Dost bellenen düşmanlar

Türkiye’nin yakın temasta olduğu farklı gibi görünen üç taraf var. Bunlar ABD, AB ve Rusya. ABD ile 1950’li yıllardan beri aynı kampta yer aldık. Her ne kadar iki kutuplu dünyada Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra tek kutuplu, yani mecburi istikametli bir dünya oluşunca ABD safındaki yerimiz sanki daha da pekişmiş gibi göründü. Bu arada Avrupa Birliği’nin kurulması ile birlikte bu birliğe dâhil olmak için bizde kapıda yerimizi aldık ama yaklaşık 60 yıldır beklediğimiz kapıdan üye olarak giremedik. Sadece ilişkilerimiz çıkara dayalı oldu. Bu kapıda bekletiliş yaklaşık 60 yıldır sürüyor. Bu süre zarfında haklı olup olmadığımız dikkate alınmadan bazı ülkelerle ihtilaflı olduğumuz konularda gerek ABD gerek AB sürtüşme halinde olduğumuz tarafın yanında yer aldılar, olmaya da devam ediyorlar.

Dış ilişkilerimiz bu minval üzere giderken son yıllarda Rusya’ya bir yakınlaşma ortaya çıktı. Bir bakıma yıllardır birlikte olduğumuz ya da öyle sandığımız ülkelerden gördüğümüz dostça olmayan yaklaşımlar gündeme Rusya’yı getirdi. Ancak, oradan da dostça bir yaklaşım ortaya çıkmadı. Sürekli olarak yan yana görünüyormuş izlenimi oluşturulmasına rağmen hemen her yerde Rusya ile karşı karşıya geldik. Suriye bunun en açık örneği. Bu örneği Libya’daki karşılaşma pekiştirdi. Son olarak Ermenistan- Azerbaycan çatışmasındaki tavrımız Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, “Rusya hiçbir zaman Türkiye, Moskova’nın stratejik ortağıdır demedi. Ankara’nın Karabağ’daki tutumuyla hemfikir değiliz” ifadeleriyle değerlendirildi. Peki, Rusya, Türkiye’nin Karabağ’daki tutumuyla hemfikir değil de Libya ve Suriye’deki tutumu ile hemfikir mi? Buralarda da Rusya ile farklı konumlarda olduğumuz ortada. Yani, ABD ve AB’den gördüğümüz muamele ile Rusya’dan gördüğümüz yaklaşım büyük oranda benzerlik gösteriyor. Bu da ister istemez Haçlılar ile iyi niyetli, dostça bir ilişki kurmamızın mümkün olmadığını gösteriyor. Bu arada Yunanistan ile Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Ege’deki anlaşmazlıklar konusunda da, ABD, AB ve Rusya’nın, Yunanistan’ın yanında yer aldıkları düşünüldüğünde şimdiye kadar belirlenen dış politikalar ve ilişkilerin gözden geçirilmesi gerekiyor. Bunun için de öncelikli olarak içeride kendi aramızda birlik oluşturmamız gerekiyor. Çünkü dış politikada kendi aramızda birliği sağlayamadığımız, bunun da ötesinde dış politikayı iç politika malzemesi yapmayı sürdürdüğümüz sürece Türkiye zararlı çıkacaktır.

Kısacası, içerde birbirimize karşı gösteremediğimiz hoşgörü ve toleransı yabancılara göstererek alacağımız müspet bir mesafe olmayacağını uzun yıllardan beri gördük. Özellikle de ülkemizin başına örülen çorapların arkasında yukarıda sözünü ettiğimiz üçlünün olduğu da hatırlandığı takdirde, bir başka ifadeyle başta PKK olmak üzere çeşitli adlar altındaki terör örgütlerinin ülkemize karşı yürüttüğü faaliyetlerin destekçileri olarak karşımıza ABD, AB ve Rusya çıkıyorsa her ne sebeple olursa olsun ülkemizin bir başka ülke arasındaki ihtilafta ABD, AB ve Rusya’nın hakemliğini kabul etmek daha baştan davayı kaybettiğimiz anlamına geldiğini artık görmek durumundayız. Özellikle de ABD’nin haksızlıklarından korumak için Rusya ya da AB’nin seçilmesi, sonucu değiştirmiyor. Onlar ister kabul edelim ister etmeyelim yüzyıllar öncesinden bugüne yansıyan Haçlı ittifakının değişmez üyeleri olarak birlikte hareket ediyorlar.

Sonuç olarak kendi aramızda özellikle de iç politikada yukarıdan beri izaha çalıştığım dost bellediğimiz düşmanlara gösterdiğimiz hoş görüyü içeride birbirimize göstermek çok daha kolay olacaktır. Yeter ki birbirimize bu ülkenin birer ferdi olarak bakabilelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.