Güvensiz bir dünyada huzur olur mu?

Ortada güvensiz bir dünya varsa ve bizler de bu dünyada yaşamak zorunda isek huzur ve mutluluğu yakalamak imkânsız olmasa da çok zordur. Ancak, dünyanın güvensiz ve huzursuz oluşu dünyanın kabahati değil elbette. Onu güvensiz ve huzursuz hale getiren biz insanlarız. Aç gözlü ülkelerin belirleyici olduğu bir dünyada onların hırslarını tatmin etmek mümkün değil. Çünkü ne kadar alsalar doymuyor ne kadar hükmetseler yetinmiyorlar. Böyle olunca dünyada yeni dengelerin oluşması zorunluluğu ortaya çıkıyor. Bu yeni dengenin ise belirleyicileri sahip olduğu güçten çok, anlayışları önem kazanıyor. Yani, maddeyi esas alan, kendilerine göre çıkar için her şeyi mübah kabul eden anlayışın sahipleri yeryüzünde belirleyici oldukları sürece insanlığın huzur ve güvene kavuşması mümkün görünmüyor. Bu sadece bugün için geçerli değil, yüzyıllardan beri böyle devam ediyor.

Karamsarlık üretmeye çalışıyor değilim. Ancak, etrafımızda devam eden olaylara dikkat ettiğimizde görünen o ki, geleceğe güvenle bakmak için bir ortam söz konusu değil. Çünkü eşkıya dünyada hükümran olunca ister istemez sadece kendi isteklerinin yapılmasını istiyor. Onlar için ülkelerin bağımsızlığı, hak, adalet gibi kavramlar sadece kendilerine ve hizmet ediyor, onların çıkarlarını koruyorsa önem kazanıyor aksi halde ellerinin tersi ile bu kavramları bir köşeye itiveriyorlar.

ABD’nin ülkemize yönelik hamlelerine baktığımızda bile bu gerçeği görmek mümkün. Son yıllarda bozulan ilişkilerin sorumlusu olarak Türkiye gösteriliyor. Hâlbuki bu hususta ülkemizin hiçbir suçu yok. ABD kendine göre ülkemize bölgede bir konum biçmiş. Bu konumun dışına çıkar gibi bir izlenim aldığında hemen bir takım dayatmaları gündeme getiriyor. Özellikle savunma alanında kendine yeterli hale gelmesini istemiyor, böyle bir durum söz konusu olur gibi olduğunda birden bire densizleşiyorlar. Ülkemiz kendi savunma sistemini kurmak için harekete geçmiş ve bunu sağlamak için de uzun yıllardan beri dost ve müttefik kabul ettiği ABD ile birlikte meseleyi çözmek istemiş, ancak ABD bunu istememiş, sen savunmayı ne yapacaksın, senin yanında ben varım anlamına gelebilecek bir tavır sergilemiş, bunun sonucu olarak da parasını ödediğimiz Patriot savunma sistemlerini satmamıştır. Dikkat edilirse satmamış diyorum vermemiş değil. Çünkü Türkiye’nin bir bağış beklediği yok, sadece bir ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Patriotların yerini dolduracak S-400 füze sistemlerini Rusya’dan almak için harekete geçmiş. Bu durum öyle görünüyor ki ABD’yi çıldırtmış, sanki her emrini yerine getirmek durumunda olan bir ülke söz konusu imiş gibi tavır sergilemeye başlamıştır. Böyle olunca ilişkiler sanki bir yandan düzeltilmeye çalışılırken öbür yanda da Türkiye köşeye sıkıştırılmaya başlanmıştır. Akdeniz’de ve Yunanistan’da ABD asker yığmaya ve yeni üsler oluşturmaya başlamış, bu arada Türkiye ile ilişkilerde güven tazelemeye ihtiyaç olduğu ileri sürülmeye başlanmış durumda. Sanki güveni zedeleyen Türkiye imiş gibi sağlanması içinde Türkiye’den bir takım geri adımlar bekliyorlar. İşin garip tarafı çok kimsenin akılına da ABD’nin Doğu Akdeniz’de ne işi var sorusu gelmiyor. Sanki bölge ülkeleri gel de bizi koru çağrısında bulunmuş gibi. Çünkü sahip olduğu güce dayanarak kendi konumunu kendisi belirleyen bir eşkıya var karşımızda. ABD böyle de AB ülkeleri farklı mı? Günlerdir medyaya yansıyan haberlerde 2018-2020 yılları arasında Avrupa’da 18 bin mülteci çocuk kaybolduğu belirtiliyor. Nereye gittikleri, belli değil. Böyle bir durumu vahşet dışında bir kelime ile izah mümkün mü?

Bu arada Türkiye’ye karşı bir takım AB ülkelerinin aleyhte bir tavır sergiliyor, Türkiye karşıtları ile kol kola hareket ettiklerinin unutulmaması gerekiyor. Böylesine çıkarcı, hak, hukuk anlayışından mahrumların belirleyici olduğu bir dünyada insanlığın huzur bulması mümkün olabilir mi?

Çözüm ne diye sorulabilir. Bu sorunun cevabını herkesin araştırrması ve bulması gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.