Kurallar çiğnenmek için mi?

Tüm toplumlarda her türlü karmaşa ve haksızlığı önlemek, mazlumun hakkını zalimlere çiğnetmemek için kurallar vardır. Bu kurallar kanun hükümleri olabileceği gibi, bir takım yönetmelikler, genelgeler, örf ve adetler de olabilir. Ancak, bir zamanlar toplumun tüm kesimlerini bağlayan bu kurallar giderek ağırlığını kaybediyor. Hayatın her alanını kapsayan kanunlar bulunuyor ama kanunlara rağmen kurallar işlemiyor. Giderek artan kadın cinayetlerini önlemek için ne gibi tedbirler alınması, nasıl bir yasal düzenleme yapılması üzerine söylenmedik söz kalmadığı halde, toplumda tam bir cinnet hali hüküm sürüyor. Bu cinnet hali sadece kadınlara yönelik değil, toplumun her ferdi farklı biçimlerde bundan etkileniyor. Trafikte seyrederken yaptığınız bir yanlış hareket anında kavgaya, sonunda çatışmaya varabiliyor. Hatta insanlar gözlerini kırpmadan cinayet işleyebiliyorlar. Buna ister sosyal bunalım ister toplumsal patlama diyelim nereye varacağı, neden kaynaklandığı, bir başka ifadeyle insanların böylesine vahşileşmesine neyin, nelerin sebep olduğunun fazlaca araştırılmış tarafı yok.

Bu çıldırmışlıktan toplumun her kesimi zarar görüyor. Son yıllarda sıkça medyaya da yansıyan bazı haberler insanın içini karartıyor, inanmak istemiyor. Söz gelimi sokak hayvanlarının verilen zehirli etlerle, Edirne’de yeni doğmuş köpek yavrularının yakılarak katledilmesinin izahı olabilir mi? Kısacası, vahşetin mantıklı bir izahı olamaz. Yakılmış yavruların başında anne köpeğin oturmuş onları beklediğini gösteren görüntüler karşısında cinnet geçirmemiş herkesin donup kaldığını, yüreğinin sızladığını düşünüyorum. Tüm bunların sebebinin başında toplumsal kuralların insanlar nezdinde inanılırlığını yitirmiş olması gelir diye düşünüyorum. Bu arada var olan kuralların çiğnene çiğnene işlemez hale gelmesinin de sanıyorum önemli bir yeri var.

Bunun için toplum olarak kendimizi gözden geçirmemiz, böylesine duygularımızı yitirmemizin, giderek vahşileşmemize nelerin sebep olduğunu araştırmak durumundayız. Bu noktada korona salgını ile birlikte ilgililer bir takım yasaklar getirdiler. Daha doğrusu insan sağlığını ve hayatını korumak adına bir takım kurallar belirlendi ve bu kurallara uyulmasının salgının yaygınlaşmasını engelleyeceği ilan edildi. Söylenenlerin anlaşılmayacak bir yanı da yok. Ne var ki, ilan edilen kurallara uymamayı marifet haline getirmiş insanların sayısı da az değil. Bu kurallara uymamayı bazıları savunuyor, söz konusu sınırlandırmaların salgının yayılmasını engellemeyeceğini söylüyor, bir takım gerekçeler buluyorlar. Bir bakıma kurallara uymamayı marifet biliyorlar. Böyle olunca toplumun diğer kesimlerinde de salgının yayılmasını önleyeceği söylenen kurallarla güvensizlik oluşuyor. Giderek normalleşme demek salgının yaygınlaşması anlamına geliyor. Hâlbuki belli yaşın altındaki çocuklarımız ve 65 yaşın üzerindeki yaşlılarımız kısıtlamalar sebebiyle adeta bunalıma sürüklendiler. Bunun yanında ekonomik hayat kilitlendi. Salgın öncesinde yaşanan ekonomik bunalım salgınla iyice ağırlaştı. Hiç olmaza ekonomik hayata biraz nefes aldırmak için adım atılması ile birlikte ülke çapında salgın yeniden ateşlendi.

Hâlbuki var olan kurallara uyulsa, uymayanların uymalarını sağlayacak adımlar atılabilse, daha doğrusu var olan kurallar uygulanabilse belki salgın şimdiye kadar hiç olmazsa geriletilebilirdi.

Sonuç olarak toplum olarak kuralların uyulmak için var olduğunu unutmadan hareket edilebilse sanıyorum hayatın her alanında var olan kurallar caydırıcı olabilecektir. Ancak, var olan kurallar çiğnenmek için vardır anlayışı yaygınlaşınca insanlar duyarsızlaşabiliyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.