Virüsü aile nereden kapıyor? 

Çarşamba günü salgında vaka sayısı 39 bin 302’ye, yani, salgının başlangıcından bu yana en yüksek rakama ulaştı. Bir diğer tabirle rekor kırıldı. Yapılan açıklamada salgında en yüksek sayıya ulaşılmasına rağmen pik noktaya gelinmediği de ifade ediyor. Bunun anlamı salgında rekor kırdık ama pik noktaya ulaşılmamış. Yani, salgında günlük vaka sayısının daha da artabileceğine dikkat çekilmiş oluyor. Salgının yayılmaması için kalabalıklardan uzak durulması isteniyor. Bunun için de dışarı çıkmaya sınırlandırmalar getiriliyor. Tüm ikazlara rağmen salgının yayılması engellenemediğine göre atılması gereken başka adımlar var demektir. Özellikle de aşılamanın hızlı bir şekilde toplumun çoğunluğuna ulaştırılması gerekiyor. Ancak, aşılamada istenen rakama ulaşmakta zorlanılıyor. Yapılan açıklamalara göre aşı temininde ortaya çıkan sıkıntı sebebiyle aşılamanın 16 milyonlarda dolaştığını söylemek yanlış olmayacaktır. Hâlbuki yapılan aşı bağlantısının 50 milyonu geçtiği sıkça dile getiriliyor. Bu ise şimdiye kadar toplumun en az 25 milyonunun birinci ve ikinci doz aşının yapılmış olması gerekiyordu. Aslında bu rakama ulaşılmış olsa bile toplumda genel bir bağışıklık sağlanması mümkün değil. Çünkü 80 milyonu aşkın nüfusumuzun hiç olmazsa 40-50 milyonunun birinci ve ikinci doz aşıyı olması ile toplumsal bağışıklığın sağlanabileceği de sıkça ifade edildi.

Böyle olunca salgınla mücadele konusunda aksayan bir taraf var demektir. Bu bakımdan vaka sayılarının önlenmesi için bir takım yeni tedbirler, daha doğrusu salgının yaygınlaşmasını önlemede yeni söylemler ortaya çıkıyor. Söz gelimi insanların virüsü aileden kaptığı, bu yolla salgının yaygınlaştığı söyleniyor. Eğer bu söylem gerçek ise ne yapacağı, aile üyelerinin bir araya gelmelerinin engellenmesi mi gerekiyor? Bir yandan okullarda yüz yüze eğitim devam ederken, salgının aileye ulaşması nasıl engellenecek? Bunun da ötesinde iş yerleri açık olduğuna ve insanlar işlerine gittiklerinde mesai arkadaşları ile aynı ortamı paylaşmak zorunda olduklarına göre buralardan virüsün evlere ulaşmasını engellemenin bir yolu var mı? Hâlbuki her türlü salgın v e tehlikeden korunmak hususunda en sağlıklı ortamlar evlerimizdir. En azından şimdiye kadar böyle biliyorduk. Şimdi bu bilgimizin yanlışlığı(!) ortaya çıkmış ise sorunu dile getirmekle birlikte bu sorun ile nasıl başa çıkılacağının da söylenmesi, ortaya konulması gerekir. Eğer, olayı önleyecek bir tedbir söz konusu değilse virüsün aileden kapmak yoluyla yayıldığını söylemek sadece toplumsal tedirginliği körüklemekten öte bir işe yaramayacaktır. Bu arada okullarda öğrenciler ve öğretmenler arasında da virüsün yaygınlaştığı haberleri ortada dolaşmaya başladı. Eğer medyaya yanıysan rakamlar doğru ise o zaman yüz yüze eğitimin sürdürülmesinde ısrar etmenin anlamı kalmaz. Hemen belirteyim ki, uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini tutmadığının farkındayım, ancak, eğer salgının daha hızlı yayılmasına zemin hazırlıyorsa yüz yüze eğitimde ısrar etmemek gerekir. Çünkü insan sağlığının tehlikede olduğu bir ortamda yüz yüze eğitimin sürdürülmesinde ısrar etmek doğru değildir. Gerektiğinde çocuklarımız bir yıl kaybedebilirler ama sağlıklarını kaybetmelerinin engellenmesi mümkünse buna ağırlık verilmelidir. Netice itibariyle bazı meslek mensuplarının aşılanmış olmaları oların virüsü yaymalarını engellemediği de dile getiriliyor. Söz gelimi bir hemşire aşı olmuş bu sebeple virüs bulaşsa bile hastalığı belirtisiz geçirebilirken, aldığı virüsü evine götürebildiği ifade ediliyor. Bu bakımdan belli meslek mensuplarını salgından korumak için aşılamada öncelik verilmesi onları koruyor ama onların çevrelerine virüsü bulaştırmalarını engellemiyor. Tüm bu açıklamalar doğru ise aşılamanın vakit geçirilmeden tüm toluma yaygınlaştırılması gerekiyor. Aileleri korumanın yolu da buradan geçiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.