Kapalı ortamdan nasıl uzak durulacak? 

Sağlık Bakanı Koca salgında İngiliz varyantının yüzde 75’i bulduğunu, bunun ise bulaşıcılığın yükselmesi anlamına geldiğini belirterek kapalı ortamlardan ve yakın temastan uzak durulması gerektiğini bir kez daha hatırlatmış ve salgının önlenmesinde aşılamanın önemini vurgulamış. Elbette bu işin uzmanı ve çalışmaların başındaki kişi olarak söylediklerine karşı çıkmayı kendim için doğru bulmam. Ancak, Sayın Bakan’ın bu açıklaması insanın aklına bazı soruları getiriyor. Söz gelimi sokağa çıkma yasağının artırılması, buna karşılık iş yerlerinin faaliyetlerinin sınırlandırılması ister istemez toplumun büyük bir kesiminin evlere kapanmasını gündeme getiriyor. Okulların açık olduğu, birçok iş yerinde yüzde elli kapasite ile çalışmanın serbest bırakıldığı bir uygulamada insanlar nasıl olacak da kapalı yerlerden uzak duracaklar. Memur işine, öğrenciler okullarına gideceklerse bu gidilen yerler kapalı yerler değil mi? Yani, alınan kararlar ile insanların bir kısım evlerine hapsedilirken, önemli bir bölümü de resmi ve özel işyerlerinden çıkamaz duruma gelmişken insanlar kapalı yerlerden nasıl uzak duracaklar sorusunun makul bir cevabının verilmesi gerekiyor. Özellikle de hem kapalı yerlerden uzak durmak, hem de kapalı ortamların kalabalıklardan kurtarılması gerektiği bilinirken nasıl olacak da insanlar hem kaplı hem de kalabalık yerlerden uzak duracaklar?

Derdim sorularla kafa karıştırmak değil. Çünkü, daha kısa bir süre önce AK Parti’nin yapılan büyük kongresi ve ondan önce de il ve ilçe kongrelerinin salonları kalabalıklar halinde yapıldığı hatırlandığında yasağın sadece halka karşı uygulanmasını, iktidar partisi mensupları söz konusu olunca halka yapılan tavsiyelerin geçersiz hale gelmesinin makul bir izahı olabilir mi? Bunun da ötesinde acaba salgın ülkelerde iktidar sahiplerine ulaşmıyor, ulaşamıyor mu? Tüm bu soruları sıralamaktan maksadım salgın ile mücadele edenlerin topluma tavsiyelerinin gerektiği gibi ilgi görmesi için aynı çağrılara kendilerinin de harfiyen uymaları gerekmez mi? Uymadıkları takdirde söylenenlerin uygulanması hususunda toplumda bir gevşeme olacağı düşünülemiyor mu?

Bir takım kısıtlamaların hafifletilmesinin ardından 30 günde günlük vaka sayısının hızla artmış olması ve vaka sayasının 30 bini geçmiş olması ile bazı hastanelerde yoğun bakım ünitelerinde yatakların dolmaya başlaması, bunun yanında ölümlerin de 60’lardan 150’lere ulamış olması bazı uzmanlarca durum, “Freni patlak otobüste yokuş aşağı gidiyor gibiyiz” şeklinde değerlendiriliyor. Böyle olunca uygulanmayan bir takım uygulamaların milletten istenmesi otobüsün freninin düzelmesi anlamına gelemiyor. Patlayan frenin tamirinin de kısa zamanda yeterli aşılamanın yapılmasına bağlı olduğu da görülüyor.

Bunun yanında hafta sonları dışında hafta içi her gün ve her an toplu taşıma araçları tıklım tıklım oluyor. Öte yandan kapasitenin yüzde 50’si kadar müşteri alınması uygulaması da gerektiği gibi uygulanamıyor. Tüm bunları esnafın duyarsızlığı olarak nitelendiriyor değilim. Çünkü bir yılı aşkın süredir esnaf ciddi bir ekonomik darboğaza girmiş durumda. Çünkü yakından tanığım insanlar var. Bu sebeple de sorumlular iş hayatını daha da sıkıntıya düşürmemek için kısıtlamalarda esnek davranıyorlar. Buna karşılık esnaf ve toplu taşıma ile uğraşanlarda aynı tavrı sergiliyorlar. Böyle olunca salgın freni patlamış otobüs gibi nitelendiriliyor.

Sonuç olarak uygulamayı yönetenler topluma söylediklerine kendileri uymadıkları, aşılamada ise gerektiği gibi hızlı davranılamadığı sürece insanların kapalı yerlerden uzak durmaları mümkün olmayacağı gibi bu şartlarda kapalı yerlerden uzak durmak da fazlaca bir işe yaramayacaktır. Salgın insanları evlerinde yakalamaya devam edecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.