Reklamı Kapat

Filistin direniyor, dünya nerede?

Kana doymayan vampire karşı Filistinli kardeşlerimiz direniyor, bu uğurda canlarını ortaya koyuyorlar ama bu direniş ve İsrail vahşeti karşısında seyretmekten öte gitmeyen, arada bir cılız bir şekilde sadece kınama mesajları yayınlayarak İsrail’i vahşetini sürdürmekte cesaretlendiren dünya nerede diye sormadan geçmek yanlışa destek vermekten öte bir işe yaramaz. Kaldı ki, hâlâ Filistinlilere yönelik saldırı ve katliamlardan söz edilirken dünyanın büyük bir bölümü olayı bilerek ya da bilmeden Filistin sorunu olarak nitelendiriyor. Böyle olunca bunca cinayetin, sürgün ve işkencenin sorumluluğundan sanki İsrail gizlenmeye çalışılıyor. Tekrar ediyorum bu durum şuurlu olmasa bile ister istemez katliamların sorumlusu İsrail adı gizlenmiş, tüm olayların sebebi Filistinlilermiş gibi bir algı oluşturuluyor.

Ülkelerini, topraklarını, özellikle de kutsal emanetlere sahip çıkmak, bu mekânları İsrail saldırılarından korumak adına mücadele eden insanları olayların sebebi gibi göstermek anlamına gelen “Filistin sorunu” nitelendirmesini hiç olmazsa bundan sonra terk etmek gerekiyor. Kutsal mekânlarda namazlarını kılmak ve korumak adına gösteri yapanları sorunun sebebi gibi göstermek en hafif ifadesiyle zulümdür. Kaldı ki, söz konusu kutsal mekânları korumak sadece Filistinli kardeşlerimizin görevi değil, tüm Müslümanların görevidir. Böyle bir sorumluluktan meseleyi Filistinlilere ihale ederek kurtulmak mümkün olmaz.

Unutulmaması gerekir ki, Filistinliler oraya sonradan dünyanın çeşitli köşelerinden getirilmiş/gönderilmiş değillerdir. Oranın yerlilerdirler. Diğer dinlerin de bazı mekânları kutsal kabul etmeleri oranın ev sahibi olmaktan Filistinlileri çıkarmaz. Bu bakımdan tüm dünyanın özellikle de Müslümanların o bölgede bir İsrail sorununun nasıl ortaya çıktığını düşünmeleri ve değerlendirmeleri gerekiyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasının ardından Osmanlı’nın düşmanları o topraklarda bir İsrail Devleti oluşturmuş, babalarından kendilerine o topraklar miras kalmış gibi Yahudilere verdiler ve burada bir terör devletinin kurulmasını sağladılar. Bunda çeşitli gerekçeleri olabilir ama Batı dünyası kendi soykırımlarını gizlemek, dünyanın dikkatini bu bölgeye çekmek adına böyle bir oluşuma destek vermiştir. Haçlıların İsrail’e verdiği destek sadece burada bir devlet oluşturmakla son bulmamış, dünyanın çeşitli köşelerindeki Yahudilerin burada toplanmasını sağlamak için çeşitli destekler vermişlerdir. Bu desteklerin başında söz konusu toprakların gerçek sahipleri çeşitli saldırı ve katliamlarla oradan göçe zorlanması geliyor. Bu konuda İsrail’in yaptıkları germezden gelinmiş, hatta desteklenmiştir. Söz gelimi Filistinlilere yönelik İsrail saldırıları konusunda BM’nin aldığı kararların hepsi geçersiz, bir başka ifadeyle uygulanamaz hale getirilmiştir. Sözü uzatmadan bölgemizin barışa ve huzura kavuşması için öncelikli olarak Haçlı ittifakının Siyonistlerin saldırı ve cinayetleri karşısındaki sessizliği bırakması gerekiyor. Yani, Filistin sorunu olarak nitelendirilen olayların son bulması için bu sorunların sebebi olan İsrail’in hizaya getirilmesi, bir başka ifadeyle İsrail sorununun çözüme kavuşturulması gerekiyor. Görünen o ki bunun da, doğrudan ya da dolaylı olarak Siyonistlerin kontrolü altına girmiş Batılı ülkelerden beklemenin manası yoktur. Sorunun çözümü Müslümanların birliğinden geçiyor. Bu yolda harekete geçilmeden, adım atılmadan İsrail sorununun çözümünü Batılardan beklemek sorunun çözümünü sorunun ortaya çıkmasını sağlayanlardan beklemek anlamına gelir ki bu da sağlıklı bir yaklaşım olmaz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.