Karabağ ne kadar özgür olacak

Doğrusu herkes çok duygulandı.

Ellerinde bayrakları ile Azerbaycan halkı, meydanları doldurdu.

Yediden yetmişe sevinç çığlıkları attılar.

Cepheden gelen zaferi kutladılar.

Sokaklarda şekerler dağıtıldı.

Bütün şark milletlerinin neredeyse kaderi olan yoksul yüzlerinde gülüşler gezindi.

İşgal edilmiş vatanlarını geri almışlardı.

Tekrar baba ocağına döneceklerdi.

Onlar sevinçten ağlarken, bizler de onların mutluluğuna ortak olduk.

Fakat halkın bu masum ve temiz sevinçlerinin arkasından, hüzün geleceğinden korkmuşumdur hep.

Cephede kazanıp da, onca şehit kanına karşılık; masada çok kaybetmişliğimiz olduğundan derin bir sızı duydum.

Acaba çatlak nereden uç verecek derken haber geldi.

Barış gücü askerleri arasında Türkiye’nin olmayacağı, Rusya tarafından açıklandı.

Elbet Azerbaycan bağımsız bir ülke.

Aliyev de dengeleri gözetmekte; önce Rusya’ya sonra Türkiye’ye teşekkür etmekte.

Sonuçta coğrafya, kader.

Fakat emperyalistlerin barış gücü adı ile girdiği topraklarda; üslerini, ordularını, silah ve teçhizatını bulundurmaları şimdiye kadar aleyhimize oldu.

Daima şark milletlerinin kuyusunu kazdılar.

Irak ve Suriye’yi yıllardır bataklığa çevirip, Müslümanların aleyhine akla gelmedik hainlikler yaptılar.

Ne doğal kaynakların, petrolün başına yerli halkı yaklaştırdılar.

Ne, terör örgütlerine yardım ederek çevredeki devletleri zayıf düşürmekten vazgeçtiler.

Bu yüzden bize zafer gibi yansıtılan madalyonun ardında saklanandan korkar olduk.

Zira geçmişte derin acılar yaşadık.

İşgal ettikleri ülkelerden çekilirlerken, zafer sunumu yapan resmi tarihe inat, kültür ve medeniyetimizin kodlarını ters yüz edip, manevi hazinelerimizin kilitli sandıklarını tamtakır bırakıp; kendi kültürüne yabancılaşma gibi bir yaftayı mazlum şark milletlerinin boynuna geçirmekte çok mahir idiler.

Azerbaycan’da da farklı elemler görmeyiz inşallah.

Zira daha büyük zafer yolu sinsice kesildi, daha fazla kayıp toprakların kazanımını engelleyen bir barış yapıldı.

Tam 44 gün süren ölüm kalım savaşında, kazanan tarafın Müslüman olması; Rusya’yı telaşlandırdı.

El işaretiyle savaşı bitirip barış masasına geçildi.

Elbette savaşın bitmesi güzel, sivil zayiat verilmemesi ayrı bir huzur.

Lakin barış sürecinde mazlum bir halkın başına hangi çorapların örüleceği çok meçhul işte.

İnsan, Bosna’da Hollandalı barış gücü askerlerinin gözleri önünde, 8 bin küsur sivil Boşnak’ın katledilmesini, soykırımı, yaşatılan cehennemi unutamamakta.

Dağlık Karabağ’da Türkiye’nin olmaması, sadece takımdaki ağır rolü yitirmek değil, Azeri kardeşlerimizin can güvenliği için de ciddi sıkıntı.

Keşke savaş hiç olmasa, iki sivil halk barış içerisinde yaşayıp, huzurla rızklarını üretip, ferahlıkla yiyebilseler.

Şu koskoca dünya herkese yeter.

Yeter ki, kötüler fesatlık çıkarmaya.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.