Ah Emrullah Efendi Ah!

Türkiye ekonomisindeki kırılganlık her geçen artmaya devam ediyor. Son olarak Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal’ın 16 ay sonra görevden alınması ve yerine eski Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın atanmasıyla birlikte tartışmalar yeni bir boyut daha kazandı. Her fırsatta başkanını değiştirerek sanki sorunun sebebi Merkez Bankası imiş gibi bir algıyı kullanımda tutan iktidarın, kendisi sorunun kaynağı değilmiş gibi hareket etmesi aslında hiç kimsenin dikkatinden kaçmıyor. Sanki ülkenin bütün ekonomi politikaları Merkez Bankası tarafından belirleniyor. Sanki özerk olan Merkez değil de ekonomi yönetimiymiş gibi bir algı dayatması sürekli diri tutulmak isteniyor. Bununla birlikte Merkez Bankası kararlarının doğruluğu veya yanlışlığını burada tartışacak değilim. Ancak her seferinde günah keçisi arayışlarının ilk adresinin orası olması kelimenin tam anlamıyla iktidarın algı yönetiminden başka bir şey değil. Şimdi ise doğrudan teknokratlığından ziyade siyasi kişiliği ile öne çıkan eski bir bakanı Merkez Bankası başkanlığına atadılar. Zaten uzun zamandan beri Merkez Bankası’nın özerkliğinden falan da bahsedilemiyordu. Aslında birçok kimse bu fiili durumu da kabullenmişti. Merkez Bankası’nın yürütmenin her türlü tasarrufunun rahatlıkla yapılabildiği bir kuruma dönüştüğü herkesin malumuydu. Bu son yapılan atama ile de bu durum daha görünür bir şekilde teyit edilmiş oldu. Çünkü bu zamana kadar fiili olarak siyasetin içinden bir isim başkanlık için tercih edilmemişti.

Bakınız sürecin bu şekilde yönetilmesi, girdaptan bu şekilde çıkılması mümkün değildir. Halk “maaşını dolarla almıyor” ama dolardaki her bir kuruşluk artış vatandaşın doğrudan cebinden çıkıyor. Üretim merkezli bir ekonomiyi değil de finans kapitalizminin etkin olduğu bir ekonomik modeli tercih eden, nohudu, mercimeği, kuru fasulyeyi bile dışarıdan ithal etmek zorunda kalan bir ekonomi nasıl olacak da dolardaki artıştan etkilenmeyecek, bilmiyorum.

Bu ülkede ekonomi yönetimi maalesef öylesine trajikomik bir hale geldi ki, bakan dışındaki herkes dövizdeki hareketlilikle ilgileniyor. Bu arada eğitime sürekli bütçe desteği istediği için “bıktık senin okullarından” sözüne karşılık, “şu mektepler olmasa maarifi ne güzel idare ederdim” diyen Osmanlı’nın son Maarif nazırlarından Emrullah Efendi’ye de bu zamana kadar haksızlık yapmışız. Biz onun kolaycılığa kaçmak için bu ifadeyi kullandığını zannediyorduk. Oysa işin aslı öyle değilmiş. O sorumlu olduğu alanda başarılı olmak için bu sözü kullanmış, yani ters algı yapmış. Asıl şimdi “şu dolar olmasa ekonomiyi ne güzel yönetirdim” mantığı ile hareket eden bakanlarımız var. Sıradan vatandaşlar gibi dolar çıktı, dolar indi, Euro çıktı, Euro indi diyerek dışarıdan herhangi birisi gibi durum değerlendirmesi yapan yöneticilerimiz var.

Geldiğimiz durumda herkesin kendi cebine göre bir ekonomi değerlendirmesi yaptığı ortada. Bunun bir yere kadar anlaşılabilir bir tarafı tabi ki var. Ancak sorumluluk mevkilerinde bulunanların kendi şartlarıyla vatandaşın içinde bulunduğu koşulları aynı kefeye koymaları doğru sonuca ulaşmamızı sağlamaz, hatta etik de olmaz. Ateşin düştüğü yeri yakması gibi herkesin mutfağındaki geçim sıkıntısı da doğrudan o aileyi dert içine çekiyor.

Buna rağmen isteyen herkes her şey yolunda diye propaganda yapabilir. Buna herhangi bir yasal engel yok ama vicdani birçok engel var. Onlara bu şekilde yorum yapmadan önce bir de vicdanlarına başvurmalarını öneririm. Şu gerçeği de artık herkes kabul etmek zorundadır. O da son tahlilde belirleyici olanın, gerçek sıkıntıyı doğrudan yaşayan millet ve onun ekonomisi olacağıdır.

Sonuç olarak keşke günümüzdeki sorumlular da Emrullah Efendi gibi kendi alanlarıyla ilgili verdikleri mücadele için “bıktık senden” diye çıkışlara muhatap olmayı başarabilselerdi yorumunu yapmaktan insan kendisini alamıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.