Yanlışların kimseye yararı olmaz

Başörtüsü sorunu sona erdi, artık bu alanda kavga olmayacak diye düşünürken CHP içinden bir kişi yıllardır acılara sebep olan başörtüsü meselesini yeniden gündeme getirdi. Kabuk bağlamış yarayı yeniden kanattı. Bu tutumun partisine hiçbir yararı olmadığı gibi zararını da yıllardır görüyor olmalarına rağmen. Toplumun inancı doğrultusunda yaşayan kesimine karşı mücadele etmenin günümüzde çağ dışı bir davranış olduğu anlaşılarak Genel Başkan Kılıçdaroğlu ortaya çıkan görüntüyü değiştirmek için bir takım adımlar atıyor, farklı kesimlerden insanları listelerine alıyor, değiştiklerini göstermeye çalışıyor olsa da, bazı partililer bu görüntüden rahatsız oluyorlar ki, hiç gereği yokken, “Başörtülü bir hâkimin hakkımda vereceği karara güvenemem” diyerek yıllardır devam eden, gelinen noktada son bulduğu sanılan bir anlayış yeniden ülke gündemini işgal etmeye başladı.

Fikri Sağlar’ın bu yaklaşımı eleştirilirken söz konusu partinin yönetiminde bulunan başörtülü bir bayanın AK Parti Genel Başkanı tarafından vitrin mankeni olarak nitelendirilmesi de aynı derecede yanlıştı. Sorunun çözümüne hiçbir katkısı olmayacak bir tavırdı. Sanki bir başka partide görev yapan başörtülü bir hanım olamazmış gibi bir yaklaşım geçmişte başörtülü kızlarımızın kamu kurumlarından dışlanması gibi bir durum ortaya çıktı. Sanki iktidar sahiplerinin her yaptığı ve söylediğini doğru kabul etmek gibi bir durum ortaya çıkıyor.

Netice itibariyle siyasilerin beğenmedikleri söz ve davranış sahiplerini doğrudan cezalandırma alışkanlıklarında önemli bir değişikliğin olmadığı görüldü. Bir başka ifadeyle güç bende o zaman benim söylediğim ve yaptığım doğrudur denecek ise o zaman seçimlere ne gerek kalır. Madem bu ülkede demokrasi var, eksikleri olsa da eksikler giderilmeye çalışılıyor o zaman bazı hususların düzetilmesini halkın iradesine bırakmak gerekmez mi? Kaldı ki, eğer bir başka partideki başörtülü hanım vitrin mankeni olarak nitelendirilirse, bu nitelendirmeyi yapan yöneticinin partisinde bulunan başı açıkları benzer bir nitelendirmeye tabi tutmak yanlış olmaz mı? Kısacası bir yanlışın başka bir yanlış ile düzeltilmesi söz konusu olmuştur.

Başörtülüler siyasi malzeme değildir, olmamalıdır. Bu bakımdan insanları inançlarını yaşmak hususunda belli kalıplara sokmaya çalışmaktan vazgeçmek gerekiyor. Artık bu kısırdöngüden kurtulmak durumundayız. İnsanların kalbini bilmemiz mümkün değildir. Böyle olunca başını örtenlerin bulundukları siyasi harekete göre değerlendirilmesi haksızlık olur.

Sonuç olarak geçmişte yapılan zulmün sona erdirilmesi yönünde atılmış ciddi adımlar ve uygumlalar hayata geçirilmiş iken gereksiz çatışmalara girmenin kimseye faydası olmayacaktır. Özellikle de insanların inançlarını sorgulamak anlamına gelebilecek değerlendirmelerden kaçınmak gerekir diye düşünüyorum.

Kaldı ki bu millet CHP’den çektiklerini unutmuş değildir. Gerekli yargılamayı yapmaktadır. Bu sebeple de söz konusu partide geçmişin acılarını millete unutturmak için bazı adımlar atılmaktadır. Atılan bu adımlardan korkmanın anlamı yoktur. Ve artık bu başörtüsü konusunu siyasi malzeme yapılmaktan elbirliği ile çıkarmamız gerekmez mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.