Kutlu kitabın yazarına hakaret

Videoyu izlerken herkes dehşete düştü.

İlahiyat hocasının belki kendi ruhsal dünyasındaki anafor mu onu böyle konuşturmuştu.

Fakat etkisinde kalacak gençler olabileceği fikri ile irkilmemek mümkün değil.

Hocamız, “takım yıldızlara bak, samanyoluna bak, okyanusun diplerine bak, kutuplara bak, çiçeğe bak, boğazda erguvana bak” demekte.

Kutlu kitabımızın, çevresine bakmadığı görüşü, hazin.

Şems, Veyl, Fecr, Felak, Duha…

Güneş, gece, tanyerinin ağarması, sabah, kuşluk…

Bütün bu vakitlerin bir şiir gibi ahengi.

Tin, Zeytun…

İncir ile zeytin, boğazın erguvanından daha renkli dünya güzellikleri ki kimi beldelerde hâlâ tanımamaktalar inciri ve zeytini.

“Sina Dağı’na, Mekke’ye yemin olsun”.

Tin ile Zeytun bir anlamda Şam ile Filistin’e de telmihtir.

Rum Suresi ile tarih, coğrafya bilgileri zirvededir.

Rum Suresi’ne, ehl-i kitap olan Bizanslılar ile ateşperest olan İranlıların mücadelesi ile başlanır. Daha önce Rumlar, İranlılara mağlup olmuşlardır.

Fakat Bizanslıların galip gelecekleri ve Müslümanların sevinecekleri bildirilmektedir.

Alak Suresi, bir biyoloji, tıp külliyatı gibi insanın bir damla sudan yaradılışını ele almaktadır.

Alak, kan pıhtısı.

Bir ebru sanatçısının su üzerine şekil çizmesinden katrilyonlarca deha Rabbimiz, o gözle görülemeyen küçük suya; şeklimizi çizdi, yazdı, resmetti, boyadı.

Göz, ten, saç rengi, kısa ya da uzun boy, iyi kötü karakterlerini de o suya yazdı.

O gözle görülemeyen suda kişiyle ilgili bilgileri sakladığı bir DNA merkezi, kütüphane kurdu.

Kutlu kitabımızın ilk kelimesi İkra.

Oku.

Edebiyat, kültür, medeniyet kodları yine Alak Suresi’nde.

Oku kelimesi olan İkra’da toplanmış.

Oku, yaz, kalem…

“Sakın ha (okumam) deme çünkü insan azgınlaşır” (Alak, 6).

Okumam diyenlerin azgınlaşacağını anlatan Rabbimiz, sadece Hicaz’ın müşriklerinin değil günümüz inatçılarının da halen Kur’an ve başka kitapları okumaya yanaşmadığını bildirmektedir.

“Kendini (cehalet içindeyken ) yeterli gördüğü için” (Alak, 7).

Cehaletine rağmen kendini yeterli görenlerin, eskiden olduğu gibi şu modern zamanlarda da nasıl küstah olduğu çok barizdir.

Okumak, yazmak.

Kur’an, kitap, sahifeler, yazılar…

Namaz ve zekât, muhteşem ikili.

Sabır ve merhamet.

İbadete sabır.

Haramlardan kaçarak sabretmek.

Sadece Yusuf Suresi’nde ne çok ilim açıklanmış, iktisat ile varlık yılı, yokluk yılı, tasarruf planları yapılmış.

Çocuk eğitimi işlenmiş, annesiz olduğu için baba Yakup Peygamberin oğlu Yusuf’u ayrı bir sevmesi, diğer kardeşlerinin kıskançlığına sebep olmuş.

Genç bir erkeğin namusunu koruması anlatılmış.

Hocamız ruhunda bozgunlar yaşamakta ki, “Kur’an, bütün kadrajını Hicaz-Taif-Medine’ye sıkıştırmış. İnsanlığa son söyleyeceği sözün çapı oradaki 3-5 lavuk müşrik. Ve o müşrike Kur’an’da öyle küfürler var ki… Bu Allah dili olabilir mi? İnsani dil olamaz mı? Olabilir.”

Hitap Hicaz’adır fakat evrenseldir, tüm zamanların insanını kapsar.

Dahası her türlü zulmü yapan müşriklere, kötülere; kibar bir hitap cümlesi mi beklemekteydi Rabbimizden.

Hâlâ insanlığın burnundan getiren kötüleri, bugün biz, tiksinerek anmaktayız.

Bir şiir gibi, musiki gibi, derin bir derman olarak, kutlu kitabımız Kur’an-ı Kerim; yeryüzünün tüm yüreklerine sonsuza değin inşirah verecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.