Gâvura kül yutturma işlemi

Bütün insanlar, Hazreti Adem’den kardeştirler.

Bütün Müslümanlar, hem Hazreti Adem’den kardeştirler hem din kardeşidirler.

Habil ile Kabil olayında olduğu gibi günümüzde devletler Habil-Kabil rolünü üsleniyorlar.

İyilik yapan kardeşe karşı kötülük yapanın durumunu anlatırken Sevgili Peygamberimiz, iyilik yapan bu halini devam ettirdiği takdirde Allah yardımı ile kardeşini de sıcak külde yumuşatılan ve olgunlaştırılan patlıcan, patates gibi kötülükte katılık yapanların da o ilikleri göre göre yumuşayacağını, yumuşamazsa sıcak kül yutmuş adam gibi içinin yanacağını haber verir.

İki yüz daireli bir site gibi olan dünyanın yönetimi için seçim yapılacak olsa ve adaylar, Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, Budist, ateist adaylar, site meydanında bir araya gelip herkes konuşma yapsalar, Müslüman kazanır.

Müslüman adayın dışında kalan bütün adaylar, ellerinde Kur’an’ın yazılı hali Mushafı alıyor ve dünyanın gözü önünde onu yakıyor.

Müslüman aday ise, “Biz, Tevrat ve İncil’in aslına iman ederiz.

Tahrif edilmiş Tevrat ile İncil’in içinde Rabbimizin kelamından terceme olarak kalanlar olduğu için, onun yere atılmasına ve hakaret edilmesine izin vermeyiz” diyor.

Gayrimüslim adaylar, Müslümanların insan olarak en çok sevdiği, onun getirdiği din uğrunda mal ve canından geçmeyi makamların en değerlisi kabul ettiği son peygamber Hazreti Muhammed’e hakaretler ediyor, karikatürler yayınlıyor.

Müslüman aday ise, Hazreti Adem’den son peygambere kadar bütün peygamberlere Musa aleyhisselama, İsa aleyhisselama salatü selam getirerek saygı ve sevgisini bildiriyor.

Gayrimüslim adaylar, “Camileri yaktıracağız, yeniden yaptırmayacağız, tarihi olanlarda da ibadet yaptırmayacağız. Medeniyetimizin beşiği Yunanlıların başkenti Atina’da 180 caminin yıkılıp yok edilemeyenlerin kapalı olduğu gibi olacak” derler.

Müslüman aday, “Allah katında din İslam’dır”, “Dinde zorlama yoktur” isteyen istediği gibi tapınmasına tapınağında devam edebilir, Endülüs Devleti’nde Müslümanların idaresinde, İstanbul’da Fatih ve neslinin idaresinde Yahudi ve Hıristiyanlara verilen özgürlük devam edecek” der.

Gayrimüslim adaylar, “Dünya para üzerinde döner. Hepinizin, halkın yüzde doksan dokuzunun zengin olmasına gerek yok. Paralar, yüzde bir-iki zengin elinde olursa tek elden yönetim daha kolay olur, verdiğimizi yutarsanız, dediğimizi tutarsanız hem laik hem demokrat olursunuz ve medenileşirsiniz” der.

Müslüman aday, “İki dünyamızı da yaratan Allah’tır. İki dünyamızı da güzelleştirmek için biz, namazımızda dua ederken namazdan sonra çalışacağız.

Bütün çalışmalarına rağmen kazanamayanlar olursa, “Kazananların kazancı içinde fakirlerin hakkı vardır” ayetine göre iki yüz daireli bu dünya genelinde iki yüz devlette her ev, diğer zenginlerin yediğinden yemeleri, giydiğinden giymeleri için çalışacağız ve bunun parasını da zekât ve sadaka fonundan bulacağız” der.

Birleşmiş Milletler 2013 yılında, 19 Kasım’ı “Dünya Tuvalet Günü” ilan etmiş.

Bu ilandan önce yapılan konuşmalarda tuvalette su olsun mu, olmasın mı tartışmasında herkes diyeceğini demiş.

Kağıtla silme ile, su ile yıkama tartışmasında taharetsiz Batılılar, silmeyi tercih etmişler.

Bir gram dışkıda on milyon (10000000) virüs olduğunu tespit eden Batılılar, kağıtla silerek temizleneceklerine nasıl inanabilirler?

Müslümanlar ise temizliği tercih ederek “suya devam” demişler.

Ama bu sene Covid-19 (koronavirüs) nedeniyle Birleşmiş Milletler’de Hazreti Peygamberin temizlik kuralları öne çıkmıştır.

2013’de  Birleşmiş Milletler’de yapılan tartışmalarda, kâğıtla silerek temizlenmeyi savunan gayrimüslimlere karşı,

“Doktor ameliyattan sonra, araba tamircisi, tuvalet temizlikçisi işi bittikten sonra silinmeli mi yoksa yıkamalı mı?” sorusu karşısında boynu bükük kalıvermişler.

200 dairelik dünya sitesinin başkanlığına talip olan gayrimüslim kişiler, “Bütün evler aranacak, tuvalete su şebekesi taktıranlar, söktürülecek” deseler ne olur?

Böyle şey olmaz ki demeyin.

Bugün 03 Eylül 2020 Perşembe günü. Avrupa'daki yakınlarınıza telefonla sorun, belediye evlerinde kirayla oturanlar, tuvalete su şebekesini çekmenin yasak olduğunu, taktığı takdirde kira sözleşmesine aykırı davranmaktan evden çıkartıldığını  ve bugün tuvalette naylon ibriklerle temizlendiklerini öğreneceksiniz.

Kendi evinize karışmadıkları gibi 1965’ten bu yana, Almanya’da yüzde 15 oranında Alman’ın Müslümanlardan etkilenerek tuvalete su şebekesi taktırdığını biliyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.