Atasözleri olmasa!

İyi ki atalarımız var.

Ve iyi ki onların yıllar öncesinden bugünlere ışık tutan sözleri var. Yani atasözleri var!

İnsan bazen öyle olaylarla karşı karşıya kalıyor ki “nasıl yorumlaması ve o anda ne demesi gerektiğine” bir türlü karar veremiyor!

İşte o anda atasözleri imdada yetişiyor.

Duyduğunuz anda “hem şaşırıp hem de apışıp” kaldığınız zaman, “Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü” diye hayretinizi dile getiriyorsunuz.

Ya da karşılaştığınız olaya daha farklı yaklaşıp, “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” atasözüne sığınıyorsunuz.

Böyle bir sığınma kendinizi tatmin etmemişse bu defa “eski dost düşman olmaz” diye düşünmeye başlıyorsunuz. Bu arada baba evi ve ana ocağının önemi ile ilgili atasözleri akıl süzgecinizden geçip duruyor.

Tabii ki “baba evi” her zaman için “sığınılacak” en sağlam yerlerden biridir. Aynı şekilde “ana ocağı” başımız dara düştüğünde ilk aklımıza gelen yerlerden biri olacaktır. Baba evi, ana ocağı derken aklımıza o meşhur atasözünün gelmemesi mümkün mü?

Değil elbette! Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer neresidir?

Kuşkusuz kürkçü dükkânıdır!

Evet, ilk duyduğunuz ya da ilk karşılaştığınız anda ne yapmanız ya da ne söylemeniz gerektiğine karar veremediğimiz zamanlarda atasözleri imdadımıza yetişiyor ve bizi ferahlatıyor.

Demek ki bizim bugünlerde yaşadığımız olayların benzerlerini atalarımız yıllar önce yaşamışlar.

Yaşadıkları olaylar sonucu da ta o günlerden bugünlere ışık tutan sözleriyle önümüzü aydınlatmışlar.

Gök kubbe altında söylenmemiş söz kalmamıştır, bütün sözler birbirinin tekrarıdır diyenler ne kadar doğru bir tespitte bulunmuşlar.

Bizim yeni yaşadığımız ve sadece kendi başımıza geldiğini sandığımız olayların benzerleri yıllar öncesinde atalarımızın da başına gelmiş ki bu güzel atasözleri ortaya çıkmış.

Bugün bizim karşı karşıya kaldığımız olayların benzerleri atalarımızın başlarından geçmemiş olsaydı her biri altın kadar kıymetli bu sözler onlardan sadır olur muydu?

Atalarımız bu sözleri bize “paha biçilmez bir miras” olarak bırakmışlar! Peki, bizler bizden sonraki nesillere “böylesine bir miras” bırakabilecek miyiz? Atalarımız gibi bizim de geleceğe “ışık tutacak” sözlerimiz var mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.