Salgın kontrolden çıktı mı? 

Test sayısı arttıkça vaka sayısı da artıyor. Bunun ötesinde günlük olarak salgından hayatını kaybedenlerin sayısı artıyor. Test sayısının artması ile tespit edilen vaka sayısının artması işin olağan boyutu olabilir. Çünkü ülke çapında yaygınlaşmış olan salgın sebebiyle test sayası arttıkça vaka saylarındaki artışın yükselmesi doğal bir sonuç olmakla birlikte, işin doğal olmayan boyutu ortaya çıkan görüntü ve salgının kontrolden çıktığı izlenimidir. Böyle olunca bu işte bir eksikliğin, mücadelede bir yetersizliğin ortaya çıktığını göstermez mi? Bu arada zaman zaman alınan kapanma kararları ile vaka sayılarında gerilemenin ortaya çıkması, açılma ile birlikte en fazla bir ya da iki haftada vaka sayılarında çok ciddi artışların çıkmaya başlaması da gösteriyor ki, salgınla mücadelede iki önemli unsurdan birisi en kısa zamanda yeteri kadar aşılamanın yapılarak toplumsal bağışıklığın gecikmeden sağlanması, ikincisi ise kalabalıkların bir araya gelmesinin önlenmesi. Bu konuda topluma ve yöneticilere önemli görev düşüyor. Ancak, aşılama hususunda ağırlıklı görev ve sorumluluk yönetime düşüyor. Bunun için de şimdiye kadar aşı temini konusunda gerekli adımların atılmış, bağlantıların yapılmış olması gerekiyordu. Ancak, yapılan açıklamalarda aşı tedariki konusunda gerekli bağlantıların yapıldığı aşılama konusunda da sahip olduğumuz imkânlar içinde bu işin hızlı bir şekilde sürdürüldüğü belirtildi. Ancak, aradan geçen zaman içinde aşılmada yeterli hıza ulaşılamadığı, bunun sebebinin de sağlık çalışanlarımız ve organizasyon değil, yeteri kadar aşının tedarik edilmeği olduğu ortaya çıktı.

Neden bilinmez aşı tedarikinde ciddi bir problem ortaya çıkmış olacak ki, bağlantı yapıldığı açıklamalarına aşılamada bir türlü ulaşılamadı. Çünkü uzmanlarca toplumsal bağışıklığın sağlanabilmesi için toplumun yüzde 60-70’nin iki doz aşılamasının yapılması gerektiği belirtildi. Bunun için de en az 100 milyon doz aşının yapılması gerekirken bu alanda ciddi duraklamalar ortaya çıktı. Bu arada, toplumda sayıları az da olsa belli bir kesim adata aşı aleyhine bir kampanya yürüttüler, yürütüyorlar. Bunun da ötesinde sadece aşı aleyhine bir kampanya yürütmekle kalmıyor, Kovid-19 diye bir salgının olmadığını iddia ederek alınan tedbirlerin ve aşılamanın gereksizliğini savunuyorlar. Bu konuda ellerinde bir delil var mıdır bilinmez ama özellikle sanal âlemde aşı olunması gerektiğini yazanlara da anında, “Böyle bir salgın söz konusu değil. Size kimler emir veriyor da bu tür yazılar yazıyorsunuz” biçiminde mesajlar atıyorlar. Kendileri bir yerlerden aldıklar emir gereği mi salgın söz konusu değil, aşılanmaya da gerek yok kampanyası yürütüyorlar sorusu akla geliyor.

Kim neye inanmak istiyorsa ona inanabilir ama yaşanan bir salgın olayı olduğu ortada. Devletin tüm kurumları böyle bir vakanın olduğunu açıklıyor ve toplumu bu illetten kurtarmak için bir takım tedbirler alıyor ve uyguluyorsa tüm bunların doğru olmadığını ileri sürenlerin gerekçelerini ortaya koymaları gerekmez mi?

Bu tespitin ardından bir de yöneticilerin salgın konusunda başlangıçta ortaya koydukları çabanın zamanla yetersiz kaldığını görmeleri gerekiyor. İlan edilen günlük vaka ve vefat sayılarında bir yanlışlık varsa bunun sebebinin ve kaynağının tespit ve ona göre hareket edilmesi gerekiyor. Aksi halde ortaya çıkan mücadelede gerilemenin sebebi toplum ile paylaşılmasında yarar var. Yoksa başarı çığlıkları atıp gelinen noktada salgının kontrolden çıktığı bir görüntü söz konusu iken toplumu tatmin etmek mümkün olmaz. Çünkü giderek gerçekten bugüne kadar verilen mücadelenin boşa gittiği havası toplumda ciddi tedirginliğe yol açabilir. Çünkü salgının yakın çevremde tanıdıklarımın pek çoğunu yoklamaya başladığını görür olduk. Bu gerçek ortada iken yapılan salgınla mücadelede başarılı olunduğu söylemleri inandırıcılığını yitirecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.