Bu kadar gerilim ve nefretle nereye kadar?

İnsan için her dönem zorludur. İnsan var oldukça onun karşıtı olumsuzluklar yayanlar var ve olacak. Olumsuzluklar insanın yedeğinde duruyor. Bir bakıma onlarla sınanıyor. Ya da bu sınanmalar karşısında kendisini nasıl konumlandırıyor, nasıl sakınıyor veya tedbir alıyor. Hayatın her anında dikkat gerekir. Çünkü üzerinde bulunduğumuz yol kaygan bir düzlem oluşturuyor. En küçük bir sapma, dikkatsizlik yanlışlara sürüklüyor.

Günümüz siyasal oluşlar Hak üzere olandan çok özel ve şahsi çıkara odaklı. İnancımız ve düşüncemizde “Allah rızası” olgusu var. Bu, hayatın özünü oluşturur. Şu yeryüzünde ne yapıp ediyorsak Hakk’ın rızasına uygunluğu temel ölçü.

Müslüman’ım deyip hem Müslüman olma iddiasında olup da Hak rızasını gözetmeme, kaçma, görmeme, anlamama başlıca sorunu. Müslümanların sorunu. Diğer kültürlerdeki insanlar için de elbette insanî yaklaşım temel bir değer ve bir ölçü. Amaç insanı iyi ve güzel olana çağırma ise bu baskıyla değil gönül diliyle ve bakışıyla sağlanabilir. Sağlanır da. İnsanlığın değişimi, etkilenimleri daha çok gönül yoluyladır. Kültürlerin etkileşimleri de böyledir. Alabildiğine gerilimli bir süreçteyiz. Bu kültürlerarası bir gerilim olduğu gibi uluslararası gerilimler, uluslar içindeki siyasal gerilimler daha baskın.

Müslümanlar açısından asıl sorun kendi inanç ve düşünce merkezinden uzaklaşışları ve teslim oluşları. Daha açık bir deyişle kendi inanışlarını kısmî olarak benimseyip asıl olanları terk edişi. Bununla yetinilse iyi ama bütünüyle yabancılığın etkisinde. Dünyevilik, çıkarcılık daha baskın. Tam anlamıyla hem bir seküler, hem çıkarcı. Kapitalizmin ruhunu özümseyiş.
Görünürde yapay olan kimi oluş ve dalgaların etkisiyle kimi önemli durumların üzerini kendince örtüyor ya da savıyor.

Siyasal gerilim çıkarlarının balı ve kaymağı. Gerilim oldukça milletin dikkatleri başka yönlerde oluyor, asıl olanı görmüyor, görmeye de vakti olmuyor. Çıkar gruplarının çekişmesi için özel çaba harcanıyor. Gerilim oluşturmayı ve tırmandırmayı kendilerine amaç ve iş edinmiş kesimler var. Düşünce boşluğu oluşuyor. Hakikate erme diyebileceğimiz ana kanallar kapanıyor. Bu kadar gerilime öfkeye nasıl tahammül edilir? İnsanların psikolojileri düşünülemez mi? Düşünülmesin için yapılıyor, görünen ve bilinen o. Dünyanın karanlık sistemi zaten bunu üzerine kurulu. Gerilim oluşturma. İnsanların hakikate erebilmeleri için sağlıklı bir ortama gereksinim var ama önü tıkanıyor.

Dalgalar köpürtücü, adranili yükselticidir. Dalga oluşturucular dönemleri gözlerine kestirirler. Gerektiğinde bir gerekçe oluşturulur. Ortam da buna uygun. Her kesim birbirine karşı tetikte.z Bulunduğumuz koşullarda kimi şeylerden kaçıyoruz, ben kaçıyorum. Tahammül edilemeyecek yapaylıklarla zihnimi yormak, meşgul olmak istemiyorum. Biliyorum ki bu yapay dalgalar geçici, biliyorum ki yıkımdan başka bir iz bırakmıyor. Şu son dönemlere bakıldığında o kadar çok yapay dalgalar oluşturuldu ki, üzerinden çok önemsenen, üzerinde günlerce tartışılan konuşulanlardan sonra bir anda unutuluyor. Kimse dönüp bu durumları tartışmaya ne zaman buluyor ne de yeniden üzerinde düşünüyor. Çünkü yeni bir öfke ve nefret dalgası hazırda bekliyor.

İnsan bu, tahammülü güç bir gerilimi bir yere kadar kaldırabilir. Buna ne kalp ne beyin dayanır. Süreklileşen bu gerilim insanda derin izler bırakıyor. İnsanların ne okumaya, ne düşünmeye ne de huzurlu bir ortam bulmaya zamanı oluyor. Hakikatleri ifade etmekten kaçınma gibi bir sorumsuzluğumuz olamaz. Belki de bizim için zor ama soylu olan, hakikatleri sürekli dile getirmek. Güç yetirilen oranda.
Dalgaların köpürtüleri üzerinde yitmek yok olmak yerine kalıcı olanda sabırla var olmak baş sorumluluğumuz ve ödevimiz. İnsana zarar veren gerilimlerden, nefret dilinden uzaklaşma sorumluluğu ve bilinci. Sevgi ve merhamet ile. Merhamet öncelikle kendimize acımadır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.