Nuh Aleyhisselamın neslinden olduğu söylenen kardeş Azerbaycan

Ben, bu günkü Azerbaycan’ı, Kazakistan’ı, Özbekistan’ı, Türkmenistan’ı, Kırgızistan’ı, rahmetli Kemal Çapraz’ın (1964-16 Eylül 2008) gözüyle tanıdım.

Ondan dinlediğim bir haberi, daha önce bu köşede yazmıştım, tekrarlayayım.

Türk Cumhuriyetlerinde aklı başında ve etkin bir profesöre Kemal merhum sorar, “Filan kitabınızda ve ansiklopediye yazdığınız maddelerde İslam’ın aleyhinde laflarınız var” der.

Profesör cevap verir, “Kitabın yazılmasını, ansiklopedinin hazırlanmasını komünistler emretti. Yazının girişinde karalayıcı sözler var ama devamı tamamen İslam’ı tanıtan doğru bilgilerle doludur ve halkımızdan arzu edenler doğru bilgileri oradan aldılar” der ve örneklerle sözünü ispatlar. O günün şartlarında bu da bir yoldur.

Yetmiş yıl komünizmin kırbacı altında inim inim inleyerek eğitilmiş insanlarımızın gönüllerindeki bilmedikleri İslam sevgisini ben komünizmin yıkılışından sonra Türk Cumhuriyetlerine İslam’ı öğretmek veya ticaret yapmak için gidenlerin birçoğundan dinlemişimdir.

İlahiyat mezunu hafız bir kardeşim ki, ailesinin bütün fertlerini tanırım, işte o arkadaşım, Azerbaycan’a ilk gidip tek başına Kur’an kursu açıp, üç yıl sonra hafızlık merasimini yaptıktan sonra annesini de oraya çağırıp Azerbaycanlı kadınlar için de bir Kur’an kursu açmış ve çok başarılı olmuştu.

Bu başarıda gidenlerin gayret ve samimiyetlerinin büyük etkisi var ama onların da yüreklerinde değerli inci gibi sakladıkları İslam’a iman vardı.

İstekle gayret karşılaşıverdiler ve arkasından başarı geldi.

Ondan sonra birçok İslami kuruluşumuz Türk Cumhuriyetlerine ilmi akınlar tertip ettiler ve başarılanı duyulandan daha fazla yerine getirdiler.

İslam’a göre haram olan bazı şeylerin haram olduğunu  bilmediklerinden, bazıları tenkit ederken 70 yıllık eğitimi göz ardı ettikleri için tenkit ettiler.

Mesela, Kur’an kursu hocasını yürekten sevdiği için evinde ziyafet evren ev sahibi, içkinin en değerlisini hocaya takdim ederken yüzünden mutluğunu okuyan hoca efendi, anlayış gösterip içmemiştir, tenkit de etmemiştir ama onun çocuğuyla o işin haramlığını uygun bir eğitimle baba ve anneye anlatmasını da bilmiştir.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türk Cumhuriyetlerinde açtığı İslami kurumların yanında diğer özel kurumlar da İslami hizmetlerine devam ediyorlar.

Aynı kurumlar Ermenistan’da yaşayan Müslümanlara aynı hizmeti götüremiyorlar.

1850’li yıllarda Erivan/Revan şehrinde yaşayan nüfusun yüzde yetmiş beşi Müslüman iken, 60 tane camisi var iken, bugün yalnız Gökcami atıl olarak ayakta durmakta ve Müslüman sayısı yok denecek kadar azdır.

“İki Devlet, Tek Din ve Tek Millet” saydığımız Azerbaycanlı Müslüman kardeşlerimizin yanında olmak demek, nerede olursa olsun zalime geçit yok demektir.

Yüz elli yıl öncesinde Ermenistan sınırları içinde Müslümanlar, nüfusun yüzde yetmiş beşini oluştururken, Rusya, çeşitli ülkelerdeki Ermenileri teşvik ederek, Osmanlı ile kendi sınırları arasında kiralık katiller ordusu kurmuş ve onlara devlet statüsü tanımış, ne olmalarına  ne de ölmelerine izin vermiş ve Türk sınırında karın tokluğuna bir devletçiği bekçilik yaptırmaya çalışıyor ama şu anda bir milyonun üzerinde Ermeni vatandaşı Türkiye’de çalışarak Ermenistan’daki ailesinin karnını doyurmaya devam ediyor.

Yani, parasız sınır bekçiliği yaptırmayı tercih etmiş.

Biz, imanını paylaştığımız kardeşlerimizin haklı davasında onların yanındayız.

Yetmiş yıl kırbaç altında, komünist eğitimle yetişen neslin çocukları, dini duygularını, müzik eşliğinde dile getirirken yanlışlarını öne almadan, doğrularını onların diliyle dinlemeniz umuduyla…

“KARDEŞLİK TÜRKÜSÜ
Bu dağların bu yerlerin farkı var

Bu ellere Türk oğlu Türk sahiptir

Gökte Allah yerde ayeti Kur’an

Bu da bize Rabbimizden nasiptir

Bu dağların bu yerlerin farkı var

Bu yerlere Türk oğlu Türk sahiptir

Gökte Allah yerde ayeti Kur’an

Bu da bize Rabbimizden nasiptir

Bu tarihin her anında mertlik var

Bize karşı her fitneye birlik var

Vatan için şehit olmak şereftir

Toprağına kan karışmış bir Türk var

Bu tarihin her sayfasında mertlik var

Bize karşı her fitneye birlik var

Vatan için şehit olmak şereftir

Toprağına kan karışmış bir Türk var

Bunu duysun bütün dünya

Yolumuzdan yoktur dönüş

Şerefli bir Türk olmayı

Rabbim bize nasip etmiş

Bunu duysun bütün dünya

Kardeşçe olur yükseliş

Onurlu bir ırk olmayı

Rabbim bize nasip etmiş

Bu tarihin her anında mertlik var

Bize karşı her fitneye birlik var

Vatan için şehit olmak şereftir

Toprağına kan karışmış bir Türk var

Bu tarihin her sayfasında mertlik var

Karşımızda her düşmana birlik var

Vatan için şehit olmak şereftir

Toprağına kan karışmış bir Türk var

Bunu duysun bütün dünya

Yolumuzdan yoktur dönüş

Onurlu bir Türk olmayı

Rabbim bize nasip etmiş

Bunu duysun bütün dünya

Kardeşçe olur yükseliş

Onurlu bir ırk olmayı

Rabbim bize nasip etmiş.”

TURKCAN

Project author & director: Rubail Azimov (Azerbaijan)

General manager: Shahriyar Musayev (Azerbaijan)

Managers: Yasar Erdogan (Turkiye)

Murat Dzhanizakov (Bashkortostan)

Shirin Otajanova (Uzbekistan)

Gulshan Taalaibekova (Kyrgyzstan)

Arrangement: Rubail Azimov (AZIRU Music)

Production Support: Gala Media Group

Logo: Faig Jabrailov

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.