Kardeşiniz hasta olsa ne yaparsınız

Hepimiz Allah’ın kullarıyız. Hepimiz Hazreti Adem ile Hazreti Havva’nın çocuklarıyız. Hepimiz insanız, ünsiyet kurmak mayamızda var. Onun için Yaratan’ımız bize “İnsan” demiş.
Sıcakkanlı, konuşkan, sokulgan, kaynaşan anlamlarına gelir. Kaynaşma mayamızda olduğundan köyler, şehirler kurulmuş. Komşuluklar, kardeşlikler, arkadaşlıklar, dostluklar kurulmuş. Zekeriyya aleyhisselam, Allah’ın elçisi olduğu halde duasında: “Zekeriyya’ya da hani o Rabbine: ‘Rabbim, beni yalnız bırakma (bana çocuk ver). Varislerin en hayırlısı sensin’ diye dua etmişti” diyor (Enbiya süresi ayet 21/89).
Rabbimiz de onu, “Allah’tan olan kelimeyi doğrulayan, seyyid, iffetli ve salihlerden bir nebi” olan Yahya’yı müjdeliyor (Al-i Imran süresi ayet 3/39).
Dünyadaki bütün insanları Hazreti Adem’den kardeş kılmış, bunların içinden Hazreti Adem’e iman eden çocuklarını, bütün peygamberlerin ümmetlerini, ve bu günkü Müslümanları ve kıyamete kadar gelecek bütün Müslümanları hem nesep kardeşi hem din kardeşi kılmış. Gâvurlukta direnenleri, nefsinin ve şeytanının yolundan gidip dünyayı kana bulayanları, sömürgenleri, “Fi kulubihim maraz/Kalpleri kasta” diye bize haber vermiş. Bu kalp hastalığı şu sol tarafımızdaki kan pompalayan kalp hastalığı gibi, kanser gibi, korona gibi de değildir.
Oğlan veya kız kardeşiniz hastalandığında ne yapmanız gerekiyorsa, gâvurlukta direnenlerin tedavisi için o yapılmalı. Müslüman kardeşlerinizden isyan hatalığına yakalananların da tedavisi yapılmalı. “Bırak gitsin, sil onu, nereye kadar giderse gitsin” demek yok.
Hasta olduğunu kabul etmeyen bu hastalıklı adamları serbest bırakırsan o hastalık yayılacak demektir. Çıkmayan canda ümit vardır. Onun için, “Cehennemin dibine git” demek yok.
Kafirlern cehennemde ebediyen yanacağını haber veren ayetler, “Oh olsun” anlamında değildir. Kâfirlere uyanların, canlarını cehenneme atacak yoldan ayrılmalarını söylerken Müslümanlara da bunlara yol gösterin de yanmasınlar mesajı vardır.
Biz, aynı havayı soluyoruz, aynı sulardan içiyoruz, aynı topraktan mahsul elde ediyoruz.
Şuara süresinin 106, 124, 142, 161’inci ayetlerinde Nuh, Hud, Salih, Lut aleyhisselamlar hakkında bilgi verirken Rabbimiz, “Onların kardeşi” diye bahsediyor. Yani, o kâfir topluluğa tebliğ yapan peygamberle o kâfir halkın kardeşliğine dikkatimizi çekiyor. Nereden kardeş olabiliriz, tabii ki, Hazreti Adem aleyhisselamdan. Biz insanlar, yalnız insanlarla ünsiyet meydana getirmiyoruz.
Ağaçlarla otlarla, çiçeklerle ünsiyet kurmuşuz. Affedersiniz biz değil, bizi yaratan ona göre ayarlamış bizi. Ciğerlerimize çektiğimiz oksijeni gündüz ağaçlar, otlar ve çiçeklere ürettiriyor.
Bizim geri çıkardığımızı karbondioksiti onların gıdası yapan Allah celle celalüh, böylece bizim tabiatla da kaynaşmamızı, yardımlaşmamızı sağlıyor. Rabbimiz gökyüzünde yarattıklarından bazılarının adlarını veriyor: “Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı emrinize amade kıldı. Yıldızlar da onun emriyle boyun eğdirilmişlerdir. Aklı başında olanlar için bunda ibretler vardır” (Nahl süresi ayet 16/12).
Gece, gündüz, güneş, ay ve tüm yıldızlar bizim emrimize verilmiş, kardeş kardeş yaşayıp gitmek, Hakk’ın belirlediği haklar doğrultusunda hak sahibine, hakkını vermek var iken bizi ayıran iki düşmanımızın esiri olmuşuz.
Nefsimizin ve şeytanımızın esaretini özgürlük diye bize yutturmuşlar ve hâlâ yutmaya devam ediyoruz. Nefsimizin doymazlığını anlatanın biri, “Dünya bir kişiye bol, iki kişiye dar” demiş.
Dünyada iki kişi kalsa ve nefsinin esaretini özgürlük kabul etseler, kavga etmemek için dünyayı ikiye bölseler, ikisi de insan olmaları nedeniyle sınırda durur, karşı tarafın toprağını, suyunu, tavuğunu gözünde büyütür ve sahip olmak için saldırırmış. Bütün bu gâvurluğun, saldırganlığın, sömürgenliğin çaresi Allah celle celalühe sığınmak, onun belirlediği kriterleri, Resulünün anladığı ve uyguladığı şekilde uygulamaktan geçer.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.