Şahin ve güvercin rektörler…

Rektör deyince bizim nesil korkar.

Rektör demek kapıları kapayandı, başörtülü öğrencileri takip edip içeri almayandı.

Yetmedi, içeride bile peşini bırakmayandı, taktığı peruk altında eşarp var mı onu araştırandı.

Perukla derslere giren öğrencilerinden dahi hoşlanmayandı.

Kuşağımın kadınları son günlerde bunları konuşmakta.

“Evladım o çorbayı içeceksin, ne demek rektör beğenmemek.”

“Bizde çoğunu beğenmedik rektörlerin.

Dahası onlar biz öğrencilerini hiç beğenmediler, bir türlü sevemediler, ölesiye nefret ettiler.”

Sene 1998, Kemal Alemdaroğlu, İstanbul Üniversitesi Rektörü’ydü.

Nur Serter, Rektör Yardımcısı.

Kemal Gürüz, YÖK Başkanı’ydı.

Nur Serter’li ikna odaları, tarihin acı dolu sandığıdır.

Kimi başını açtı, kimi direndi, kimi üniversiteden ayrılıp, köyüne tarlasına döndü.

Üniversiteler güzel kokulu Arrafe bir cennet değil.

İnabet suyu, safvet sütü döşenmedi yollarınıza.

Bakın hâlâ örtü aktörlüğünden vazgeçmeyenler bulunmakta.

Hâkimlik yapmayın, Hayrunnisa olun denmekte.

Hani insanları Meryem’le oyaladıkları Bir Başkadır’ın asıl kahramanı Hayrunnisa.

LGBT mesajı veren imamın kızı Hayrunnisa.

Zaman değişti, Boğaziçi Rektörü, öğrencileri tarihin tanık olduğu en ipeksi selamla selamlamakta;

 “Ben de hard rock ve metallica dinlerim.”

Nereden nereye.

Örtülü ölümcül hastaların bile üniversite hastanelerinde örselendiği günlerden sonra yeni rektör minnoş bir kedi sevimliliğinde;

 “Zaman içinde beni tanıyınca sevip benimseyeceksiniz.

Paydaşları dinleyerek birlikte kararlar alacağız.

Boğaziçi kültürü devam edecek.”

Daha önce CHP’de siyaset yaptığını anlatıyor.

Boğaziçi’ni, dünyadaki ilk 100 üniversite arasına taşıyacağını vaat ediyor.

Valla, sizden biriyim diyor.

E artık beni sevin diye yalvarıyor.

Bütün o yaşlı şahinler, avını parçalamak için gagalarını açarken, güvercinler uçuruyor.

Nereden nereye.

Fakat üniversiteler rektörden oluşmuyor.

Öğrenciler bizim zamanımızdaki gibi ağzı var, dili yok değil.

  Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, rektörün atanması yerine seçilmesi gerektiğini belirterek, “Bu atamayı, akademik özgürlüğü, bilimsel özerkliği ve üniversitemizin demokratik değerlerini açıkça ihlal ettiği için kabul etmiyoruz” diyorlar.

Anneler evde onları rektörle çelişmeyin, çekişmeyin diye uyarsalar da.

Protesto gösterilerinde, rektörün onlarla konuşmak için yanlarına gelmesini umursamadılar.

Ağızlarına geleni saydılar.

Oysa anneler umutluydu, birlikte metallica dinleyeceklerini bile sanmışlardı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.