Hayallerle gerçekler arasında

Gerçekler ile hayaller arasında farklılıklar var. Hayaller insanı sonsuzluğa kadar götürebilir, kimi zaman olmazların olabilirliğini düşündürebilir. Masallar böyledir. İnsan düşüncesinin sonsuzluk ötesi ve öte duygusunu hayalen yaşatabilir. İnsanın bir anlamda öte duygusunu düşünme ufkudur.

İnsanı aşan şeyler var. Yapabilirlik ve yaşanabilirlik olarak. Fakat olmayan şeyler üzerine kafa yormak zihni bir meşguliyet olur. Allah’ın insana düşünme alanı bağışlaması, düşünmesi fikretmesi bir bağış. Bu, kimi olmazların olması anlamına gelmiyor. Fizikötesi düşünüş insanı sonsuzluk düşüncesine götürüyor. Bu, bir imani gereklilik.  Masalsı bir dünyayı düşünmek kimi zaman insanın ufkunu aşar, düşünmeye yöneltir, zorlar. Ancak olmayacak bir şeye bir duruma insanları yönlendirmek bir yarar sağlamıyor. Deyime uygun olarak: “Olmayacak duaya âmin” demekten başka bir şey olmuyor.

Bir de yaşamakta olduğumuz şu dünyada, özellikle Müslümanların dağınıklıkları, zihinsel kırılmaları, uçurumları kimi şeyleri zorlaştırıyor. Olabilirlikler üzerinde düşünmek kafaya yormak, çabalamak daha sağlıklıdır.

Müslümanlar alabildiğine dağınık, alabildiğine uçurumlarında geziniyor ya da sürükleniyor. Öncelik onların bir araya getirilmesi, birlikte bir düşünüş ortamı sağlaması gerekir. Birlikte olabilme düşüncesi. Türkiye özelinden baktığımızda kimi şeylerin ne kadar da absürt kaldığı görülüyor. Bu kadar nefret ve şiddetin olduğu, insanların kimi nedenlerle birbirlerinden uzaklaştırıldığı, bir araya getirilemezliğinin sağlandığı birlikte olunabilecekleri söylemek ne kadar da zor. Hele de gerilimi ve öfkeyi tırmandıran kesimlerce kimi durumların dile getirilmesi oldukça ilginç bir durum.

Bırakın Müslümanların yaşadığı İslâm dünyasını, bugün Türkiye özelinde de böyle bir imkân yok ne yazık ki. İç dinamikler bile yeterince aşılamıyor ve aşılamaz da. Bu düzlemde iyiye, güzele ve doğruya nasıl gidilir, neler yapılabilir onların üzerinde düşünmek gerekiyor. Olmazları germekle zaten sorunlar tam anlamıyla çıkmazlara sürükleniyor.

Türkiye insanının temel sorunları var. Uçurumun eşiğinde. Bu, diğer anlamıyla kesimler artık bir araya gelemeyecek kadar farklı düzlemlerdedirler. Irkçılık, mezhepçilik, siyasal çıkar ayrışmacılığı, yaşama alanlarındaki tercihler, seküler hayat anlayışı. Buradan yola çıkarak bir takım öneriler getirmek ya da düşünmek sadece bir zaman kaybı. Ya da ortaya bir tez atıp onun üzerinde gerilimi tırmandırmak kime ne yarar sağlar?

Örneğin: “Hilafet sorunu…” Böyle bir teklifte bulunmak, Türkiye’nin şu koşullarında ne yarar sağlar? Hilafet denilince dünya Müslümanlarını manevi olarak bir çatı altında toplamayı sağlama düşüncesi ve hayali olarak düşünsek bile bunun ne kadar zor olduğu gerçeklere uymadığı ortada. Türkiye özelinde aynı düşünüş altında toplanabilmeyi sağlamak için ne kadar muhalif var ise onların tamamının bertaraf edilmesi gerekir. Bu da olmayacağına göre.

Diyelim ki böyle bir varsayım olsa bile -ki bunun olması zorların zoru-, laik ve seküler bir zihniyet, faizci ve kapitalist bir anlayış içinde kime ve neye hitap edecek? Kim bu oluşa dâhil olur, kiminle olur? Bir de demokrasinin kendisine sağladığı hamleler ile!.. Müslümanların düşünüşlerinde sorunlar var. Muhafazakâr Müslümanlar modern ve çıkarcı yaşamalarından feragat edecekler mi? Şu azgın kapitalizmin kendilerine sağladığı çıkarlardan, ihalelerden, bankalarından, faizden vazgeçecekler mi? Hak gözetmenin sıfır olduğu, hakkın sadece kendi hakları olduğu düşüncesinden cayacaklar mı? Bir Müslüman olarak insana bir Müslüman gözüyle mi bakacak, ırkçılık, mezhepçilik, partizanlık gözüyle mi bakacak?

Müslüman’a düşen insana insan gözüyle bakma, gereken değeri verme, adil dağılımı sağlama, insanların rızıklarına ket vurmayacak bir bakışta olma. Gönül kazanma, insan kazanma. İnsanı uzaklaştırma, nefret etme, düşman oluşturmayla hiçbir yene varılamaz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.