“Salgın riski artarak devam ediyor”

Başlığa aldığım değerlendirme Sağlık Bakanı Sayın Koca’nın 10 Ağustos’ta yaptığı açıklamadan. Koca’nın bu açıklaması 11 Ağustos tarihli bazı gazetelerde yer aldı. O günden bu yana 20 günü aşkın bir süre geçmiş ve açıklanan günlük rakamlar Sayın Koca’nın bu tespitini doğrulayarak devam ediyor. Çünkü o günden bu yana yeni vaka sayılarında ve ölümlerde artış sürüyor. Böyle olunca ülkenin öncelikli konusu salgınla mücadele olması gerekiyor. Bunu söylerken mücadele yapılmıyor diyor değilim. Ancak, salgının artarak devam edeceği gerçeğini Sayın Bakan 22 gün önce tespit ettiğine göre bugün gelinen noktada mücadelenin bundan sonra nasıl yapılacağının düşünülmesi ve tartışılması gerekiyor. Çünkü tüm açıklama ve ikazlara, salgının ciddiyetine dikkat çekilmesine rağmen vakaların sürekli artıyor, ölümlerin 40’lı rakamları geçmiş olması olayın ciddiyetini sanıyorum göstermeye yetecektir.

Hemen belirteyim ki, yeteri kadar mücadele yapılmıyor diyecek değilim. Sanıyorum toplumda giderek olayın ciddiyetine dair oluşan hava dağılmaya başladı. Vakaların ve ölümlerin arttığını gösteren günlük açıklamalara rağmen salgını tetikleyen bir takım davranış ve etkinlerden bazı çevrelerin vazgeçmiyor oluşlarını insan kanıksamanın dışında izah edemiyor. Zaman zaman ısrarlı bir şekilde kuralları çiğnemeyi marifet sayanları vurdumduymaz tipler olarak nitelendiriyorum ama gelinen noktada bu tür nitelendirmelerin de bu tiplerin tavrını izaha yetmediğini düşünüyorum.

Kısacası, toplumda salgın sebebiyle tedirginlik giderek artıyor. Özellikle de yüz yüze eğitimin başlayacak olması ister istemez bu tedirginliği veliler boyutunda daha da artırıyor. Hâlbuki okullar kapalı olduğu halde salgın giderek yaygınlaşıyor, kısacası okullar kapalı olsa da salgının önlenmesi hususunda işe yaramıyor. Çünkü çocuklardan çok daha çocuk bazı büyükler salgının yaygınlaşması için ellerinden geleni yapıyorlar. Böyle olunca da toplumsal hayata getirilen sınırlandırmalar giderek artıyor. Bu artış ise hayatı durma noktasına doğru götürüyor. Özellikle iş hayatının uğradığı zarar işsizlerin sayısını artırırken, hastanelerde yatacak yer kalmamasına sebep oluyor. Yani salgın hayatın tüm cephelerini vuruyor. Bir taraf ticaretinin ve üretiminin devamı için getirilen kısıtlamalara karşı çıkarken öbür yandan salgının yaygınlaşmasının sebep olduğu vaka sayıları ve vefatlarda artışının oluşturduğu sosyal tepki yaygınlaşıyor. İster istemez toplum iki farklı bakış açısına ayrışıyor. Bir taraf kısıtlamaların devlet tarafından uygulanmasının sağlanmasını isterken, ticaret erbabı belki farkına varmadan kısıtlamalara karşı bir tavır geliştiriyor. Böyle olunca iki taraf da kendi düşüncesine bir takım gerekçeler bulmaya çalışıyor. Söz gelimi bir taraf salgını yok sayan bir tavır geliştirirken, diğer taraf artan vaklar ve endişeler sebebiyle okulların açılmasına karşı çıkıyor, hatta kısıtlamaların uygulanmasının topluma bırakılmaması, devlet tarafından uyulmasının sağlanması gerektiğini ileri sürüyor.

Böylesine zihinsel belirsizliğin hâkim olduğu bir ortamda bireylerin bakanlığın her gün yaptığı açıklamaların gerçeği yansıtmadığı şeklindeki açıklamaları kafaların daha da karışmasına vesile oluyor. Hâlbuki salgının başladığı andan itibaren bakanlık yaptığı çalışmalar ve sergilediği tavır sebebiyle toplumda güven sağlamıştı. Ama zaman geçip salgın artışını sürdürünce ister istemez bakanlık dışından yapılan açıklamalar kabul görür hale geldi. Bu ise olaya bir çözüm getirmekten ziyade güvenin yerini güvensizliğin almasına vesile oluyor. Bu da derde deva değil, aksine toplumda huzursuzluğun artmasına sebep olmaktadır. Çünkü resmi açıklamalara güvenin kaybolması, meydanın bir takım farklı açıklamalara kalmasına vesile olacaktır ki, bunun sonu iyi olmaz diye düşünüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.