’nin gönlünü yapabilmek için gösterdiğimiz gayreti İslam Birliği için gösterdiğimizde özgürlük gelecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.