Salgın ile ilgili her kafadan bir ses çıkıyor

Korona salgını konusunda giderek tam bir belirsizlik oluşuyor. Daha doğrusu hastalığın belirtileri konusunda o kadar çok açıklama yapılıyor ki, herkesin kendini evine hapsetmesi, kendinden başka hiç kimsenin, hatta kedi köpek gibi hiçbir canlının bulunmaması gerekiyor. Yapılan açıklamalar, medyaya yansıyan haberler insana bunu düşündürüyor. İyi de, insanların kendilerini evlerine hapsetmeleri madden ve manen mümkün mü? Bu soruya evet demek mümkün değil. Hayat şartları böylesine kendilerini bir hücreye hapsetmelerine imkân vermiyor. Çünkü bir yandan insanların günlük bazı ihtiyaçları var ve bunların karşılanması gerekiyor. Bunun ise kendisi dışında birileri tarafından temin edilmesi lazım.
Bu noktada son günlerde televizyon haberlerine yansıyan yeni bir duruma dikkat çekmek istiyorum. Birkaç gün öncesine kadar korona salgınının hayvanlardan, özellikle de kedi ve köpeklerden geçmediği söyleniyordu. Şimdilerde Danimarka’da vizonların, ardından da kedilerin koronavirüsü taşıdıkları ileri sürülerek söz konusu ülkede topluca imha edildikleri haberleri sıkça gündeme geliyor. Bu da yetmedi, dünkü bir gazetede yılın bu döneminde gelen çöl tozlarının koronavirüsün yayılımı için gerekli doğal ortamı sağlayacağına dikkat çekiliyor. Salgının başladığı günlerden bu yana bir insanda koronavirüs belirtileri konusunda yapılan açıklamaları alt alta getirdiğimizde karşımıza uzunca bir liste çıkıyor. Bu listeyi şöyle sıralamak mümkün:

Ateş, kuru öksürük, yorgunluk, baş ağrısı, boğaz ağrısı, ishal, tat ve koku kaybı, ciltte döküntü, el-ayak parmaklarında renk değişimi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, konuşma ve hareket kaybı, kas ağrısı, hıçkırık, burun tıkanıklığı, balgamlı öksürük, mide bulantısı, kusma, iştahsızlık, burun akıntısı, böbrek yetmezliği, gözlerde kızarıklık ve yapışkan akıntı, üşüme-titreme, kısa süreli hafıza kaybı, bel-sırt ağrısı, genital bölge ağrısı…

Şu günlerde insanlarda bu saydıklarımızın bir ya da birkaçı söz konusu olabilir. Böyle olunca da insanların hemen hastanelere koşması gerekir. Ancak hastanelere koştuğunuz takdirde genellikle insanlar evlerine gönderiliyor, karantina süresini evlerinde geçirmeleri isteniyor. Bunun sebebi de hastanelerde giderek yoğunluğun artması. Bir başka ifadeyle, insanlar bu söylenenleri kendilerinde aramaya başladıklarında toplumun büyük çoğunluğu kendisini hasta olarak nitelendirebilir. Bu arada koronavirüs ile ilgili her gün yeni ve farklı açıklamalar gündeme geldiğine göre insanlar için ölçü ne olacak. İnsanlar neye dikkat edecek? Yapılan açıklamalardan derlediğimiz, bu listede yer alan belirtilerin özellikle öne çıkanları hangileridir? Ya da tek bir tanesinin insanda görülmesi hastaneye koşması için yeterli midir?

Hemen belirteyim ki, yapılan tüm açıklamalar elbette insanımızı salgından korumak içindir. Ancak her gün yeni bir belirti ilan edilmeye devam edilecek olursa insanlar hastalık hastası haline gelebilirler. Çünkü kendini dinleyen herkes bu listede yer alan bir ya da birkaç belirtiyi farklı günlerde görebilir. Bu bakımdan bu açıklamaların belli bir yerden ve belli bir araştırma soncuna göre yapılması gerekir diye düşünüyor, sadece ülkemiz değil, insanlığı bu salgından bir an evvel kurtarması için Allah’a dua ediyorum, hep birlikte dua edelim diyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.