Komşu komşunun külüne!

Kulislerde dolaşan rivayetlere göre AKP içinde bulunduğu Cumhur İttifakı’nı güçlendirme ihtiyacını duymaya başlamış!

Saadet Partisi’ne yapılan ziyaretlerden sonra İYİ Parti ile de görüşme hazırlıkları içinde oldukları konuşuluyor.

            Öyle anlaşılıyor ki iktidar partisi yöneticileri sadece MHP desteği ile Cumhur İttifakı’nı artık sürdüremeyeceklerinin farkında ve yeni ortaklar ile iktidarlarını sağlama alma arayışındalar.

                                 İktidar partisi yönetiminin böyle bir arayış içine girmesi gayet doğal bir olay ama keşke geçmişte “dillerine biraz hâkim” olmuş olabilselerdi!

            Bugün kapılarını çalmakta oldukları insanları söylemleri ile incitmemiş ve üzmemiş olsalardı!

                                 “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” atasözünden yola çıkarak bugün “kapılarını çalmak” zorunda kaldıkları insanlara kendileri gibi düşünmedikleri için “o kem sözleri” reva görmeselerdi.

            İktidar sözcülerinin ağızlarından öyle sözler duyduk ki!

            Bu sözler kendilerinden sıdkımızın sıyrılmasına neden oldu!

            Bugün sahiplenir gibi yaptıkları rahmetli Erbakan Hoca’mıza reva gördükleri “sandalyedeki adam” sözünü unutmak mümkün mü?

            Ya Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na yönelttikleri “terör örgütü ile anlaşma imzaladı” suçlaması kolay kolay unutulur mu? Kendileri gibi düşünmüyorlar diye onlara hain mi demediler, kafasız mı demediler!

            Hepsi bir yana “zillet ittifakı” suçlamasını ne yapacağız?

            Dün “zillet ittifakı” diye takdim ettikleri insanların bugün kapısını çalarken “zillete” mi talipler “izzete” mi?

            Elbette zamanla siyasette çok şey değişebilir!

            Siyasette böyle değişikliklerin “her zaman yaşanabileceği” varsayılarak insanlar dillerine hâkim olmalıdırlar.

                                 Yani “yarın bu insanlarla birlikte hareket etmek zorunda kalabiliriz” denilerek siyasi rakipleri bir çırpıda harcamaya tevessül edilmemelidir.

            Bugün çok daha rahat yapılacak ortaklıkların geçmişteki çirkin söylemler yüzünden zora girdiği hiç unutulmamalıdır.

            Eğer illa bir “birliktelik” arzu ediliyorsa geçmişteki hakaretler nasıl alenen yapıldıysa aynı şekilde kamuoyunun gözü önünde alenen o insanlardan özür dilenmeli ve kırılan kalplar ile helalleşme yolları aranmalıdır.

                                 Emr-i vakiler ile sonuç almaya çalışma yerine kamplaştırıcı ve kutuplaştırıcı siyasi söylemlere son verilecek kucaklayıcı söylemlere dönülmelidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.