Ahmet Kekeç

Usta yazar Ahmet Kekeç, geçen hafta (14 Kasım 2020 Cumartesi) koronavirüs nedeniyle 59 yaşında dâr-ı bekaya irtihal etti. Salgın, Türk edebiyatında önemli bir ismi aramızdan aldı. Türkiye’de ilk defa koronavirüsten bir edebiyatçı vefat etti. Doksanlı yıllardan (özellikle 28 Şubatçılara karşı yazdığı yazılarıyla) günümüze, inandığını hiç çekinmeden yazan yazar olması nedeniyle vefat ettiğini öğrendiğimde üzüldüm. Ahmet Kekeç ismini ilk defa, 2000 yılında Kahramanmaraş’ta kitabevinde çalışırken Yağmurdan Sonra romanını okuyarak öğrenmiştim. Şahsen tanışmamız ise İstanbul’da…

2004 yılıydı. Yeni Şafak gazetesinin Esenler’deki binasına o zaman orada çalışan bir tanıdığımı (yazar değil) ziyarete gittim. Kısa ziyaretten sonra Ahmet Kekeç’in gazetede olup olmadığını sordum. Ahmet Kekeç kapıya kadar gelip beni buyur etti, hemen çay söyledi. Odasında ilk dikkatimi çeken kitaplığı ve masanın üzerindeki gazeteler olmuştu. İlk şiir kitabım Tanınma Korkusu (Mart 2004) yeni yayımlanmıştı. Ben ismimi söyleyip kendimi tanıtacakken çekmecesinden Tanınma Korkusu’nu çıkardı, gösterdi; “Tanınma Korkusu’nu yayınevi göndermiş, okudum. Sonra Yusuf Ziya Cömert’e telefon açtım; sana iki şiir kitabından şairlerin ismini söylemeden şiir okuyacağım dedim, o da ‘oku’ dedi, bir şiir senin şiir kitabından, bir de … (şairin ismini söylemişti ama o isim benden onyedi yaş büyük, rencide olmaması için vermiyorum) şiir kitabından okudum; hangisi iyi şiir dedim, seninkini ‘bu çok iyi şiir’ dedi, diğerini ‘bu şiir değil’ dedi, o bizim yazarımız dedim, ‘olsun’ dedi, gerçekten de bizim yazarımız olmasının önemi yok şiir, şiir olmalı, senin şiirlerini dergilerden okuyordum şiirlerin çok iyi, kitabın çok iyi hayırlı olsun, bu kitap hakkında büyük ihtimal çok yazı yazılacaktır” dedi. Ahmet Kekeç bunları söylerken ben utangaç bir şekilde ne diyeceğimi bilememiş Allah razı olsun abi demiştim. Sonra, “Kusura bakma bana az müsaade et şu gazetelere bir göz atayım hatta sen de şunlara göz at” diyerek gazetelerin birkaçını da bana vermişti. İlk açtığı gazete o zamanın Zaman gazetesiydi. Zaman’da şiir kitabım hakkında bir köşe yazısı yazılmış, yazıyı görür görmez okumuş, sonra bana döndü; “Bak demiştim demin, Tanınma Korkusu hakkında yazı var, al, oku” dedi. Kendisi gazetelere göz atarken ben de söz konusu yazıyı okudum. Sonra gazetelerden başını kaldırdı, çekmecesinden bir makas çıkardı bana uzattı; “Kes o yazıyı, şiirin hakkında yazılan yazıları kes arşivle” dedi. Ben o ana kadar hakkımda yazılan yazıların kesilip arşivleneceğini bilmiyordum. Kitabım hakkında yazı yazılır ben de okur atarım diye düşünüyordum. Hatta o yazıdan önce beş altı yazı yazılmıştı kitap hakkında onları kesip arşivime koymamıştım. Ahmet Kekeç bana ‘arşivlemeyi’ öğretti. Daha sonra uzun bir ara görüşemedik. İkinci şiir kitabım Yasak Bölge (Ocak 2007) yayımlandığında imzalayıp göndermiştim. Beni arayıp hem tebrik etmiş hem de kitaptan bir şiir okumuştu. Ahmet Kekeç şiire değer veren bir isimdi.

Ahmet Kekeç, roman ve öykülerinde içli bir dil, düşünce yazılarında ise mizahi bir dil kullanmıştır. Kendine özgü nüktesi var dilinin. Müslümanlara yaşatılan katlanılamayacak durumları yaşatanları tiye alarak karşı koymuştur. Özellikle 2000’li yıllarda yazdıkları bu söylediklerime kanıt. Gazeteciyim Ama Tedavi Görüyorum isimli kitabı hem kitabın ismi hem de dili bakımından Ahmet Kekeç ironisini ortaya koyuyor.

Kekeç son yıllarında televizyon programlarına ağırlık vermiş, medyatik bir isim haline gelmiştir. Televizyon programlarını azaltıp roman ya da öykü yazsaydı daha fazla eser verebilirdi. Edebiyat ve hayat birikimi kendisinden bunu beklettirecek kadar derin ve genişti.

Ahmet Kekeç, kendine özgü dili ve düşüncesiyle Türk edebiyatında önemli bir isimdir. Yağmurdan Sonra, Son İyi Şeyler, Kanamalı Haydut isimli kitaplarıyla Türk edebiyatında kendine özgü bir yer edinmiştir. Ahmet Kekeç’e Allah’tan rahmet, yakınları ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.