İmam hatiplerin temiz mensuplarına…

Herkesin hiç çekinmeden kılıç salladığı kesimdir onlar.
Başka okulları dillerine dolayamazlarken.
Ya da çok daha dikkatli davranırlarken…
Konu imam hatipliler olunca, herkes bilgi sahibidir.
Vurma, düşürme, yerlerde sürüklemede kelime bulamazlar.
Bu kez de öyle oldu.

Milli Eğitim’in resmi okulunun mezunlarına, sapık bile denebildi.
Oysa toplumda hiç duyulmamış, görülmemiş bir şeydi imam hatiplinin sapık olması.
Sonra bu edep dışı itham acaba başka bir eğitim kurumu mensubuna yapılabilir miydi?
Biri kalkıp Amerikan Koleji mezunlarına bu kötü kelimeyi kullanabilir miydi?
Fakat nedense yerli ve bizden değerler; bu memlekette en fazla hakarete uğramayı hak etmekte anlayışı hâkimdir.

Ben hayatım boyunca bir tane kötü ahlaklı imam hatipliye rastlamadım.
Hep farklı, çok özel terbiye ve edep abideleri olarak buldum onları.
Ve her zaman hayran oldum.
Kız öğrencilerim oldu, derslerine girdim, disiplinli, öğrenmeye meraklı, daima büyüklerine saygılı, harikulade bir ekoldür onlar.
35 yıl önceki öğrencilerimle bile hâlâ görüşürüm.
Adap kalelerini her gördüğümde hayranlığım daha fazla artar.
Öğrencilerim güzel mesleklerin sahipleri oldular.
Kutlu yuvalar kurup, harika evlatlar ve öğrenciler yetiştirdiler.
Hatta kimi torun sahibi oldu.

Hayme Ana’nın nesilleri olarak onlara her zaman çok saygı duydum.
Elbette pirincin içinden taş çıkar.
Lakin iyi ahlaklı, temiz huylu, sağlam karakterli, nerede olurlarsa olsunlar fark oluştururlar.
Mesleğini yapmasa bile berber, esnaf, balıkçı, pazarcı, şoför olsa da diğer meslektaşlarından daha terbiyeli, edeplidirler.

Mahalle pazarımızdaki, öğretmen olarak atanamayan imam hatipli genç, bütün sokağın sevdiği bir esnaf.
İşini çok güzel yapmakta, insanlara saygılı, terbiyeli cümleler kurmakta, müşterilerine teşekkür etmekte.
Yan tezgâhın sahibi, sinirli, agresif, müşteriye saygısız, her an kavgaya meyyal.
Dahası eksik tartmakta, terazi ile oynamış.
Her hafta sinek avlamakta.
İmam hatipli genç başını kaşıyamamakta.
Tezgâhı arı kovanı gibi.

Önceleri tek kişi idi şimdi üç kişi daha aldı yanına, müşteriye yetişebilmek için.
Tabii insanlar onun okulunu bilmez.
Bu terbiyeli ve çalışkan gencin farkını gördüğümden, tanımak için sorduğumda öğrenmiştim.
Bazen öneride bulunurum: “Boş ver sen öğretmenliği, bak bu pazarın öğretmenisin, pazarcılığı bırakma, bu esnaflara da çok güzel rol model olmaktasın.
Belki müşteriye nasıl davranacaklarını öğrenirler.”
Şimdi domates konservesi yapmakta kadınlar.

Bu temiz gencin telefonunu almaktalar, pazar haricinde de domates biber kışlık zahire hazırlığı siparişi vermekteler.

Genç yüksünmeden, bu kez kocaman kasaları evlere teslim etmekte.
Çalışmanın erdem olduğunu çevresine ne çok anımsatmakta.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.