Sus, sakla, sır et…

Tacizi, susarak savuşturmak… Neredeyse makûs talihidir kadınların.
Taciz bu kez hiç olmayacak bir yerde yaşandı.

Ege Üniversitesi’nde.
Zeki öğrencilerin ders gördüğü Diş Hekimliği Fakültesi’nde.
Öğrencilerin hocaları tarafından taciz edildiklerine dair şikâyetleri haberlere yansıdığında, herkes şaşırdı.
2019’da yaşandığı iddia edilen tacizlerin ardından üniversitede kurulan komisyon, soruşturmayı bir türlü tamamlayamadı.
Çok ağır bir suç taciz.
Lakin bugüne değin taciz mağdurlarının, düşük sosyoekonomik kesimlerde olduğuna dair öylesine büyük bir algı vardı ki.

Eğitimsiz, kırsalın insanında sanki daha fazla taciz olurmuş gibi bir manipülasyon hâkimdi.
Ya da küçük yaştaki savunmasız çocukların uğradığı bir kriminal vak’a olarak haberlere yansırdı.
Bunun diş hekimliği gibi bir fakültede, üstelik yetişkin gençlere yapılması, yapanın da bir profesör olması, dahası hocanın evladı yerindeki öğrencilerine yaptığı iddiası, hadisenin şokunu daha da artırdı.
Herkeste infial uyandırdı lakin.
Sonrasında kimseler şaşırmadı.
Gençler hocalarını şikâyet ettiler etmesine de.
Ardından o bildik şark kurnazlığı.

Tilki sinsiliği.
Başı kuma gömme uyanıklığı.
Okulun açtığı soruşturma bir yılı bulmuş lakin sonuca bir adım yaklaşılamamış.
Sonunda gençler, sosyal medyadan bu duruma isyan ettiler:
“Arkadaşlarımız hocadan şikâyetçi oldu. Soruşturmayı bizim fakültenin hocalarının yapacağını öğrenince itiraz ettik. Hocalar birbirini tanıdığından tarafsız ve sağlıklı bir soruşturma olmayacağını düşündük. Fakülte dekanı da aynı şeyi düşünüyordu. Ancak rektörlük, ‘Bu olayı kendi içinizde, kendi soruşturma komisyonunuzla çözün’ karşılığını vermiş.

Mağdur öğrencilerle birlikte rektöre gittik ama görüşemedik. Komisyon güçlükle kuruldu. Bazı hocalar objektif bir soruşturmaya engel olacağı gerekçesiyle bu komisyonda yer almak istemedi. Bazı üyelerin olayı sürüncemede bırakma eğiliminde olduğunu düşünüyoruz. Çok rahatsızız.
Birçok hoca üstünü kapatmaya çalıştı bu olayın. Birçok kez, ‘Siz böyle adı çıkmış okuldan mı mezun olmak istiyorsunuz’ dediler. Arkadaşlarımız ifade vermeye gittiği zaman, ‘Sen yanlış anlamışsındır, tamam dokunmuş olabilir ama vücut bütünlüğü bozulmamış sonuçta’ dediler.

-Bu haberde sadece 10 arkadaşımın ifadesi var. Bu haberde yer almayan çok daha fazla şey yaşadık.
-Sadece öğrencilerle alakalı değil kadın asistanlarımızla alakalı pis muhabbetleri birebir duyduk.
-Gerçi üst dönemlerden duyardık ama kimse ses çıkarmayınca ne oldu? Başımıza geldi.”
-Sırf şikâyet ettik diye hocanın olduğu anabilim dalı sözlü sınavda 80 kişiden 3 kişi geçti. Pandemi sayesinde dersi geçebildik. Susmamız için, şikâyeti geri almamız için her şeyi yaptılar. Her türlü baskıyı uyguladılar. Susmayacağız.

-Fakültemizde taciz edileceğiz korkusuyla eğitim almak istemiyoruz, soruşturma sonuçlansın.
-‘Multi’den geçemezsiniz, ileride karşınıza çıkar, böyle şeylerin konuşulduğu bir okulun mezunu olmak istemezsiniz’ diye sözde feminist hocalarımız tarafından tehdit edildik. Ama susmuyoruz.
-Sosyal medyada kadın haklarını savunan ve sözde en feminist olan hocalarımız bizim arkamızdan iftiracı deyip olayı kapatmaya çalıştılar!”
Bir Türkiye klasiği izlediniz.
Değişmeyen gerçeğimiz.
Suçlunun masumlaştırılıp, mağdurların linç edildiği yokuşlu süreç.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.