Aşıda cevapsız kalan sorular

Yaklaşık bir aylık sürede 2 milyon 600 bin kişinin ilk doz aşıyı oldukları, bu arada da aşılanmaya ilk başlanan sağlık çalışanlarının bu hafta içinde ikinci doz aşılarının başlayacağı açıklandı. Kısacası, özellikle aile hekimliği merkezlerinde bir yandan ilk doz aşılarını olanlar, diğer yandan ikinci doz aşılarını olma süreleri gelenler aşılarını olmaya devam edecekler. İlk doz aşının başladığı günlerde bile ciddi bir yoğunluğa ulaşan aile hekimliği merkezleri şimdilerde daha da yoğun hale gelecek. Çünkü aile hekimliği merkezine giriş ile çıkış arasında yaklaşık bir saatlik bir süre gerekiyor. Özellikle yaşlılar aşıya gittiklerinde öncelikli bir muayeneden geçiriliyorlar. Özellikle tansiyon ölçümünün ardından 15 dakika bir kenarda oturmaları isteniyor. 15 dakika sonunda ikinci defa daha tansiyon ölçülüyor. Bu ölçümün ardından işler normal seyrinde gidiyor ise aşı yapılıyor. Aşının ardından 15 dakika ile yarım saat arasında merkezde dinlenmeleri isteniyor. Böylece aşının herhangi bir istenmeyen etkisinin olup olmadığı belirlendikten sonra gitmelerine izin veriliyor. Aynı durum ikinci doz aşılarda da olacak ise ilk turda olduğu gibi aşılıma oldukça yavaş ilerleyecek demektir. Bunları bir eleştiri olarak belirtiyor değilim. Sağlık çalışanları vatandaşın iyiliğini düşündükleri için böylesine titiz davranıyorlar.

14 Ocak’tan 8 Şubat’a kadar 2 milyon 600 bin kişi aşılandığına göre bu rakam bir ay içerisinde en iyimser bir ifadeyle 3 milyon ile 3 milyon 500 bin civarında olacaktır. Gerçi bazı ilgililer bu rakamın bir ayda 4 milyon kişiye ulaşabileceğini belirtiyor olsalar da bu açıklamanın iyimser bir tahmin olduğunu söylemek yanlış olmaz. Yeni tedbirler ve uygulamalar ile aşılamanın hızlandırılması söz konusu ise o zaman rakam artabilir. Diyelim ki ayda 4 milyon kişi aşılanacak. 83 Milyon kişinin 60 milyonu aşılanacak ise 120 milyon aşı yapılacak demektir. Bir ayda 4 milyon aşı yapılabildiğine göre hiç aksilik söz konusu olmadığı takdirde aşılama 2.5 yıl sürecek demektir. Yok eğer toplumsal bağışıklığın sağlanabilmesi için 65 milyon insanımızın aşılanması söz konusu olacaksa o takdirde aşılama işimiz 3 yıl devam edecek demektir. Böyle bir aşılama sürecinin sonunda toplumsal bağışıklık sağlanabilir mi? Eğer söz konusu aşı her yıl tekrarlanacak ise insanımızın iki dozluk ilk aşıları bitmeden bazılarının yeni yıl aşıları gündeme gelecektir. Kaldı ki, böylesine üç yıl sürecek bir aşılama ile toplumsal bağışıklığın sağlanmasının mümkün olmadığı/olmayacağı belirtiliyor.

Cevap bekleyen bir başka husus ise Çin ile 50 milyon doz aşı bağlantısı yapıldığı belirtiliyor. Böyle olunca Çin’den bağlantısı yapılan aşı ile 25 milyon insanımız aşılanabilecektir. Bu da geri kalanlar için ne yapılacağı sorusunu akla getiriyor. Eğer, başka bağlantılar var ise ya da bu arada yerli üretim aşıların devreye gireceği bekleniyorsa bu hususun da toplum ile paylaşılması gerekmez mi?

Bu arada aşının ilk başladığı hafta yaklaşık bir milyon kişiye aşı yapıldı ama ondan sonra yavaşlama oldu, hız kesildi. Organizasyonda bir aksama mı oluyor sorusu da cevap bekliyor. Sanıyorum ortaya çıkan ve çıkacak aksamalar için tedbirler alınabilir ama bu işin de sanıldığı kadar kolay olmadığı görülüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.