Akıllı telefon bağımlılığı

“TheMinimalists” isimli film, hayatımızı nasıl Çıfıt Çarşısına döndürdüğümüzü anımsatmakta.

Almak, kullanmak, atmak, tekrar yenisini almak üzere kurgulanmış bir robota dönüştürülmekteyiz.

Reklamların kölesiyiz.

İsmet Özel’in de dediği gibi piyasaya tapma söz konusu.

Ünlü düşünür İ. Özel, “Teknoloji dininin iki mezhebi var, makineye tapma ve insan aklına tapma” olarak açıklamakta içine düştüğümüz girdabı.

Eskiden beri söylendiği gibi “şeytanın sancağını çarşıya diktiği” bilinirdi lakin bugün şeytanın mekanı çarşılar, reklamlarla evlerin içine taşındı.

Çocukların, gençlerin arzusu daha çok makineleşme.

Bütün o evlerdeki makine homurtuları yetmezmiş gibi buzdolapları, çamaşır, bulaşık makineleri, fırınlar azmış gibi bilgisayarlar, televizyonlar ve hepsini bir makineye sığdıran akıllı telefonlar.

Değil gençler, artık çocukların da rüyalarını akıllı telefonlar süslemekte.

Yapılan bir araştırmada, 4 kişilik bir ailede akıllı telefon sayısı en az 4'e ulaşıyor ama birinin daha düşük modelli, yani akıllı olmayan telefon kullanımı mevcutsa, o kişi anneler oluyor. Annelerin, çocuklarının istediği telefonu almak için hakkından vazgeçtiği görülüyor. Hatta anneler evin giderlerinden kısıp evladının telefon alması için yaptığı birikime katkı bile sağlıyor, annesine akıllı telefon aldıranların oranı yüzde 9,1'i buluyor. Annelerin sadece yüzde 6,9'unun akıllı telefonu bulunuyor.

Gençlerin marka merakı da en fazla telefonda ortaya çıkıyor, yüzde 19,9'u yemiyor, içmiyor, harçlıklarından biriktirip telefona yatırıyor. Cumhuriyet Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güney Nair'in yönettiği araştırmaya katılan 537 gencin yüzde 20 gibi yüksek orandaki bölümü, ailesinin asgari ücret seviyesindeki gelirine rağmen yüksek bedelli telefon sevdasından vazgeçmemiş.

-Görüşülen gençlerin yüzde 46'sının ailesi asgari ücret ve biraz üzerinde gelire sahip. Yüzde 19,9'unun ailesi asgari ücretin de altında bir gelirle yaşıyor.

-Yüzde 81,7'si, daha 15 yaşına gelmeden bir akıllı telefona sahip oluyor ve üstelik akıllı telefonu 'zorunlu ihtiyaç' olarak görüyorlar.

- Cep telefonu alırken gençlerin yüzde 67,6'sı marka ve modeli ön sıraya koyuyor.

Gençlerin telefon kullanımı da aile içinde sıkıntı oluyor. Yüzde 77,8'i ailesi tarafından uyarılırken, bunların yüzde 12,5'i uyarıyı dikkate almıyor ve aile ile genç arasında sorun yaşanıyor. Bazı gençler, okulda öğretmenlerince uyarılıyor hatta ceza alıyor. Çocuklar derste mesajlaşıyor ya da oyun oynuyor.

Gençler cep telefonuyla ilgilendikleri  zamanı, '3 saatten fazla' diye tarif ediyor. En tehlikelisi de kendilerini 'telefonkolik' veya 'telefon bağımlısı' olarak tanımlamaları. Hatta bu gençler, herhangi bir sebeple telefonsuz kaldığında mutsuz, yalnız ve kaygı hissettiklerini ifade ediyor.

Nair'in verdiği bilgiye göre gençlerin yüzde 53,4'ü teknoloji geliştikçe cihazları yeniliyor.

Tıpkı “TheSocial Dilemma”  belgeselinde olduğu gibi telefon bağımlılığı ülke gençlerini sarmış durumda.

Aileler çaresiz. Çocuklarını bekleyen tehlikeyi görmekte ancak bir şey yapamamaktalar.

Teknolojinin, makinenin insan yaşamına müdahale edip huzursuzluğa sebep olduğu bir sıkıntıyı da barındırmakta içinde yaşadığımız çağ.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.