Rusya terörist yoldaşlığından vazgeçmiyor

Önceki günkü yazımda da benzer bir konuyu dile getirmeye çalışmıştım. Aynı konuya bir kez daha dönmem diye düşünürken, belki de Azerbaycan’da acı olayların tekrarlanmaması arzum sebebiyle bu düşünceye sahiptim. Ne yazık ki Azerbaycan’dan gelen haberler benzer bir konuyu tekrar dile getirmeye zorladı. Bir önceki yazımda Ermenilerin Azerbaycan’daki işgal ettikleri topraklardan çekilirken yakıp yıkmayı sürdürdüklerine dikkat çekmiş, kan emici vampirlerin huylarından vazgeçmediklerini vurgulamıştım. Bu arada Ermenilerin çekilme sırasında sürdürdükleri yakıp yıkma karşısında imzalanan anlaşmanın garantörü olan Rusya’nın hiç sesinin çıkmıyor olması bize Suriye’de terör örgütleri ile yaşanan benzer olayları hatırlatmış, Azerbaycan’da mademki bir anlaşmaya varılmış, bundan sonra Ermenistan söz verilen yerlerden belirlenen süreler içinde çekilecek, “O zaman bu yakıp yıkmalar ateşkes anlaşmasının ihlali anlamına gelmez mi?” diye sormuştum.

Bu sorumun cevabını dünkü gazetelere yansıyan, “Ermenistan’a 10 gün ek süre” başlığının altında yer alan şu bilgiler veriyordu:

“ Karabağ‘daki anlaşma sonrası Ermenistan’ın dün (15 Kasım) terk etmesi gereken Kelbecer’de insani hassasiyet göz ardı edilmedi. Ermenilerin yakıp yıkmasına karşılık Azerbaycan devleti büyük bir insanlık örneği göstererek 10 gün ek süre verdi.”

Ermenistan’ın ek süreyi Rusya aracılığı ile istediği de haberde belirtiliyordu. Hemen ifade edeyim ki, Kelbecer’in boşaltılması için 10 gün ek süre vermek büyük bir insanlık örneği olarak değerlendirmek yanlış olmaz ama aynı haberin hemen altında “Yakıp kaçıyorlar” başlığı altında yer alan ikinci haber ister istemez Ermenistan insanlıktan ne kadar anlar sorusunu akla getiriyor. Bu arada çekilmekte olduğu yerleri yakıp yıkarak yerle bir eden Ermenistan’a böyle bir ek süre vermek bir davranış değişikliğine sebep olur mu diye insan merak ediyor.

Bu arada etrafı yakıp yıkarak çekilen Ermenilerin çekildikleri yerleri yakmaları sırasında bölgede Rus Barış Gücü askerlerinin nöbet tuttuğu da düşünüldüğünde, yapılan yakma yıkmalar engellenmeyecekse Rus askerlerin Karabağ’da gözetim yapmasının anlamı ne olabilir? Eğer Ruslar Ermenilerin Karabağ’daki tahribatına bekçilik yapacaklarsa o zaman Ermenilerden bir farkları olabilir mi? Tüm bunlar ister istemez insana Rusya’nın Suriye ve Libya’dan sonra Karabağ’da da terörist seviciliğini sürdürdüğünü düşündürüyor. Bunun da ötesinde Rusya ile birlikte hareket ederek bölgemizin terörden ve teröristlerden temizlenmesinin mümkün olmadığını söylemek yanlış olmaz. Çünkü görünen o ki, Rusya bölgenin neresinde olursa olsun terör örgütleri sopa yemeye başladığında hemen insancıl bir tavır sergiliyor, güya akan kanı durdurmak için ateşkes çağrılarında bulunuyor ama destek verdiği terör örgütlerinin devam eden saldırıları ve katliamları karşısında sessiz kalarak desteğini sürdürüyor. Böyle olunca da Rusya’nın içinde bulunduğu görüşmelerden ve atılan imzalardan barış yolunda ciddi bir sonuç elde etmek mümkün görünmüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.