Reklamı Kapat

İrade ile Güdülme Arasında

Medya ile reklâm yüzyılında ve döneminde kitlelerin kendi başlarına olamadıkları, güdülü bir hâle geldikleri yadsınamaz bir gerçek. Medyanın geçmiş dönemlerdeki etkisi vardı elbette ama bu kadar da değildi. Her şey bir anda gelişiyor.

Okuma, düşünme, fehim ve fikretme birbirinin izleği. İnsan bilgilendikçe ve düşünmeye zaman buldukça kendine ait bir yol üzere olur. Olayları ve durumları birbirinden ayırma, analiz etmenin manevî gücüne sahip olur. Çok okuma insanın ufkunu açıyor.

Müslümanlar için kutlu kitaptaki öğütler, yol göstermeler, bir görev, sorumluluk getirir. Bu, hayatının bir özelliği olur. Hayat adeta her anı ibadet olur. İbadetlerin rutin hâlleri kendi doğasındadır. Fakat bu rutinlerin dışında, bakma, görme ve düşünmenin yolları var. İnsanın bakma ve görme gibi bir yükümlülüğü bulunuyor. Eşyaya, doğaya ve durumlara bakma yetisi insana bir başka anlam kazandırıyor. Hemen her an bir hikmetler dünyasındayız. Değişen ve yenilenen doğa. Toprağın sıcaklığı, onun içinde var olma bilinci.

Nesneler veya eşya insanı tutsak aldı. Bu tutsaklık onun kuru ve cansız hâlinden çok ruhunun etkisi ile belirginleşiyor. Eşya insanı köleleştirirken gelenler onun soluğu ve ruhu oluyor.

İnsanlık sanki bu anlamda belli merkezlerde yönetiliyor ve güdülüyor. Sürekli olarak insanlara boca edilenlerin şaşkınlığı mı, bunların eğlenceye dönüşmesi mi desek? Bunlar bir yolla insanları güdüyor. Belli merkezden insanın aklının ucuna bile gelmeyen bir dokunuş ile insanlık dalgalanıyor. İnsan artık o andan itibaren kendisi değil, güdülü bir varlığa dönüşüyor.

Diji dünyanın oyunları, insanları eğlendiren, oyalayan ya da sıradanlığa iten, asıl insanî özelliklerinden uzaklaştıran bir harekete dönüşüyor. Diji âletlerden yayılan bir şey insanlığın asıl gündemi oluyor. Artık o eğlence mi, oyun mu, güdülenme mi, her neyse kapılıp gidiyor. Sanki hiçbir sorunu yokmuş gibi, sanki dünya sadece eğlencelik bir yermiş gibi. Sorumluluklardan kaçış günümüzün bir yaşama biçimi. Dert edinmeme, bir şeyle ilgilenmeme, umursamama gibi. Oysa sorumlu bir insan, özellikle de bir Müslüman dert sahibidir. Yaşanmamakta olanları umursamama aslında bir kaçış değil bir vurdumduymazlık, dahası iradesizliktir. Günümüz insanın dünyasını işgal eden nesnenler kendi ruhunu da insanlara sindiriyor. Genel anlamda bir boca var. Diji dünyanın yöneticisi ki, insanları güden güç ne? Her gün yeni bir durum ile yüzleşiliyor. Örneğin yakın zamanda öğrendiğim bir şey, köşe yazıları günü de varmış. Bizim bilmediğimiz daha neler var kim bilir. Günlerimizi bizden çalan, iradesini teslim eden ve güdülen yeni bir dünya. İradesizlik de diyebiliriz buna.

İnsanların özelleri, mahremiyetleri ve kutsalları kalmadı. İçini dışını ne varsa dışa yansıtıyor. Medyanın hayata girmediği, insanların dünyasının bilinmediği bir zamanda emperyalizm ve sömürgenler insanların iç dünyalarını kavramak için, gezginler, seyyahları görevlendirirlerdi. Şarkiyatçılık veya oryantalizm denen bir görevle. Gerek Müslümanların ve gerekse Uzak Doğu’daki Hintlilerin veya diğer toplulukların iç dünyalarını kavramak için. Müslümanların haremleri merak konusudur. Bu öylesine bir aşırılık içeriyor ki, sanki bu dünyayı kavramanın tek yolu bunları bilmedir, bilmeden geçmedir.

Daha önce üzerinde çalışma yaptığımız Gerard Nerval’in devlet veya özel destekli Mısır’a, Kahire’ye gidişi, sonra Ürdün, Lübnan, Suriye ve İstanbul’a gelişi, harem ile birlikte Müslümanların özel dünyalarını bilme ve anlama çabasının yoğunluğu. Bunlar daha sonra kitaplaşıyor. Nerval bir yıl boyunca bütün zorlukları göğüsleyerek bunu yapıyor. Sonuçta da Ortadoğu’nun, Mısır’ın ve diğer ülkelerin işgalleri geliyor. Bu öncelikle kültürel bir çabayla oluyor. Günümüzde ise artık oryantalistlere, şarkiyatçılara hiç de gerek yok. Çünkü günümüz insanlarının her biri gönüllü birer oryantalisttir. Ruh dünyalarını ilgilendiren her şeylerini onlara bir eğlenceyle gönüllü sunuyorlar. İradenin devreden çıktığı bir süreç yaşanıyor

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.