Kültürel duygusallık I

Hayatta duygusallığın elbette bir yeri var. Duygusuzluk, katılık insanı acımasızlaştırır. Merhamet ile duygu arasında sıkı bir bağ bulunur. Duygunun sınırları kolay belirlenemez. Duygunun aşırılıkları insanı hem sınarlar hem de bir anlamda bağımlı hâle getirir.

Duygu bir anlamda güvene dayanır. Güvenen insan ister istemez duygulu olur, yani bağımlılanır. Bunun iyi ve güzel yanları olduğu gibi zararlı yanları da olur.

İnsan sorular yumağı. Kuşkular, yaşananlar insanı daha çok temkinli olmaya neden olur. İnsanın olduğu bir dünyadayız

Çatışmalar, gerilimler, çıkarlar, hırslar, tutkular insanı kendi sınırları dışına iter. Bizim kendi inancımızda insanlığın zararına olan şeyler zaten haram, yasak ya da günahlar ile tanımlanır. Bunlar insana bir iç disiplin sağlar. Öyle ki artık bir kendindenlik oluşturur. Sakınma, kaçınma doğallık oluşturur.

Dönemler ve çeşitli oluşlar var. Belirginleşenlerden yola çıkarak da bir değerlendirmede bulunabiliriz. Günümüz futbol takımları, siyasal partiler, kulüpler, dernekler, hemşerilikler, ırk ve mezhepler aşırı bir duygusal yakınlık oluşturuyor. Tarafların birbirine nesnel bir bakışla değerlendirmeleri asla düşünülemez. Çünkü baskın olan duygudur. Bu, kimi zaman insanı neredeyse tapınmaya götürür. Orada ya da o kimselerde asla bir kusur, yanlış ve hata görülmez. Ne olursa olsun mutlak doğru ve haklılık söz konusu olur. Bu da eleştiri ya da kritik etme düşüncesini ortadan kaldırır. Spor takımlarındaki tapınma tam anlamıyla bir din hâline dönüşür. Siyasal parti ve yöneticileri de böyledir. Bu durum sağlıklı düşünmeyi ortadan kaldırır. İnsanın insana bakışını engeller. Çünkü onun bulunduğu yer ve konumu düşünme alanını belirler.

Hasımlık duygusu da nesnel bakmayı engeller. İnsanın içinde kin birikimi patlama aşamasındadır, onun sağlıklı bakışını engeller. Ne yaparsa yapsın içindeki öfkenin ve nefretin etkisindedir. Bunu da daha çok siyasal alanda görüyoruz.

Çürüyen toplumlarda artık nesnellik aranmaz. Her ben kendini kurtarma hesabını yapar. Bu badirelerden nasıl kurtulurum ona bakar. Nefret ile öfke de duygu yoğunlukludur. Bir de bunu özellikle kabartanlar ya da köpürteler var. Çünkü nefret ve öfkeden beslenenler onun üzerinde var olmaya ve ayakta kalmaya bakarlar.

Aşırılıklarda ister istemez abartı var. Abartı övgüde sınır tanımaz. Bunlarda da aşırı bağımlı kişi abarttıkça abartır. Abartılan kendini Kaf dağında görmeye başlar. Oysa kişi kendi eksiklerinin farkında olsa veya özenli olsa durum çok daha farklı olur.

Efendimizin bir sünneti var ki özellikle yönetenler, sorumluluk makamında bulunanlar bunun farkında olsalar sınırlarını veya hadlerini bilecekler. “Biri sizi yüzünüze karşı övüyorsa yüzüne bir avuç toprak atın.” Hatta bunu yaparken biraz da uyarı gereği sertlikle ifade eder. Zaten kişinin yüzüne toprak saçmak sert bir tutumdur. Kişi övgüyü hak ediyorsa bile bu konuda titiz olunmalı. Çünkü nefsi abartıyı fazlasıyla içselleştirir. Giderek kendini bir başka konumda görür. Artık o güz ve duygu onu sınır tanımazlığa götürür.

Her insan kendi haddini ve sınırlarını bilirse yanlışlarını, hatalarını görmeyi de bilir, farkında olur. Geleneğimizde istişare diye bir olgu var. Bu, bilenler ile yapılır. Deneyimli kimseler, aklı erenler, derin veya âdil düşünenler bir araya gelir. Karşılıklı düşünürler, tartışır ve konuşurlar bir sonuca varırlar.

Düşünme ve adil davranma kimi zaman acımasız olabilir. Düşünce sahiplerine de acı çektirebilir. Sonuçları hayırla sonuçlanırsa o zaman bundan da mutlu ya da memnun olunur.

Adalet ve merhamet birbirini tamamlar. Adalet olunca duygu sınırlanır. Çünkü duygu kimi zaman yanıltıcı olabilir.

Kültürel duygu konusuna giremedik. Çünkü bu bir anlamda kimi düşüncelere kapılma ve bağımlı olma söz konusu olur. En iyisi onu bir sonraki yazımıza bırakalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.