Kudüs vakıfları konusunda teklifim

Ülkemizin her il, ilçe ve köylerinde  vakıf arazileri, bağları, bahçeleri, şehirlerde dükkânları, hatta hanların geliri, belirli bir hayır işine tahsis edilerek vakfedilmiş yerler vardır.

Biz, yalnız onun vakıf olduğunu biliriz ama nereye vakfedildiği bilmeyiz.

Balıkesir’in Edremit, Ayvalık gibi ilçelerinde birçok zeytinliğin gelirinin Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya gönderilmek üzere vakfedildiğini öğrendikten sonra dikkatimi ona yönelttim ve gittiğim birçok şehirde de aynı vakıfların olduğunu öğrenince yetkilisine sordum.

Tam rakamı bilemeyeceğini ama on bin civarında Kudüs vakfı olduğunu, benim yazarken “binlerce” dememi de ihmal etmedi.

Yani “binlerce” vakfedilmiş yerlerin gelirinin, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra Kudüs’e gönderilmediğini ifade etti.

Osmanlı döneminde, Kudüs için de Surra alayları oluşturulur ve tüm Kudüs vakıflarının gelirleriyle beraber, devletin yardımı da gönderilirmiş.

Bu Mescid-i Aksa için vakıfların kaynağı ne olabilir diye baktım, bir hadis-i şerifin etkisiyle bütün dünya Müslümanlarıyla Kudüs sakinleri arasında bir gönül ve ekonomik bağ kurulmuş ve bu bağ 1300 yıl devam etmiş.

Meymune annemiz, Sevgili Peygamberimize soruyor: “Ey Allah’ın Resulü, Beytü’l-Makdis hakkında bana bilgi ver” diyor.

Sevgili Peygamberimiz, “Orası mahşer ve menşer/toplanma ve dağılma yeridir. Oraya gidin ve namaz kılın. Orada kılınan bir namaz başka yerde kılınan bin namaz gibidir.”

“Ya Rasülellah, oraya gitmeye güç ve tahammül olmazsa?”

“Oraya gücü yetmeyenler de Mescid-i Aksa’nın aydınlanması için hediye olarak yağ göndersin. Oraya yağ hediye eden oraya gelen gibidir.” (Ebu Davud, Sünen, K. Salat, bab 14 Fi’s-Süruci fi’l-Mesacid, Beyhaki, Sünenü Kübra, K Salat, bab 540 Fi sirac’il-Mesacid, Ebu Ya’la, Müsned, Meymune Hadisi. İbni Mace, Sünen, K. Salat, bab 196, Metin Ebu Ya’la’nınkidir)

Osmanlı’nın ilk yıllarında Kudüs vakıfları kurulmaya başlanmış.

Teklifimdir, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce tespiti yapılmış ve gelirleri toplanmaya devam eden, Kudüs vakıflarının gelirinin, yine Mescid-i Aksa için gönderilmeye başlanması konusunda bir karar alınıp başlanmalı.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında el konulan gayrimüslim vakıfları sahiplerine nasıl teslim edildi ise bu Kudüs için vakfedilen yerlerin gelirleri de Kudüs’e, asli sahiplerine verilmeli.

Karar alındıktan sonra Kudüs’te Osmanlı döneminde kurulan ve aslen Filistinli Müslümanların yönetiminde olan Hürrem Sultan Vakıflarıyla veya TİKA aracılığıyla bu gelirler yerine ulaştırılsın da vakfedenlerin vakfiyedeki istekleri yerine gelsin biz de:

“Sizden birine ölüm geldiğinde, eğer mal bırakıyorsa ana-babaya ve yakınlara (kitaba) uygun bir şekilde vasiyet etmek, muttakiler üzerine bir hak olarak farz kılındı. (Ana-babanın mirastaki payı daha sonra inen Nisa süresinin 11’inci ayetinde açıklığa kavuşturulmuştur.)

Kim bunu işittikten sonra değiştirirse onun günahı değiştirenlerin üzerinedir. Mutlaka Allah işitendir, bilendir” (Bakara süresi ayet 2/180-181).

Millet olarak, günahtan kurtulalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.