“ABD ve bazı NATO ülkeleri PKK ve FETÖ’yü koruyor”

Başlığa aldığım bu değerlendirme herkes tarafından bilinen bir gerçeğin bir kez daha dile getirilmesidir. Çünkü ABD’nin FETÖ’yü himaye ettiğinin gizli bir tarafı yok. Çünkü FETÖ’nün başı yıllardan beri ABD’de misafir ediliyor. Bir bakıma korumaya alınmış durumda. Bu ise ABD’nin terör örgütü koruyuculuğunu göstermeye yeter. Aynı zamanda PKK terör örgütünün de ABD ve bazı NATO ülkeleri tarafından korunup kollandığının bilinmeyen bir yanı yok. Kaldı ki, ABD, PKK teröristlerini koruduğunu gizlemeye bile gerek duymuyor. Kısacası, dünya üzerinde eşkıya eşkıyalığını sürdürüyor. Bunu da çeşitli terör örgütlerini maşa olarak kullanarak yapıyor. Yani, ABD ve bazı NATO ülkelerinin PKK ve FETÖ’yü koruduğu bilinen bir gerçek, böyle olunca bu gerçeği tekrarlamak, birilerine hatırlatmanın şimdiye kadar bir sonuç vermediği de biliniyor. Yani, devlet kılıklı eşkıyalar dünyayı bir takım eşkıyaları koruyarak ve kullanarak karmaşaya sürükledikleri bir dünya gerçeği. Bir başka ifadeyle başta ABD olmak üzere bazı ülkeler sahip oldukları askeri güce güvenerek biz ne dersek, ne istersek o olur mantığı ile hareket ediyorlar. Bunun için de dünya üzerinde her türlü çatışma ve karmaşanın sorumluları gücü hak sebebi sayan anlayışın sahibi ülkeler. Yani, dünya üzerindeki terörün sorumlusu bazı terör devletleri.

Bu gerçek bilindiğine ve tekrarlanmasından terör devletlerinin hiç alınmadığı, utanmadığı da bilindiğine göre yapılması gereken iş bu terör devletlerine dur demek, bunun için atılması gereken adımların atılması. Bu adımlar atılmadığı, her fırsatta dost ve müttefik olarak nitelendirilmeye devam etmenin anlamsızlığının farkına varmak durumundayız. Bir haydutluğun farkına varmak haydutluğun son bulmasına yetmiyorsa o zaman atılması gereken başka adımlar var demektir. Peki, bu adımlar ne ya da neler olabilir? Sanıyorum esas cevabının verilmesi gereken soru budur. Elbette sadece soruyu cevaplandırmak da yetmiyor. Yapılması gerekenler için harekete geçilmelidir. Çünkü karşımızdaki kişilerin ya da devletin haydutluğunun suratlarına vurulması bir değişikliğe yetmiyor. Çünkü kendileri de yaptıkları işin haydutluk olduğunun farkındalar ve bunu sürdürmeyi çıkarlarının gereği olarak görüyorlar.

Rahmetli Erbakan Hocamın her fırsatta yeryüzünde hâkim güçler için hak ölçüsünün güç olduğunu, çıkarı hak sebebi saydıklarını hatırlatır ve bu düzenin değişmesi gerektiğini belirtir, sadece belirtmekle de kalmayarak sömürgecilerin sadece güçten anlayacağını, bunun için yeryüzünde adaletin ve barışın sağlanabilmesi için adaleti esas alan yeni bir düzene kavuşması gerektiğini vurgulardı. Bunun sonucudur ki, bazı Müslüman ülkelerle bir araya gelerek D-8’leri örgütlemişti. Bunun arkasından başka adımlar da söz konusuydu. Ne var ki, haydutluğu iş edinmiş olan bir takım anlayış sahipleri çıkarlarının tehlikeye gireceği düşüncesiyle ülkemizde iç karmaşaya yol açtılar. Bunu da bir takım sivil toplum örgütleri ve asker ve sivil bürokratlar eliyle yaptılar.

Sonuç olarak D-8’ler ikinci kademe olarak 60 ülkenin bir araya gelmesini öngörürken 8 ülkenin bir araya gelmesine tahammül edemeyenler ülkemiz üzerindeki baskıları sürdürerek bu tür oluşumların önünü kestiler, kestirdiler. Böyle oldu diye elbette terör işbirlikçileri ile mücadeleden sonuç alınamayacağı gibi teslimiyetçi yaklaşım zulmün ve eşkıyalığın yeryüzünde hâkimiyetini sürdürmesi anlamına gelecektir. Bu bakımdan ABD’nin PKK ve FETÖ’yü himaye ettiğini bilecek ve dile getireceğiz ama bu eşkıyalığa son vermek için neler yapılabileceğine kafa yormak çok daha önemli.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.