Azerbaycan Ermenistan’da ilerliyor olsaydı!..

Dağlık Karabağ 26 yıldır Ermeni işgalinde olduğu halde kıllarını kıpırdatmayan, buranın Ermeni işgalinde olduğunu görmek istemeyenler şimdilerde unuttukları gerçeği hatırlamaya başladılar. Azerbaycan kendi topraklarındaki işgale son vermeye başlayınca Haçlıların kardeşlik duyguları depreşmeye başladı. Öncelikli olarak Ermenilerin sopa yemesini engellemek, bunu yapamazlarsa Azerbaycan’ın Ermenistan’da ilerlemesini engellemek için birbiri ardına ateşkes çağrısında bulunmaya başladılar. Özellikle de işgal altındaki Dağlık Karabağ’ın Ermeni işgalinden kurtarılması için oluşturulduğu söylenen ABD, Fransa ve Rusya’dan oluşan Minsk Grubu harekete geçme ihtiyacı duydu. Bir yandan çatışmaları durdurmak için ateşkes çağrısı yaparlarken, son olarak Putin’in kendisini arayan Paşinyan’a, “Silahlı çatışmalar bilindiği üzere Ermenistan topraklarında meydana gelmiyor” karşılığını vermesi medyamızda Putin’in Paşinyan’ı hayal kırıklığına uğrattığı şeklinde değerlendirildi. Bir tek Putin’in Azerbaycan dostu ilan edilmediği kaldı.

Hâlbuki günlerdir devam eden çatışmaları başlatan taraf Ermenistan, buna karşılık veren Azerbaycan ise 26 yıldır işgal altındaki topraklarını kurtarmak için mücadele veriyor. Öte yandan Ermenistan cephede tutunamayınca sivil merkezleri vuruyor, sivilleri katlediyor ve yaralıyor. Bu gelişmeler karşısında Minsk Grubu’nun hiç sesi çıkmıyor, Ermenilere savaş suçu işlediklerini hatırlatmaya ihtiyaç duymuyor ve sadece ateşkes çağrısında bulunuyorlar. Ateşkes çağrısına uyulduğunda bunun sadece Ermenilerin işine yarayacağını bilmiyor olabilirler mi? Çünkü henüz işgal altındaki Azerbaycan toprakları temizlenmiş değil. Bu şartlarda Azerbaycan’ın ateşkes çağrılarına uyması Ermenistan’ın işine yarayacaktır.

Tüm bunları hatırlatmaktan maksadım bu köşede çeşitli kereler dikkat çekmeye çalıştığım Haçlı ittifakının attığı her adımın, yaptıkları her açıklamanın doğru okunması gerektiğidir. Çünkü ateşkes ile Azerbaycan’da çatışmaların önlenmesi isteniyor görüntüsü oluşturulurken, bu çağrıların sadece Ermenistan’ın işgalinin sona erdirilmesini engellemeye yönelik, köşeye sıkışan Ermenilere nefes aldırmaya matuf olduğu görülecektir.

Çünkü eğer Haçlılar Azerbaycan’da gerçekten çatışmaları durdurmak için ateşkes çağrısında bulunuyorlarsa öncelikli olarak Ermenistan’a işgal altında tuttuğu Azerbaycan topraklarından çekilmesini istemeleri, bu hususta Ermenistan’a bazı yaptırımları devreye sokmaları gerekiyor. Hâlbuki böyle bir talep ve hareket tarzı söz konusu değil. Hep yaptıkları gibi ateşkes sağlayarak öncelikli olarak dayak yiyen yandaşlarını dayaktan kurtarmak, ondan sonra da masada yandaşlarının çıkarlarını korumak için bir yol aramaktan ibaret.

Bu oyuna Türkiye olarak çeşitli kereler muhatap olduk. Sınırlarımızın hemen ötesinde oluşturulan terör çetelerinden sınırlarımızı temizlemek için terörist severlere çeşitli ikazlarda bulunuldu. Ancak bir sonuç alınamadı. Sonunda Türkiye kendisi harekete geçti. Teröristleri dövmeye başlayınca hemen teröristlerle ortak hareket eden, daha doğrusu teröristleri kullanan ABD ve Rusya temsilcileri Ankara’da boy göstermeye başladılar. Hedefleri de Türkiye’yi ateşkese ikna etmekti. Meselenin Türkiye ile birlikte halledileceğini, teröristlerin temizlenmesinde işbirliği yapacaklarını söylüyorlardı. Söylenen doğrultusunda ateşkese iki kez Türkiye uydu ama sınırımızın ötesi teröristlerden bugün kadar temizlenmiş değil. Yani, Haçlılar yalan söylüyorlar. Benzer durum şimdilerde Azerbaycan’da tekrar ediliyor. Israrlı bir şekilde ateşkes çağrısı yapılırken, nedense Ermenistan’ın kulağı çekilip işgal ettiği yerlerden çekilmesi istenmiyor. Ondan sonra Putin’in Paşinyan’a, “Silahlı çatışmalar, Ermenistan topraklarında meydana gelmiyor” sözleri alkışlanıyor. Hâlbuki Putin’in bu sözleri Paşinyan’a bir teminat anlamına da gelebilir. Yani, “Azerbaycan çatışmaları Ermenistan’a kaydıracak olursa merak etme anında bunu engelleriz” anlamına gelebileceğini unutmamak gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.