Toplumsal dayanışma dönemi

Toplumun önemli bir kesimi, özellikle de küçük esnaf ile salgın sebebiyle işlerini kaybetmiş olan işçiler ve aileleri ciddi bir ekonomik sıkıntı yaşıyorlar. Bir taraf birikmiş parası olmayanlar ise tam bir sosyal patlamanın eşiğindeler. Bunun için şu salgın günlerinde imkânı olanlar yakınlarından sıkıntıya düşmüş olanların yardımına koşmalı, bunun yanında sivil toplum örgütleri de ülkemizde ortaya çıkan geçmişte bir işleri olup da gelinen noktada başkalarının desteğine muhtaç hale gelmiş olanları yakın takibe almalı, onların kendilerine müracaat ederek yardım istemlerini beklememeleri gerekiyor. Kısacası önümüzdeki aylarda daha da zorlaşacak hayat şartlarının işsiz kalan insanımızın sırtında oluşturduğu ağırlığı biraz olsun paylaşmak inancımız gereğidir.

Çünkü özellikle küçük esnaf kesiminin önceden belli bir birikimi oluşmamış ise onların durumu iş yerlerini ya kapatmaya ya da devretmeye, bir başka ifadeyle satmaya zorluyor. Yani bir zamanlar iş adamı olan binlerce insan bugün işsiz konumunda. Bunları hatırlatırken derdim kesinlikle salgının ortaya çıkardığı bu sıkıntıları eleştiri malzemesi yapmak değil. Sadece bu ülkenin insanları olarak sıkıntılı günlerde gerçekleştirmek durumunda olduğumuz dayanışma duygusunu hatırlatmaktan ibaret.

Bunun içinde öncelikli olarak insanlar birbirlerine doğrudan bir yardım paketi ulaştırabilecekleri gibi bu işi yardım kuruluşları aracılığı ile yapmalarında fayda var. Çünkü yardım sahibi ile ihtiyaç sahibinin karşı karıya gelerek yardımlaşma işini gerçekleştirmelerinin yanlış bir tarafı olmamakla birlikte düne kadar başkalarına yardım eder durumda olan insanların bugün yardıma muhtaç oluşlarının gösterilmemesinde yarar var.

Hemen belirtiyim ki, esnafın derdine kişisel yardımlarla kesin çözüm bulmak mümkün olmayabilir. Ancak, yaşanan sıkıntının hafifletilmesi bile bugün için büyük önem taşıyor.

Bugün çarşıya çıkıp eskiden beri tanıdığınız esnaflarla kısa bir sohbet edecek olursanız özellikle küçük esnafın ne durumda olduğunu görmenize yetecektir. Bu kesimi kurtarmanın, ayakta durmasını sağlamanın yapılacak belli miktardaki kira yardımı ve destekle sağlamanın mümkün olmadığı görülüyor. Böyle olunca da millet olarak hepimizin üzerine bir sorumluluk düştüğünü görmemiz gerekiyor v e bu işin siyasi malzeme yapılmasının yanlış olduğunun farkına varmak lazım.

Bu noktada küçük esnafın önemli bir kesiminin işsizlerin evinin ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı bir nokta asgari ücretin tartışılması fazla bir anlam ifade etmiyor. Çünkü sadece askeri ücretle çalışanlar sıkıntı çekmiyor, toplumun orta sınıfını oluşturan esnaflarımız ayakta durmakta zorlanıyor. Onların zorlanması ve işyerlerini kapatmak ya da devretmek zorunda kalmaları ailelerinin de aynı sıkıntıyı yaşadığını, okuyan çocuklarını okula göndermekte zorlandıklarını görmek durumundayız. Yardımlaşmayı seven bir milletiz. Hatta sadece yakın çevremizdekilerle değil, dünyanın dört bir köşesindeki ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşan bir millet olduğumuz için bu zorlu günlerde hep birlikte toplumsal dayanışmayı gerçekleştirdiğimiz takdirde bu sıkıntılı günleri daha hafif yaralarla atlatabiliriz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.