Önemli olan!

Önemli olan hiç şüphesiz bizim “ne demek” istediğimizden çok karşımızdakinin dediklerimizden “ne” anladığıdır! Biz bambaşka şeyler demek istiyor olabiliriz. Ama karşımızdaki dediklerimizden “ne anlıyor” bunu mutlaka dikkate almak zorundayız.

Yıllar öncesinde köylü bir vatandaşımız ile hâkim dostu arasında geçen konuşmaya tanık olmuştuk. Köylü vatandaşımız Gülen’in kimi konuşmalarından yakınıyor ve eleştiriyordu. Hâkim dostu ise Gülen’in “öyle demek” istemediğini savunarak eleştiri konusunu tevil etmeye çabalıyordu.

İşte bu noktada köylü vatandaşımız verdiği cevap hepimize ışık tutar nitelikte oldu: Köylü vatandaşımız hâkim dostuna, “O’nun ne demek istediği değil benim ne anladığım önemli, benim anlayacağım gibi konuşmalı” diye itiraz ediyordu.

O gün bugün demek istediklerimizden çok karşımızdakilerin ne anlayacağı üzerinde durmayı alışkanlık haline getirmeye çalıştık.

ünümüzde de benzer bir tartışma kimi AKP’lilerle gazeteci Dilipak arasında yaşanıyor.
Kimi AKP’liler Dilipak’ın AKP’li kadınlara hakaret ettiğini savunurken gazeteci Dilipak bunu reddediyor ve kullanmış olduğu şikâyet konusu kelime ile LGBT savunucularını kast ettiğini iddia ediyor.
Bize göre de AKP’li kadınları değil LGBT savunucularını kast etmiştir ama köylü vatandaşımızın ifade ettiği gibi Dilipak’ın ne kastettiğinden çok karşısındakilerin ne anladığı önem taşıyor.
Karşısında bulunanlar kendilerine hakaret edildiğini düşünüyorlarsa Dilipak’a düşen bunun gereğini yerine getirmektir.

Anlamsız savunma psikolojisi içine girmesi ve komplolardan söz etmesi meseleyi çözmeye yetmeyecek gibi görünüyor.
“Ben hiç böyle bir şey der miyim” diye inatlaşma yerine karşısında yer alanların gönüllerini kazanacak birkaç laf etmesi daha isabetli olmaz mı? Ancak AKP çatısı altında yaşanan anlaşmazlıklar o boyutlara ulaşmış durumdaki herkes birbirini saf dışı bırakabilmek için sıraya girmiş vaziyette.
“Pireyi deve yapma” konusunda oldukça kararlı görünen insanlar ellerine geçen böyle bir fırsatı hiç kaçırırlar mı?

Elbette kaçırmayacaklar ve işin üzerine gideceklerdir.

Nitekim gazeteci Dilipak’ı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kınattırmayı başardılar. Bu hırsla işi daha da ileri götürüp O’nu yargılatarak cezalandırmak istediklerinden hiç şüphemiz yok.

Gazeteci Dilipak’ın konuyla ilgili olarak 100 sayfayı aşan bir savunma hazırladığını duyuyoruz. Değil 100 sayfa isterse 1000 sayfa savunma hazırlasa bile ne dediğinden çok dediğinin nasıl anlaşıldığı önem arz ediyor. Dilipak’ın önce bunu halletmesi gerek!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.