ABD demokrasisi zaten gerçek değildi

ABD’de Trump taraftarlarının Kongre salonunu basmaları dünyayı şok etmiş görünüyor. Hâlbuki yaşananların sürpriz bir tarafı yoktu. Amerika Birleşik Devletleri’nin nasıl ortaya çıktığı, milyonlarca yerli halk ya katledilerek ya da yaşama imkânı bırakılmadığı için uzak bölgelere göç etmek zorunda kaldıkları, kısacası ABD’nin yerli halk Kızılderililerin soykırımı üzerine bina edildiği hatırlandığında son Kongre baskınının şaşılacak bir yanı olmadığı görülür. Bir başka ifadeyle kovboy mantığının insan hakları, özgürlük ya da demokrasi ile uzaktan yakından bir ilgisi olmadığı düşünüldüğünde de bu vahşetin hiç unutulmaması gerekiyor. Özetle Avrupalılar Amerika kıtasında ayak bastıkları andan itibaren gücü hak sebebi kabul etmişler ve bunun sonucu olarak güçlüler zayıfları yok ederek topraklarına el koymuşlardır.

Geniş topraklar asli sahiplerinden temizlendikten sonra zengin olmak için ülkelerinden Amerika’ya gelmiş olanlar elde ettikleri zenginliği refah unsuru olarak kullanabilmek için kendi aralarındaki çatışmalara son vermek gerektiğini görmüşler ve sonuçta bir takım kurallar belirlemişlerdir. Buna rağmen uzun yıllar Amerika’da çatışmalar devam etmiştir. Çatışmalara son verdikten sonra dünyanın zenginliklerine göz dikmişler, çatışmasız el koyabildikleri ülkelerin zenginliklerini kendilerine aktarırken, direnişle karşılaştıkları ülkeleri ise ya doğrudan işgal etmişler ya da içeride oluşturdukları terör örgütleri ile ülkeleri zayıf düşürmüşler ya da darbeler yoluyla ülkeleri kontrolleri altına almışlardır. Sonuçta Amerika kıtasına ilk geldikleri andan itibaren yürüttükleri güçlü olan haklıdır anlayışını tüm dünyaya yaymaya çalışmışlardır. Bu arada yaptıkları işgal ve katliamları saklamak için demokrasi getirmek, insan hakları ve özgürlüklerin hayata geçirilmesi gibi itiraz edilmeyen bir takım kavramların arkasına sığınmışlardır. Bu anlayışın sonucudur ki, daha dün denebilecek bir zamana kadar işçi olarak kullanmak için Afrika’dan getirdikleri siyahlara hep ikinci sınıf insan muamelesi yapmışlardır. Bunun da ötesinde bazı lokantaların kapısına hiç utanmadan köpeklerin ve siyahların giremeyeceğini yazmışlardır. Uzun yıllar kurtarıcı ve demokrasi havarisi gibi takdim edilen ve ne yazık ki dünyanın pek çok köşesinde kabul edilen bu anlayış sebebiyledir ki, Kongre’nin basılması ülkemizde bir sürpriz gibi karşılandı.

Olayların medyamızda, “Dünyaya demokrasi dersi veren ABD’de demokrasi çöktü”, “Ellerinde demokrasi kalmadı”, “ABD demokrasi putunu yedi”, “ABD darbeyle tanıştı” gibi başlıklar atıldı. Sanırım bundan sonra olsun artık ABD demokrasi ihraç eden bir ülke olarak görülmez ve toplumlara lanse edilmez. Kongre işgali dünyanın ABD hakkında estirilen yalan rüzgârının farkına varır. Çünkü Amerikalılar zaten bu masalın farkındalar. Özellikle ırk ayrımcılığının tüm şiddetiyle sürdüğü bir ülke yöneticilerinin insan haklarından bahsetmesinin de bir anlamı kalmıyor. Özellikle de meseleye ülkemiz açısından baktığımızda bu ülkeyi yönetenlerin her fırsatta ABD’yi dost ve stratejik müttefik olarak nitelendirmekten vazgeçerler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.