Eğitim sistemi işsiz gençler üretiyor

İlköğretimden yüksek öğretime kadar eğitimde yıllardan beri sık sık değişiklikler yapılıyor. Ancak, gelinen noktada mevcut eğitim sistemi asgari ücrete razı üniversite mezunları ordusu oluşturdu/oluşturuyor. Hemen belirteyim ki, pek çok branş mezunları üniversiteyi bitirdiğinde iş bulabilirse asgari ücrete razı. Artık üniversite mezunu olmak için hayatının 16-20 senesini okumaya vermiş gençlerimiz için kesinlikle bir ayrıcalık getirmiyor. Tüm hayallerini eğitimlerini bitirmenin ertesine erteleyen gençler üniversite bitip, hayatın gerçekleri ile yüzleştiklerinde ciddi bir hayal kırıklığı ve kırılma yaşıyorlar. Bu duruma daha ne kadar tahammül edilebilir bilmiyorum ama gidişatın iyi olmadığı ortada.

Bu noktaya nasıl gelindiği biliniyor. Eğitim sistemine ilk darbe sırf imam hatiplerin önünü kesmek için zorunlu eğitimin 5 yıldan 8 yıla çıkartılması ile vuruldu. Ardından zorunlu eğitim 12 yıla çıkartıldığı andan itibaren işler iyice içinden çıkılmaz hale geldi. Çünkü zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartılması, “Mecburi istikamet üniversite” dayatmasını gündeme getirdi. Bu uygulamalardan en çok mesleki ve teknik eğitim okulları etkilendi. Özellikle de uzun yıllar usta-çırak ilişkisi içinde işlerini sürdüren bazı meslekler bir süre sonra çırak bulamaz hale geldi. Çünkü 18 yaşını geçmiş bir genci herhangi bir meslekte çıraklığa yönlendirmek kolay olmadı/olmuyor.

Sonuç olarak her genç isteyerek ya da istemeyerek zorunlu eğitimi tamamladı ama zorunlu eğitimi tamamlamak yetmiyordu, bunun bir de üniversite kapısında elenmek durumu vardı. Üniversite kapısını aralayamayan genç için diyebiliriz ki, artık çıraklık kapısı da kapanmış oluyordu. Liseyi bitirmiş ama hiçbir mesleği olmayan gençler çoğalmaya başladı.

Olayın ikici boyutu ise üniversite sınavlarında başarılı olmuş, bir fakülteye devam etme hakkı kazanmış olanların birçoğunun durumu da üniversiteyi kazanamamış olanlardan çok farklı değildi. Çünkü yazımın girişinde de belirttiğim gibi asgari ücrete bile razı iş arayan gençler çoğalmaya başladı. Resmi rakamlar bile üniversite mezunu gençler arasında işsizlik oranının yüzde 25-30’lara ulaştığını gösteriyor. Böyle olunca sanki hiçbir baltaya sap olamadan geçirilmiş bir 16-18 yıl ortaya çıkıyor.

Bunları ifade ederken olaya sadece gençlerimizin hayata atılması hususunda yaşadıkları sıkıntılara dikkat çekmek açısından bakıyorum. Yoksa okumanın anlamsız olduğunu vurgulamak için değil. Ancak, sonuçsuz okumaların zorunlu hale getirilmiş olmasının da doğru olup olmadığı üzerinde bu ülkeyi yönetenlerin ciddi ciddi düşünmeleri gerekiyor. Gerçi son zamanlarda mesleki ve teknik eğitim liselerine yönelik bir takım adımlar atılmaya başlandı. Özellikle sanayide ara eleman sıkıntısı giderek artıp, ustalarda yanlarında yetiştirecek çırak bulamamanın ötesinde sanayide ihtiyaç duyulan kalifiye ara eleman ihtiyacı yönetimleri zorlamaya başladı. Bu durum mesleki ve teknik eğitim liselerini gündeme taşıdı, bir takım teşvikler gündeme gelmeye başladı. Hâlbuki eskiden olduğu gibi ilkokulun ardından gençler bir mesleğe yönlendirilmiş olsalardı, 18 yaşına kadar bir meslek sahibi olabilirlerdi. Ancak, her gencimizin yüksek tahsil yapması ile gelişmişlik arasında bir bağ kuranlar bugün gençlerimizi asgari ücrete bile razı oldukları halde işsizliğe mahkûm bir noktaya getirdiler.

Bu duruma bir çözüm bulunması gerekiyor. Çünkü bu durum bir süre daha devam edecek olursa gençlerimizin hayata küsmesine varan bir takım problemler gündeme gelebilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.