Sorumluluk topluma yüklendi

Korona salgını ile mücadelede önümüzdeki Pazartesi’den itibaren yeni bir dönem başlayacak. Önce bazı kısıtlamalar devreye sokuldu, ardından aşı kampanyası devreye girdi. Bu uygulamalar sonucu salgında yavaşlama söz konusu olunca kısıtlamaların sınırlandırılması ve kaldırılması illere bırakıldı. Yapılan açıklamalardan anladığımız kadarıyla kısıtlamalar belli ölçülerde kaldırılan illerde insanımız bunun devam etmesini kendisi sağlayacak.  Özellikle kısıtlamalar azaltıldı ya da kaldırıldı diye gevşememek, maske, mesafe ve hijyene dikkat edilmesi gerekiyor. Bu yapılmaz ise sınırlandırılmaları kaldırıldığı ya da azaltıldığı illerde bir süre sonra yasaklamaların eskiden daha da sıkı hale getirilebileceği belirtiliyor.

Buna fazla bir itirazım yok. Ancak, bir yılı aşkın süreden beri gördüğümüz o ki, toplumun büyük bir bölümü kısıtlamalara uymasına rağmen, uymamakta direnen bir kesim de var. Böyle olunca yasaklara dikkat edenlerin çabası istenen sonucu almaya yetmiyor. Yani, toplumun yasaklara uymasını sağlamak hususunun kişilere bırakılması istenen sonucu vermeyebilir. Geçmişteki uygulamalar bunu gösteriyor. Tüm yasaklara rağmen onlarca insanın gizli yerlerde kumar oynamak için bir araya gelmeleri, polis baskınları karşısında da vurdumduymazlıklarını koruyor olmaları ister istemez salgın ile mücadelenin topluma bırakılması istenen sonucu vermeyebilir. Kısıtlamaların sürdürülmesinin de başka sorunları gündeme getirmesi söz konusu.

Bu sıkıntıların başında toplumun büyük bir kesimi giderek yürümeyi unutur hale gelmesi geliyor. Özellikle ekonomiye yönelik kısıtlamaların devam etmesi milyonlarca insanı hem işsiz bırakıyor hem de pek çok işyeri kapanıyor. Çünkü medyaya yansıyan haberlerde her gün kapanan işyeri haberleri işin ne noktaya geldiğini gösteriyor. Bu ise devletin zor durumdaki  esnafa karşılıksız destek verme zorunluluğunu gündeme getiriyor. Bu hususta daha önce yapılan bir takım destekler derde kesin çözüm olmadı. Söz gelimi öncelikli olarak düşük faizli kredi gündeme geldi. Şimdilerde daha önce alınan düşük faizli kredilerin ödemesi gündeme geldi. Esnaf dükkanını açıp çalışır hale gelemediği için yeni sıkıntılar gündeme geldi.

Görünen o ki, hayatın normale dönmesi için salgının giderek etkisini azaltması gerekiyor. Bunun yolu da toplumun tedbirlere uymasından geçiyor. Yani toplum olarak sağlığımız da, işsizliğin ve iflasların önlenmesi de insanımızın bir takım eski alışkanlıklarından kurtulmasına bağlı. Toplumun sağlığının tehlikeye atılması anlamına gelen tedbirlere uymamakta ısrar etmek, insanlarımızın sadece sağlığını tehlikeye atmıyor, aynı zamanda yüz binlerce insanımızın ekonomik olarak iflas noktasına gelmesine sebep oluyor.  Meseleye bu açıdan bakıldığında hiç kimse hayat benim hayatım, dememeli. Çünkü salgın hiçbir kabahati olmayanları da yakalıyor, hasta yatağına mahkum hale getiriyor.

Netice itibarıyla kurallara uyma konusunda herkesin titiz davranması gerekiyor. Tüm uyarılara rağmen tedbirlere uymamakta direnenler konusunda daha sıkı tedbirlerin alınması gündeme gelebilir. Çünkü bir kişinin bir yakınına hastalığı bulaştırması sonunda o kişinin hayatını kaybetmesine zemin hazırlamış oluyor. Bu ise aslında ağır bir suçtur. Tüm bunlar düşünülerek toplum olarak salgınla hep birlikte mücadelede ortak hareket edilmesi gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.