Hapishaneler okula dönüştürülsün

1920’de, “Din elden gidiyor” demişler, hemen baltasını almış yürümüş.

Tanımadığı Delibaş’ın peşine düşmüş, yakalanmış ve iki yıl hapis yatarken dininin ana kitabı Kur’an-ı Kerim’i okumayı hapishanede öğrenmiş.

Hapisten çıkınca yıllarca köyünden ücretli köyün imamlığını yapmış birini bilirim.

Gönenli Mehmet Efendi anlatmıştı, “Denizli Hapishanesi’nde yatarken Kur’an okumasını öğrettiğim insanlardan bir kısmı hapisten çıkınca köylerinde cami imamı olmuşlar” demişti.

Dikkat ediniz, suç makinesi, imam olunca güvenlik görevlisine dönüşmüş.

12 Eylül 1980 öncesi komünist olan ve darbe sonrası bakana rüşvet vermekten hapse giren ve aslında bir kapitalist olan kişi anlatmıştı;

“Hapse girince koğuşumuzda irticadan yatan bir hoca efendi, bizi eledi beledi şeriatçı yaptı” demişti.

Dinimizde eğitime özel, yer yoktur.

Sevgili Peygamberimiz, Safa Tepesi’nden başlatmış eğitim faaliyetini ve son Arafat Dağı’ndaki ünlü Veda Hutbesi’ni de dağ başında yapmıştır.

Evler, sokaklar, daireler, kışlalar, karakollar, üniversiteler, özetle temiz olan her yer eğitim için kullanılır.

Ben bir müdür tanırım, çalışanları her sabah yarım saat önce gelirler ve Kur’an meali, hadis tercemeleri, ilmihal bilgileri okuyarak nerdeyse yirmi yılda onlarca kitabı okuyup bitirdiler.

28 Şubat döneminde bile ara vermediler.

Eğitim deyince akla ilk gelen Allah inancı olmalıdır.

Yusuf aleyhisselam hapishanede başlattığı derste mahkûmlara kendisinin Rabbi tarafından eğitildiğini, Allah ve ahirete iman etmeyen bu kavmin dinine uymadığını, onların Mısır yöneticilerinin kâfir olduğunu:

“Yusuf: Sizin yiyeceğiniz yemek size gelme¬den ben onun yoru¬munu size ha¬ber veririm. Bu Rabbimin bana öğrettiğidir. Ben, Al¬lah’a inanmayan, âhireti de in¬kâr eden bir kavmin dinini terk et¬tim.

Atalarım İbrahim, İshak ve Yakup’un dinine uydum. Her¬hangi bir şeyi Allah’a ortak koşmamız bize yaraşmaz. Bu (iman) bize ve insanlara Allah’ın lüt¬fundandır. Ancak insanların birçoğu şükretmez” diyerek haber verdikten sonra soruyor:

“Ey hapishane arkadaşlarım, ayrı ayrı Rabler mi daha ha¬yırlı, yoksa her şeyi hükmü altına alan bir tek Al¬lah mı?” (Yusuf süresi ayet 12/39).

Yani “Firavun’a mı uyalım, Nemrut’a mı uyalım, bu günkü dille AB kriterlerine mi, BM beyannamesine mi, Şanghay kriterlerine mi uyalım, yoksa herkesi ve her şeyi yaratan, yaşatan ve yönetene mi uyalım?” dedikten sonra imanın aslını ve bu yolda giden İbrahim, İshak ve Yakup aleyhisselamların yolu olduğunu anlattıktan sonra hüküm koyma hakkının yalnız Allah’a ait olduğunu bildiriyor:

“Allah’tan başka tapındıklarınız sizin ve atala¬rınızınadlan¬dırdığı bir takım isim-lerden başka bir şey değildir. Allah, onlar (put) hak¬kında hiçbir delil indirmemiştir. Hüküm yalnız Allah’ındır. Yalnız O’na kulluk yapmanızı emretti. İşte en doğru din budur. Ancak in-sanların birçoğu bilmezler.” (Yusuf süresi ayet 12/37-40).

Teklifimi tekrarlıyorum:

Hapishaneler eğitim yuvası haline dönüştürülmelidir.

Böylece Yusuf aleyhisselamın, “Kadının beyanı esastır” kanununa göre kadının iftira ile atıldığı hapishaneyi medreseye çevirme sünneti de yeniden diriltilmiş olur.

Diyanet ve Milli Eğitim’in personelinden yararlanarak hemen bir eğitim programı hazırlanıp faaliyete geçirilmeli.

Kur’an, hadis, siret ve ilmihal bilgilerinden aldıkları eğitim sonunda  belirlenen kriterlere uygun olarak not alanlar için, hapis günlerinden indirim yapılarak teşvik edilebilir.

Mahkûmlardan eğitimli olanların ilminden yararlanılır ve onlara da ücret olarak sayılı günlerinden düşme teklif edilir.

Bu konuda gerekli kanuni düzenleme yapılmalı ve hemen derslere başlanmalı.

Hapishanede ders başlatılırsa tek kişilik hücrelerde her tuğladan fışkıran gürültülerden çıldırma sınırına gelenleri kurtarmış olursunuz.

Yalnız kalınca tüm insanlığı düşman görmeye başlayanların insanlığa kin bilemelerini engellersiniz.

Koğuşta kendini itilmiş, kakılmış, terkedilmiş kabul edip çokluk içinde yalnızlık hissedenleri, diğerleriyle ortak bir eğitimde buluşturarak, aldıkları notları konuşarak, her gün notları oranında sayılı günlerinden eksilme sevincini yaşatarak yalnızlığın cehenneminden çıkarılmış olur. Terör, soygun, mafya, gasp çetelerine adam kazanma eğitimi engellenmiş olur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.