Birlikte anayasa yapmak için bir araya gelmek lazım

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi partilere, STK’lara, akademisyenlere ve medya dünyasına, “Geleceğin anayasasını hep birlikte yapalım” çağrısında bulunmuş. Bu çağrıya katılmamak mümkün değil. Anayasalar toplumsal sözleşmelerdir. Böyle olunca da geniş katılım ve uzlaşma ile hazırlanması gerekir. Bu bakımdan söz konusu çağrıya itiraz mümkün değildir. Ancak, bu çağrının sonuç verebilmesi için öncelikli olarak siyasi partilerin bir araya gelebilmesi gerekir. Bir taraftan birlikte yeni anayasa yapmak için çağrıda bulunulurken aynı zamanda bazı siyasi partilerin genel başkanları için, “Karikatür bir tiple, adamcağızla karşı karşıyayız” gibi nitelendirmeler yapılıyorsa, bunun da ötesinde yıllardan beri Cumhur İttifakı dışında kalan parti yöneticileri bir araya gelerek, ülkenin sorunlarını görüştüklerinde iktidar kanadından teröristlerle birlikte olanlarla bir araya gelmekle suçlanmaları henüz son bulmamış iken nasıl olacak da siyasi böylesine itham edilen, terör sevicilikle suçlanan partiler iktidar ile yan yana gelerek yeni anayasa yapacaklar?

 Siyasette düşmanlıklara ve küslüklere yer olmaması gerektiğine inananlardanım ama siyasi parti yöneticilerinin de insan oldukları unutulmayarak, onların da bir takım nitelendirmeler karşısında kırılmaları ve gücenmelerinin yadırganacak bir yanı olmadığı bilinmeli. Kaldı ki, siyaset dilinin giderek sertleştirildiği, kamplaşmayı körüklemeye yönelik bir tavır sergilendiği de hatırlandığında öncelikli olarak havanın yumuşatılması, adamcağız gibi, particik gibi nitelendirmelerin oluşturduğu olumsuz havanın değiştirilmesi gerekir. Sanıyorum bunu yapmakta öncelikli olarak bu olumsuz ortamı oluşturan ayrıştırıcı dilin sahiplerine düşer. Bunca zamandır iktidar kanadının oluşturduğu ittifakta yer almayan partiler ısrarlı bir şekilde teröristlerle ve terör örgütleri ile işbirliği yapmakla, vatan hainliği ile suçlanmış ise şimdi hiçbir şey olmamış gibi gelin birlikte yeni anayasa yapalım demenin inandırıcılığının sorgulanması söz konusu olmaz mı?

Burada özellikle Bahçeli’nin muhalif siyasilere, STK yöneticilerine karşı bunun da ötesinde söz ve eylemlerini beğenmediklerine yönelik olumsuz, onur kırıcı nitelendirmelerini sıralayacak değilim. Maksadım geçmişte sergilenen ayrıştırıcı dilin hiç olmazsa bundan sonra sürdürülmemesi, siyasiler arasında açılan mesafenin kapatılması yönünde bazı adımlar atılmalı ki, öncelikli olarak siyasiler bir araya gelebilsin, ardından da geleceğin anayasası birlikte yapılsın. Ancak, görünen o ki, yeni anayasa için muhalefete fazlaca da ihtiyaç duyulmuyor. Çünkü hâlâ ayrıştırıcı, küçümseyici açıklamalar devam ediyor. Muhalefetin desteği olmadan yeni bir anayasa hazırlanmış olsa bile en azından referanduma götürecek oy sağlanamadığı sürece yapılacak çalışmalar bir işe yaramayacaktır. Böyle olunca da birlikte yeni anayasa yapmak için samimi olarak tüm partilerin bir araya gelebilmesini sağlayacak gerekli ortamın sağlanması şart. Bu yapılmadığı sürece anayasa değişikliğinin sadece dikkatleri ülke sorunlarından başka noktaya çekmek için ortaya atıldığını düşünmek yanlış olmayacaktır. Çünkü muhalefet iş düştüğünde hatırlanacak, onun dışında ülkenin tüm sorunlarının sorumluluğunun üzerlerine atılacak bir siyasi kanat değildir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.