Bu ülke batmaz

Ömrü devlet ihaleleri almakla  geçen  bir müteahhit ilahiyat mezunu benim de tanıdığım bürokrata  geliyor ve “Bu çağda  bu kadar büyük miktarda  rüşveti almayan  bir insanı görmek için geldim. Ben, senin yüzünden kârdan zarar ettim  ama olsun. Senin gibi  bir insanın bu çağda var olabileceğini  düşünmüyordum. Beni yanılttın  ama bana ümit verdin. Bu ülke yıkılmaz” diyor.

Ama bu içine düştüğü her türlüğü pisliğin üretimi için yapılan yapay inkâr bataklığından kurtarılması gerekir.

Hastalarının organlarını kesip satan doktoru herkes nefretle izler televizyondan.

Afrika’dan binlerce siyah insanı zorla yakalayıp, gemilere bindirip, Amerika’ya götürüp yıllarca köle olarak çalıştıran ve onları alıp satanlar tarihin en iğrenç insanları olarak anılırlar.

Ama kendi şahsiyetini para karşılığı satanlar,

Haklıyı haksız, haksızı haklı yapmak için rüşvet alanlar, her nedense insan ticareti yapanlar kadar nefret edilmezler.

Hâlbuki Rabbimiz, oruç ayetinin hemen arkasında Bakara süresinin 188’inci ayetinde:

“Mallarınızı aranızda batıl yolla yemeyiniz ve o malları bilerek, günaha girerek insanların mallarından bir kısmını yemeniz için hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyiniz” (Bakara süresi ayet  2/188) buyurmuş.

Dikkat ederseniz önce rüşvet vermek yasaklanıyor. Çünkü verici olmazsa alıcı olmaz.

Biz hep alıcıları suçladık. Vericileri, “Ne yapsın mecbuuur” diyerek aklamaya çalıştık.

Dünyadaki bütün milletlerin, “Temiz toplum” sloganıyla yola  çıktığı halde  bir türlü başaramamasının nedeni her şeyi ekonomi ve ceza yollarıyla halledeceğine  inanmasındandır.

Rüşvetin  ortadan kalkması için, memurun maaşının artması   teklifi, tek çıkar yol olmadığı,  milyonluk rüşvetleri, milyonluk adamların alıp vermesinden, milyarlık rüşvetleri milyarlık adamların, trilyonluk  rüşvetleri de  trilyonlara sahip insanların  alıp vermesinden anlıyoruz.

Bazı hukuk Prof’ları, eşkıyaya akıl satıyor, ekonominin başında bulunan bazı yetkililer bankanın nasıl soyulacağını   para karşılığı öğretiyor. Bazı avukatlar müvekkilinin ahlaksız olduğunu yüzde yüz bildiği halde boşluklardan veya ikili ilişkilerden yararlanarak haklı çıkarabiliyor, böylece eğitime katkıda bulunuyor.

Allah sevgisini tatmayanlar, servet, makam ve mevkiyi put gibi görenler, hep ekmek veren  ele baktıklarından ekmeği vereni görmediklerinden  dostla düşmanı ayırt edemezler.

Onlara göre  dünyadaki insanlar, O’na yardım edenler ve etmeyenler diye ikiye ayrılırlar.

Ekmek karşısında  el pençe divan dururlar.

Doların dümen suyuna kapılırlar.

Marka göre yelken açarlar.

“Höt” diyen olursa  servet yelkenini rüşvet limanına indirirler.

Bunlar, Kur’an’ın ifadesiyle, ne onlardandırlar, ne de bunlardandırlar. Bunların arasında bocalayıp dururlar:

“Bunlar arasında bocalayıp dururlar. Ne onlardandırlar, ne de bunlardandırlar. Allah'ın sapıttığına sen herhangi bir yol bulamazsın” (Nisa süresi ayet 4/ 143).

Günümüzde yapılan din düşmanlığının  temelinde haksız kazanç kavgası  vardır.

Bu güne  kadar hazine  soyarak gelen dede, oğul, torun, amca, yeğen, kardeş ve dayılara birileri “Dur” demeye başladı.

Adalette, maliyede, mülkiyede, bakan, müsteşar, vali, kaymakam, hâkim, savcı, emniyet müdürü, müfettiş, müdür, şef, memur seviyesinde değerli insanların yetişmesi, dinine, vatanına, milletine zarar veren işlemlere imza  atmamaları birilerini rahatsız ediyor.

“Rüşvet almıyor, rakı içmiyor, fuhuşla kandırılamıyor. Bize de geçit vermiyor, öyle ise bu bir irticacıdır” diyerek haram yolunu açmaya çalışıyorlar.

Teklifim:

İlkokuldan son okula kadar bütün birimlerde kula kulluk zincirini kırma ve yalnız Allah’a kul olma eğitimi verilmeli.

Her insana, askerden, polisten gizli iş yapma eğiliminde olduğu anda, Allah celle celalühten gizli yer olmadığını, kişinin kendi el ve ayaklarının bile kendisine şahitlik yapacağını, iman halinde iliklerine kadar işlemeli ve genlerinin tabii hali, huyu, ahlakı olmalı.

O zaman evlerinizin kapılarının kilitlerine, kameralara, korumalara, korumalardan koruyacak korumalara  ödenen paralara ihtiyaç olmayacağından, herkes evinde, işyerinde, sokakta, gece yaya gezisinde rahat olacak, herkesi kendisi gibi bilecek, adalet ve güven, hava gibi hepimizi saracaktır inşallah.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.