Aynı yolun yolcusuyuz

Her köyde en az bir tane, şehirlerde nüfusuna göre birçok cami vardır.

İstanbul eski Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz Bey’in  açıklamasına göre İstanbul’da 3365 cami varmış. Bu rakam resmi olandır. Resmi olmayan, Diyanet’ten hoca verilmeyen camiler bu sayıya dâhil değildir.

Ayrıca Yılmaz’ın açıklamasına göre şuan itibariyle çok sayıda camiye ihtiyaç varmış.

Yine İstanbul eski Müftüsü Rahmi Yaran Bey’in ifadesine göre nüfusa göre Türkiye’de en az cami İstanbul’daymış.

Cuma namazına bile gitmeyenler, dikkat edin şu an itibariyle çok sayıda camiye ihtiyaç varmış.

Yeni cami yapılacağında bazı kişiler, “Mevcut camiler doldu mu ki, yenisi yapılıyor?” derlerken kendisinin Cuma namazına gitmediğini ilan ettiğinin farkına varmıyor.

Ege Denizi’nin kenarında bir ilçede solcu bir gazete çıkaranı 1983’de ziyarete gittim. Bana Albert Camus’yu gördüğünü ve Paris’te ziyaret ettiğini anlattı. Gazete idarehanesinin şehrin aydınlarının uğrak yeri olduğunu söyledi.

İyi bir aile çocuğu, “Saf Anadolu delikanlısı” derler ya işte onun canlı hali.

Kendisine, “Yarın Cuma namazına bir saat kala geleceğim ve seni de alıp Cuma namazına gideceğiz” dedim hiç tereddüt etmeden, “Tamam” dedi.

Birlikte gittik, bir saat benim vaazımı dinledi. Namazdan sonra beklemiş, birlikte tekrar idarehaneye geldik. İlk sözü, “Bundan sonra her Cuma geleceğim” dedi.

Nedenini sorduğumda, “Benim idarehaneye gelip gericilerin aleyhinde konuşan ve ilericilikten, çağdaşlıktan, sosyalizmden dem vuranların birçoğunu camide gördüm. Bana Cuma namazı kıldıklarını hiçbir zaman söylemediler” dedi.

Cuma günü bile camilerin bomboş olduğunu söyleyenler, Fatih semtindeki Fatih Sultan Mehmet Camii’ne herhangi bir gün öğle veya ikindi namazına bir gelin ve caminin nasıl dolu olduğunu görün. Veya Kadıköy’deki Osmanağa Camii’ne gidin. Cuma günü sizin semtteki camiye gidin ve sizin gibi düşündüğünü söyleyen arkadaşlarınızdan kaç tanesini orada göreceksiniz.

“Camiler bomboş” diyenler, bu Cuma günü bulunduğunuz semtin herhangi bir camisine ezan okunduktan sonra varırsanız caminin içine giremezsiniz ve dışarıda kılmak zorunda kalırsınız.

Geçen Cuma namazına ezandan on dakika önce varmama rağmen dışarıda yola hasır sermişler ve o hasırın üzerinde kıldım.

Çocukluğumda bizim köyde duymuştum, medresesi olan bir hoca, öğrencilerinden üçünü, Ramazan’ı İstanbul’da geçirmek üzere ayrı ayrı gönderir.

Üçü de diğer iki arkadaşının İstanbul’a gideceğini bilmezler. Bayramdan sonra medresede dersler başlar.

Hoca efendi ayrı ayrı onları yanına çağırır ve İstanbul’u sorar.

Birincisine göre İstanbul’da camiler bomboşmuş, ikincisine göre dopdoluymuş, üçüncüsüne göre de ezanlar okunduğu halde sokaklar dopdoluymuş.

Hoca anlamış öğrencilerinin nerelerde dolaştıklarını ve üçü de diğer öğrencilerle derslere başlamışlar.

Sokaktaki de bizim, kahvehanedeki de bizim, camideki de bizim. Bizim hepimizi yaratan Allah cellecelalüh  olduğu gibi, hepimiz her nefes alışımızda ona doğru dönüş yolunda aynı hızla yol alıyoruz. Şirk, inkâr, gâvurluk, haram, isyan kirleriyle gitmemeye gayret gösterelim. Cehennem çıkan yolu değil, hep birlikte cennet yolundan ayrılmayalım. Rabbimiz yardımcımız olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.