Bir türlü başlayamayan şahlanış

Bazı siyasilerin tercih ettiği üsluptan rahatsız olmamak mümkün değil. Çünkü söylenen sözler mide bulandırıyor. Birbirlerine sarf edilen düşmanca sözler savaş halindeki iki yabancı ülkenin siyasileri arasında geçiyor sanırsınız. Üslup öylesine sert, Bir sorunla ilgili görüş ortaya koymaktan çok bir kavga halini andırıyor. Kaldı ki, bırakın kendi içimizde, yabancılara karşı da söylenmemesi gereken sözler havada uçuşuyor. Kısacası, hakaret ederek siyasette üstün gelme gayreti ister istemez insanı tedirgin ediyor.

Bu arada sadece çevremizde değil, dünya üzerinde yıllardan beri dost ve müttefik ilan ettiklerimizle de aramız açılmış, bir süreliğine gündem dışına itilmiş olan ya da öyle görünen ihtilaflar giderek ciddi sorunlar haline gelmiş. Böyle olunca dışa karşı tüm siyasilerin ortak bir tavır oluşturması, yani dış düşmanlara karşı birlik oluşturulması gerekirken sanki bazı siyesi kadrolar böyle bir birlik oluşması ihtimalinden rahatsız görünüyorlar. Söz gelimi sadece son bir yıl içinde ABD’nin başkanlarından dışişleri bakanına kadar sergilenmiş çirkin tavırlara karşı verilen cevaplarda dikkatli olmaya çalışılırken, içeride birlikte siyaset yapmak, ülke sorunlarına çözüm bulmak zorunda olunmasına rağmen ille de farklı kamplar oluşturulmaya ve rakipler karşı kampta yer almaya zorlanıyor. Kısacası birbirimizle ilişkilerimizde muhabbeti esas almamız, özellikle dış tehditlere karşı birlikte güç oluşturmamız gerekirken iktidar sahipleri tek başlarına dış tehditlerle başa çıkabileceklerini düşünüyor olacaklar ki,  diğer siyasilere tahammül gösteremiyor ya da esirgiyorlar.

***

İktidar çevrelerinin sık sık dile getirdikleri iddia ülkemiz için şahlanış döneminin başladığı oluyor. Özellikle ekonomik alanda bu sözün tekrarlanması artık alışkanlık haline gelmiş iken şimdilerde güçlü Türkiye için şahlanış dönemi söyleminin içeriği genişletilmiş, hayatın her alanını kapsar bir görüntü sergilenmeye çalışılıyor. Keşke bu şahlanış gerçekleşse de bundan kim siyasi bir fayda sağlarsa sağlasın. Çünkü ülkemizde hangi alanda olursa olsun ortaya çıkacak şahlanıştan vazgeçtim, iyileşme bile bu ülkenin her ferdini mutlu eder, etmesi gerekir. Eğer bu ülkenin gelişme ve şahlanışa kalkmasından rahatsız olanlar var ise onlar da kendilerine gelmek durumundadırlar.

***

İktidar sahipleri iktidarlarının ilk günlerinden başlayarak uzun süre AB üyeliğini topluma ulaşılması gereken hedef olarak ilan ettiler. Ancak AB ülkeleri Türkiye’nin üyeliğini ne dillerine ne de gündemlerine aldılar. Şimdilerde iktidar kanadından AB güzellemeleri gelmiyor. ABD’nin her fırsatta dost ve stratejik müttefik olduğu tekrarlandı ama en büyük düşmanlığı onlardan görüyoruz. Suriye’de ikinci bir terör devleti kurmanın peşindeler ve bunu gizlemeye de gerek duymuyorlar. Sadece görmek istemeyen bizleriz. Tüm bunları birlikte düşününce acaba diyorum iktidar sahipleri üst üste yığılmış olan sorunlardan dikkatleri başka tarafa çevirmek ve gündem değiştirmek için mi iç politikada böylesine sert ve kamplaştırıcı bir üslubu tercih ediyorlar diye insan sormadan edemiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.