İslam günümüzde Nuh’un gemisi gibidir

Yalnız Türkiye’de 12696 (on iki bin altı yüz doksan altı) tane Nuh ismi taşıyan insanımız varmış.

Dünya Müslümanları arasında kaç tane var bilmiyoruz ama iki milyar Müslüman’ın Nuh aleyhisselama iman ettiğini biliyoruz.

Çünkü Kur’an-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerden olduğu gibi onun adıyla anılan bir süre de vardır.

Adınızın hayırla anılmasını istiyorsanız, Baki olan Allah’ın yolunda onun belirlediği kurallara göre hareket edeceksiniz.

“Nuh deyip de  peygamber demeyen” ve düşmanca tavırların  her çeşidini  sergileyenlerin yok olup gittiğini, ama iman edenlerin  hâlâ rahmetle anıldığını, Nuh aleyhisselamın  neslinin devam ettiğini ve devam edeceğini  bildirdikten sonra:

“Âlemler içinde Nuh’a  selâm olsun” buyurdu Rabbimiz. (Saffat süresi ayet 37/77-79).

Kâfirler, hakkın, güçlülerin  yanında olduğuna inanıyorlardı. Güçsüz  insanların haklı olması  veya  haklı bir şey söylemesi  mümkün değildi  onlara göre.

Nuh aleyhisselama iman etmeyenler de  aynı  gerekçeyle  karşı çıkıyorlar ve:

“Bunun üzerine kavminin kâfirlerinin ileri gelenleri: ‘Biz, seni bizim gibi bir insandan başka bir şey görmüyoruz. Bizim ayak takımımızdan ve basit görüşlülerden başkasının sana uyduğunu da görmüyoruz. Sizin bizim üzerimize bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine sizi yalancılar sanıyoruz’ dedi.” (Hud süresi ayet 11/27, Şuara süresi ayet 26/11).

Nuh aleyhisselâm ise zengin-fakir ayırımı yapmadan İslâm davası için kürek çekiyor ve kodaman kâfirlerin, fakirleri aşağılamasına karşı:

“Ey kavmim, eğer onları kovarsam bana Allah’tan başka kim yardım eder? Siz hiç düşünmez misiniz?” (Hud süresi ayet 11/ 30).

İnsanlarımız, cehaletten kaynaklanan, faiz, enflasyon, devalüasyon, fuhuş, cinayet, hıyanet, haram para bataklığında debelenirken Nuh’un gemisine binip imdada yetişmemiz için Rabbimiz, Nuh süresini indirmiştir.

Nuh aleyhisselamın mesajını dinlememek için parmaklarını kulaklarına tıkayan, elbiselerini başlarına dolayan ve Nuh’un davetinden kaçan bu insanlara gece-gündüz, açıkta ve gizli yerlerde davette bulunduğunu haber verir Rabbimiz. (Nuh 4-9).

O zamanlar, kâfirler, parmaklarını kulaklarına tıkayarak kâfirliklerini ortaya koyarlarken günümüzdekiler, okullarda Kur’an okunmasını yasaklıyorlar, yasaklamayanlar da anlamını öğrenme yasağı koyuyorlar.

Ankebut süresinin 14’üncü ayetinde  Nuh aleyhisselamın kavmi arasında 950 sene kaldığını haber verir.

950 sene bıkmadan usanmadan, gece-gündüz, açıktan ve gizlice davette bulunduğunu haber verirken bizim de bıkkınlık göstermeden, mescitlerde, meclislerde, meydanlarda, salonlarda, evlerde, bürolarda, ikili olarak veya kalabalıklar halinde insanları Allah’a kulluk yapmaya, ondan sakınmaya ve peygambere itaat etmeye davet edeceğiz. Çağımızda Nuh’un gemisi olan İslâm’a çağıracağız.

Bir kısım siyasiler ve ekonomi uzmanları son günlerin şaşkınlığının sebebi olarak faizlerin yükselişini gösterdikten sonra Batılı bir ekonomistin, “Hangi ülkede faiz sıfır olmuştur, o ülke kalkınmıştır” sözünü tekrarlıyorlar.

Ama Rabbimizin, Bakara süresi 275’deki, “Allah, alışverişi helal kıldı, faizi haram kıldı. Faiz yiyenler şeytan çarpmış gibi kalkarlar” ayetini hatırlamazlar veya hatırlarlar da, “Gerici” demesinler diye ayeti söylemez ve Avrupalı ekonomistin adını söyleyerek ilericiliğini ortaya koymaya çalışırlar.

Nuh’un kavminin,   kendilerini topraktan yaratan, geceleri ayla, gündüzleri güneşle aydınlatan, yeryüzünü halı gibi rengârenk çiçeklerle süsleyen  Allah’a, isyan ederek, kendilerinin türettiği ilahlara bağlılık göstermeleri sonucunda saptıkça saptıklarını ve suda boğulduktan sonra ateşe atıldıklarını haber verir. (16-25).

Sürenin sonunda Nuh aleyhisselamın, kâfirler aleyhine ve müminler lehine yaptığı duaları nakleder.

Ama Sevgili Peygamberimizden nakledilen bir hadis-i şerife göre Nuh aleyhisselam, kâfirlerin helak olması için yaptığı duaya pişman olmuş.

(Buhari Sahih, K.Tefsir, süret-ü  Beni İsrail bab 5, İsra)

Hz. Aişe anamız: “Bir gece Rasülüllah, sabaha kadar namaz kıldı ve her rekâtta Fatiha’dan sonra, ‘Eğer sen, onlara azap edersen, şüphesiz onlar senin kulların. Eğer onları afvedersen, şüphesiz sen Aziz’sin, Hakim’sin’ ayetini (Maide 118)  okudu” diye anlatır.

Biz, rahmet peygamberinin rahmet ümmeti olmaya çalışacağız.

Gücümüz oranında ciğer taşıyan her canlının midelerinin ve gönüllerinin gıdasını vermeye çalışacağız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.