Saldırganlık Neye ve Kime Yarar?

Günümüzde nefret de bir kültürdür. Düşüncesizliğin, fikirsizliğin, fehmsizliğin bir sonucu. Toplumlarda kesimler bulunuyor bunlar çeşitlilik arz eder. Kimi siyasal, kimi kabile, mezhep, şehircilik gibi. İdeolojik olanı çok daha fazla ve karmaşık.

İdeolojiler yabancı olsa da artık bizim gerçeğimiz. Bunlar kimi zaman ideoloji olmaktan çıkar yerel özelliklere bürünür. Türkiye’de sağ-sol ayrışmaları tam anlamıyla belirsiz ve karmaşık. Milliyetçiliğin bir bütünlüğü yok.

Sağ ile sol çatışmaları geride kaldı. Eskiden iki siyasal akımın birbirine karşı çatışma alanıydı. Bugün öyle bir alandan söz edilemez. Sol partiler liberal ve Batıcı. Sağ ve milliyetçi partiler de liberal ve Batıcı. Muhafazakârları da böyle görebiliriz. Birbirlerinden farklıları sadece renklerin tonlarından ibaret. Sol görünen ve tanımlanan kesimin Marksizm ile bir ilgisi yok. Sosyalizmleri de belirsiz. Bugünün sol diye düşünen kesimleri, Kemalist, laik, liberal ve ırkçı. Kendini merkeze doğru çekme çabasında. Kendi içlerinde de geçmişin kalıntılarını, izlerini taşıyan keskinleri var. Kemalizm en baskın olduğu alan. Ondan asla ödün vermiyor. Aslını korumaya bakıyor.

Milliyetçi sağ, laik, liberal, ırkçı. Irkçılıkta daha uç. Biraz da dindarlık rengi var. Bu, asıl değil. Milliyetçilik de çok çeşitli ve renkli. Renk tonları farklı olsa da aynı öz ve ruhu taşır. Kemalizm milliyetçiliktir, Türkçülüktür. Birbiriyle aşırı çatışır gibi görünün iki siyasal akımın ana izlekleridir. Bunlar bu düşünüşten asla vaz geçmezler.

Muhafazakârlık, flu bir tanımlama. Her kesim kendine göre muhafazakârdır. Solun Kemalizm muhafazakârlığı gibi. Milliyetçiler için de aynı durum söz konusu. Muhafazakârların ulusalcılıktan ırkçılığa oradan da Kemalizm’e yönelişlerinde bir rastlantı yok. Gide gide bir yöne doğru akıyorlar.

Sağ milliyetçilik olduğu gibi muhafazakâr milliyetçilik de bugün bir gerçek. Sağın da kendi içinde farklılıkları bulunuyor. Anadolu milliyetçiliği, Türkî toplumlarla olan milliyetçi beraberlik, daha dar olanı Türk-Azeri milliyetçiliği. Bu, bazen içine Musul Kerkük’ü de dâhil eder. Yalnız bu sonuncusu bugün artık pek dillendirilmiyor.

Tanımı belirsiz milliyetçilikler de var. Anadolu milliyetçiliği ve Kalın Türk milliyetçiliği gibi.

Milliyetçi bir edebiyat merkezinden söz edilemez. Nihal Atsız ile son bulan, onun devamındakilerin çok cılız olduğu bir gerçek. Sağ milliyetçilik ise kendini önce hece ile sınırlayan sonra bundan vazgeçerek, düşünce ve özde bir değişim göstermeden serbeste geçiş. Bunlarda din, İslâm düşünce ve medeniyeti asla merkez değildir. Irk ruhu ağır basar. Muhafazakârlar da, geçmişte İslâmî düşünüşten gelenlerin, sağ milliyetçi ruha doğru hızlı bir akış içindedirler. Türklük ruhu merkezdir.

Diğer ırkî hareketler bunlardan farkı değildirler. Onlar da liberal, Batıcıdırlar. Kimileri Kemalizm konusunda ayrılır. Belki de Türk ile Kürt çatışmasının temelinde Kemalizm bulunuyor. Onlar bir sempati duysalar çatışmalar bir ölçüde azalır.

Öteden beri İslâmî duyarlık sahipleri gerilim ve çatışmaların dışında kalırlardı. Kemalizm çok da umurlarında değildi. Ama bütün bunlara karşın kanlı süreçlerden uzak durulurdu. İslâmi duyarlıklı kesimler mevcut sistemin yapısı içinde var olma ve ayaklarını basma imkânını buldukları andan itibaren Kemalizm ile barıştılar. Ulusalcılıktan ırkçılığa yönelince çatışmalarını gerektirecek çok fazla bir şeyleri kalmadı. Çatışma nedenleri nedir o zaman? Mevcut pastanın paylaşılması konusu ve sorunu. Mevzi kaybedildikçe gerilim tırmandı. Mevzi kazananlar da geçmişin izlerini korumanın yararlarından eskiye dönüş yapıyor. Kemalizm maskesini daha sağlamlaştırıyor.

Muhafazakârlar ise onların bu açıklarından yararlanıyor. Bunu nefret noktasına taşıyor. Bununla yerini sağalama çabasına giriyor. Ortada bir düşünce yok sadece sıradan sloganik saldırıya hazırlık sağlayan çıkışlar yapıyor. Bundan kim ne yarar sağlıyor ona bakılmalı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.