Sorumlusu olmayan ekonomik kriz

Resmi rakamlara bakarak ekonomik durumun ne noktada olduğunu tespit mümkün değil. Çünkü açıklanan işsizlik, enflasyon, ekonomik büyüme ve borç stoku konusunda tereddütler oluşmuş durumda. Açıklananlar ile piyasada karşımıza çıkan rakamlar birbirine uymuyor. Özellikle de son bir yıl içinde fiyatlarda ortaya çıkan yükseliş bile insanların açıklanan rakamlara güvenini sarsmasına yetiyor. Bunda neyin etkili olduğu konusunda farklı şeyler söylemek mümkün ama, sanıyorum esas sorun iktidar sahiplerinin günden güne değişebilen uygulamalarının payı büyük. Bunun yanında bir de ortaya çıkan olumsuzlukların sorumlusu ya muhalefet ya da görevden alınmış veya ayrılmak zorunda kalmış yöneticiler olarak gösteriliyor oluşu. Böyle olunca da olumsuzlukların hesabının sorulması mümkün olmuyor.

Bilindiği gibi Sayın Cumhurbaşkanı daha yakın zamana kadar faiz oranlarının yüksek oluşundan şikâyet ediyor özellikle Merkez Bankası genel müdürlerine faiz oranlarını indirmeleri çağrısında bulunuyordu. Bu yaklaşım elbette alkışladığımız bir yaklaşımdı ama faiz oranlarını indirmemekte direnen bürokrat görevden alındı, arkasından gelen de faiz oranlarını sürekli indirdi. Ancak, siyasi iradenin takdirini kazanamadı ve görevden alındı. Bunun ardından göreve gelenler ise yüzde 4’ü aşkın faiz artırımını bir kalemde uygulamaya koydular. Ancak görünen o ki, bu da ekonominin düze çıkmasına çare olmadı.

Görünen o ki, ekonominin böylesine istenmeyen bir noktaya gelmiş olmasının sorumlusu istifa etmek zorunda kalan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak imiş gibi bir hava estirilmesi de doğru değilmiş.. Albayrak’ın istifa etmesinin ardından  dövizde meydana gelen bir-iki günlük düşüş bir çoklarını suçlunun bulunduğu havasına soktu ama bu da kısa sürdü. Dövizdeki düşüşün yarıya yakını yeniden geri döndü, meselenin Berat Albayrak olmadığını, ekonominin zaten raydan çıkmış olduğunu gösterdi.

Şimdilerde bir takım reform arayışlarına yönelindi. Adalet ve ekonomik reform için harekete geçildi. Ancak alışkınlığımız olduğu için, sorunun esas sorumlularının ne hesap vermesi ne de hesap sorulması söz konusu değil. Çünkü son sözü söyleyenlerin sorumlu olması düşünülmüyor. Sadece verilen talimatları uygulayanlar suçlanarak işin içinden çıkılmaya çalışılıyor,

Bu arada muhalefet kanadından yıllardan beri ekonomide gidilen yolun sağlıklı olmadığı, üretimi artırıcı yatırımlar yerine alt yapıya aktarılmasının soruna çözüm olmayacağı eleştirileri de her seferinde ya hainlik ya da işi bilmemekle suçlanarak mesele kapatıldı. Ancak, tüm değişimlere rağmen muhalefet eleştirilerini sürdürüyor. Söz gelimi bir zamanlar ekonominin başındaki kişi olan Babacan’dan iktidara, “Esnafı sıkboğaz etmeyin” çağrısı gelirken İyi Partili Fahrettin Yokuş, “Bütçe yine açık verecek. Bu da vatandaşa zam, vergi olarak dönecek” diyerek dikkat çekiyor. Muhalefet ne derse desin iktidar kanadının bu sözlere kulak asmayacağı düşünüldüğünde olsa olsa oyunbozanlık yapmakla suçlanacak, bu söylenenlerin haklılık yönü olup olmadığı üzerinde düşünülmeyecek. Sonuç ekonomik kriz devem edecek ama bir türlü sorumlusu bulunmayacak, bulunamayacak!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.