Konuşabilmek nimettir

Konuşabilmek, sorunları tartışabilmek, herkesin sorunlara çözüm tekliflerini açıkça ortaya koyabilmesi, netice itibariyle sorunlara çözüm bulmanın önü...

Konuşabilmek, sorunları tartışabilmek, herkesin sorunlara çözüm tekliflerini açıkça ortaya koyabilmesi, netice itibariyle sorunlara çözüm bulmanın önünün açılması demektir. Konuşamamak, tartışamamak, tek seslilik, tek sesliliğin topluma hâkim kılınması demektir. Geldiğimiz noktada görünen manzara ise konuşmamak, konuşulanların topluma ulaştırılmaması yönünde bir ortam oluşturulmuş bulunuyor. Konuşmak demek haberleşme vasıtaları ile farklı görüşlerin topluma sunulabilmesi, bir başka ifadeyle farklı çözümlerin topluma ulaştırılması demektir.

Eğer çeşitli yollarla farklı görüş ve teklifler topluma ulaştırılamıyor/ulaştırılmıyorsa herkesin konuştuğunu, düşüncesini ortaya koyduğunu söylemek fazla bir anlam ifade etmiyor. Çünkü uzun zamandan beri sadece iktidar mensupları ve yanlılarının söyledikleri topluma vazgeçilmez hakikatler imiş gibi takdim ediliyor. Farklı görüş ve düşünce sahipleri ise ya hain ya da terör işbirlikçisi olarak takdim ediliyor. Böyle bir ortamda iki sıkıntılı durum ortaya çıkıyor. Birincisi toplum tek yönlü bir iletişime maruz kalıyor, ikincisi ciddi bir kamplaşma ortaya çıkıyor. Zaten toplumda kamplaşma yaygınlaştığı takdirde insanların birbirlerini dinlemeleri, farklılıklara tahammülleri kalmıyor. Kısacası, farklı kesimler birbirlerine kapıları kapatıyor. Sonuçta her iki kesim kendi alanında bir şeyler söylüyor.

Herkes kendi söylüyor kendisi dinliyor. Ondan sonra da herkes kendi söylediğinin doğruluğuna şartlandığı için kendi sesini çok güzel bulmaya başlıyor.

Ülkemizin manzarası bundan ibaret. Öyle olunca ister istemez iktidar sözcülerinin çizdiği dikensiz gül bahçesi manzarası hâkim kanaat gibi takdim ediliyor. Hâlbuki durum böyle değil. Keşke öyle olsa. Yani iktidar sahiplerinin çizdiği pembe tablo gerçeği yansıtsa. Ekonomi gayet güzel, herkes insanca bir yaşama sahip, ülkemizde her gün gazeteler sayfalarının birini işlenen cinayetlere ayırmıyor olsalar. Asgari ücret açlık ve yoksulluk sınırının altında olmasa, işsizlerin sayısı her geçen ay artıyor, özellikle üniversite mezunu genç işsizlerin oranı yüzde 25’lere ulaşmamış olsa. İşçi ve memurların ücretlerinde yapılan artışlar için ölçü kabul edilen rakamlar keşke gerçek olsa. Özellikle dar ve sabit gelirli işçi, memur ve emekliler aldıkları ile geçinebiliyor, 15 gün tatil yapabilmek için bankalardan faizle kredi almak ihtiyacı duymasalar. Kısacası, toplumun büyük bir bölümü çeşitli sebeplerle bankalara borçlanmak durumunda kalmasalar. Sonuç itibariyle 6 ay ya da bir yıl sonra insanlar aldıkları krediyi nasıl ödeyeceklerini düşünerek uykularını kaçırmak zorunda olmasalar.

Dış politikada ise dost olmadıkları açıkça görülen Avrupa Birliği ya da ABD ve Rusya gibi ülkelerin aldatmalarından artık ders alma noktasına gelebilsek. Özelliklede Avrupa Birliği’nin kapısında beklemekten sıkılsak da o kapıyı terk edemeyişimizin sebeplerini konuşabilsek, toplum ile paylaşabilsek. Özellikle de bir zamanlar ortak bakanlar kurulu toplantısı yapılan Suriye ile neden birdenbire düşman olundu? Niçin birdenbire vizesiz seyahat etme imkânı olan bir ülke ile karşılıklı öfke saçılırken, ABD ve Rusya bu ülkenin petrolünü paylaşma yarışını sürdürüyor? Bunda sorumluluk payımızın olup olmadığını düşünebilsek. Tüm bunların konuşulabilmesi için öncelikli olarak farklı düşünce sahiplerini hain ya da terör işbirlikçisi olarak ilan eden anlayışın terk edilmesi gerekiyor.

Ülkemizin sorunlarının konuşulması ve tartışılmasından iktidar sahipleri çizdikleri tozpembe tablonun gerçeği yansıtmadığının toplum tarafından görülme ihtimali mi onları dışlayıcı bir tavra itiyor? Özellikle ekonomi konusunda çizilen tablonun gerçeği yansıtmadığını daha ne kadar gizleyebileceklerini sanıyorlar. Konuşabilmek aslında iktidar için de, muhalefet ve ülkemiz için de bir nimettir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.