Sorunlar azalmıyor artıyor

Toplumda mutsuzluk giderek yaygınlaşıyor. Bir yandan milli gelirden bir kesimin payına yüz, bir kesimin payına bir bile düşmüyorsa o toplumda gelir dağılımında adaletten bahsetmek mümkün olabilir mi? Bir başka ifadeyle dar ve sabit gelirliler ciddi bir ekonomik sıkıntıya sürüklenirken bir başka taraf aldığı pay ile alışveriş yaparken fiyatları sorma ihtiyacı bile duymuyorsa böyle bir toplumda huzur beklenebilir mi? Kaldı ki, toplumsal huzursuzluğun arkasında ekonomideki kriz ve insanların kazanabildikleri ile zor geçinebilmeleri varsa olay sadece ekonomik sıkıntı ile izah edilemez. Çünkü bu sıkıntılar toplumda sosyal ve psikolojik sıkıntılara ve bunalımlara da yol açar. Özellikle de toplumda gülen yüzlerin sayıları azalmaya başlamış ise o toplumda ciddi olarak sosyal patlamalar gündeme gelebilir.

Bunun için milli gelirin adil dağıtımının sağlanması hususunda yöneticilerin hassas olması gerekiyor. Çevrelerindeki bir mutlu azınlığa bakarak toplumun sıkıntılarını göremiyorlarsa sorunlara çözüm bulmaları da zorlaşır. Çok farklı kesimlerden insanlarla bir araya geliyor, hâl hatır soruyor, sohbet ediyoruz. Bunların içinde siyasi olarak iktidar partisine destek vermiş olanlar da var. Ancak, gelinen noktada tüm kesimlerin ortak tepkisi ekonomik bakımdan geçim sıkıntısı çektikleri. Özellikle de esnaf çok ciddi bir şekilde bunalmış durumda. Bırakın esnaf ile konuşarak onların nabzını tutmayı, işyerlerinin bulunduğu cadde ve sokaklarda aşağıdan yukarıya yürüyerek gidilerek çevredeki dükkânlara bir göz atılması dükkânların boş olduğunu görmek için yeterlidir. Özellikle de uzun yıllar cıvıl cıvıl olan dükkânlarda bugün sessizliğin hâkim olması esnaf kesiminin ciddi bir sıkıntı içinde olduğunu gösteriyor. Mesele bununla da bitmiyor, kısa sürede işlerin düzeleceğine dair insanların ümidi de yok. Sanıyorum sıkıntıyı esas büyüten, moralleri bozan, suratların asılmasına sebep olan husus da burada. Sıkıntıya düşen insanların geleceğe dönük ümitleri de kalmayınca sıkıntıları katlanıyor.

Ekonomik sıkıntıların sürekli artmasında salgının önemli bir payı olduğu biliniyor. Çünkü uzun süreli yasaklar ister istemez alışverişi çok aza indirmiş durumda. İnsanlar sadece ihtiyaç duydukları gıda maddelerini temini peşindeler. Geleceğe güvenleri olmaması sebebiyle pek çok ihtiyaçlarını ileriye erteliyorlar. Bir başka ifadeyle öncelikli ihtiyaçlarını karşılamanın peşindeler.

Bu tespitlerin gelecekte daha da artacağı endişesi ise karamsarlığı artırıyor. Çünkü çizilen pembe tablolar giderek inandırıcılığını yitiriyor. Çünkü salgının kısa sürede sona ereceği gibi bir beklenti toplumda yok. Salgın ile ilgili şimdiye kadar yapılan açıklamaların birbirini tekzip etmesi ister istemez tereddütlere yol açıyor, Buna bir de sanal âlemdeki yayınlar eklenince insanların doğrulara da güveni kalmıyor.

Sonuç olarak toplumun sürüklenen ekonomik ve sosyal sıkıntılardan en kısa zamanda kurtulmanın yolu hep birlikte el ele vermekten geçiyor. Yani, şartların ortaya çıkardığı sıkıntıların bedelini ödemenin sadece küçük esnaf ve dar gelirlilere yüklenmemesi gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.